AB’den Süveyda raporu çağrısı: İhlaller için hesap verilmeli
AB, Süveyda’daki olaylara ilişkin BM raporunun uygulanmasını isteyerek tüm sorumluların yargılanması ve ihlallerin tekrarlanmaması için somut adımlar atılması çağrısı yaptı. Raporda 1700’den fazla kişinin katledildiği belirtildi.
Haber Merkezi – Avrupa Birliği, Süveyda olaylarına ilişkin Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu raporunun tavsiyelerinin uygulanmasına işaret ederek, uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları ihlallerine yönelik hesap verebilirliğin güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Açıklamada, “Tüm sorumluların hesap vermesi ve ihlallerin tekrarlanmamasının sağlanması” gerektiği belirtildi.
Avrupa Birliği Sözcüsü, resmi açıklamasında, Birleşmiş Milletler’e bağlı soruşturma komisyonunun “Süveyda’da uluslararası insan hakları hukuku ve uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlallerini” belgeleyen raporunun, Suriye’de adaletin güçlendirilmesi ve hesap verebilirliğin sağlanması açısından önemli bir katkı sunduğunu ifade etti.
‘Tüm failler hesap vermeli’
AB, Suriye makamları da dahil olmak üzere tüm tarafları raporun tavsiyelerini hızlı ve şeffaf biçimde uygulamaya çağırarak, tüm faillerin hesap vermesi ve mağdurlar için adaletin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.
Açıklamada ayrıca ihlallerin tekrarlanmaması için güvencelerin sağlanması, diyalog ve güven inşasını güçlendirecek somut adımlar atılması gerektiği belirtildi. Bu adımların ulusal uzlaşının sağlanması ve geçiş sürecinin başarıya ulaşması için temel unsurlar olduğu kaydedildi.
Açıklamanın sonunda Avrupa Birliği’nin “Suriye’de tüm Suriyeliler için insan haklarına saygıyı garanti altına alan barışçıl ve kapsayıcı bir geçiş sürecini destekleme” taahhüdü yinelendi.
İnsanlığa karşı suç
Öte yandan Suriye’ye ilişkin Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, cuma günü yayımladığı raporda Temmuz 2025’te Süveyda kentinde yaşanan şiddetin boyutu ve vahşetinin ciddi endişe yarattığını belirtti. Raporda, olaylar sırasında 1700’den fazla kişinin katledildiğini ve yaklaşık 200 bin sivilin yerinden edildiğinin belgelendiği ifade edildi.
Raporda ayrıca infazlar, işkence, cinsel şiddet ve evlerin yakılması gibi ağır ihlallerin savaş suçu teşkil edebileceği, gerekli unsurların oluşması halinde insanlığa karşı suç olarak da sınıflandırılabileceği kaydedildi. İhlallerde dini ve etnik kimlik, yaş ve cinsiyete dayalı hedef alma örüntülerinin bulunduğu da belirtildi.