Şirin Ebadi: İktidarın tepesinde değişim olmadan demokrasi olmaz
Nobel ödüllü hukukçu Şirin Ebadi, Ali Hamaney görevde kaldığı sürece İran’da hesap verebilir ve demokratik bir düzenin kurulamayacağını vurguladı.
Haber Merkezi - Nobel Barış Ödülü sahibi ve insan hakları savunucusu Şirin Ebadi, Fransa’da yayımlanan Libération gazetesine verdiği röportajda, İran’da İslam Cumhuriyeti sistemi içinde gerçek bir reformun mümkün olmadığını söyledi.
Şirin Ebadi, İslam Cumhuriyeti’nin siyasal mimarisinin içeriden dönüşümü engelleyecek şekilde tasarlandığını belirterek, güç yoğunlaşmasının insan hakları alanında iyileşme ve demokratikleşme çabalarını sürekli olarak başarısızlığa sürüklediğini ifade etti. Şirin Ebadi’ye göre, İran’daki mevcut yapı reform üretmeyen, aksine baskıyı yeniden üreten bir sistem niteliği taşıyor.
İran’da köklü bir değişimin önündeki en büyük engelin liderlik makamı olduğunu vurgulayan Şirin Ebadi, gerçek bir dönüşümün ancak Ali Hamaney’in iktidardan uzaklaştırılmasıyla mümkün olabileceğini dile getirdi. İktidar piramidinin tepesinde bir değişiklik yaşanmadan demokratik ve hesap verebilir bir sisteme geçişin imkânsız olduğunu söyledi.
Batılı ülkelerin İran politikası
Batılı ülkelerin İran politikalarını da eleştiren Şirin Ebadi, çıkar temelli ve uzlaşmacı yaklaşımların fiilen statükoyu güçlendirdiğini belirtti. Şirin Ebadi, bu politikaların baskı mekanizmalarını zayıflatmak yerine pekiştirdiğini savunarak, uluslararası toplumun İran hükümetiyle temkinli ilişkiler kurmak yerine, doğrudan iktidarın merkezine yönelik hedefli baskıyı artırması gerektiğini ifade etti.
İran’da son yıllarda artan protestolar ve toplumsal hoşnutsuzluğa da değinen Şirin Ebadi, İran toplumunun büyük bir bölümünün İslam Cumhuriyeti’ni geride bıraktığını söyledi. Toplumun geniş kesimlerinin din ve devlet işlerinin ayrıldığı, demokratik ve sivil denetime açık bir sistem talep ettiğini vurgulayan Şirin Ebadi, bu talebin İran’daki mevcut siyasal gelişmelerin temel eksenini oluşturduğunu belirtti.
Şirin Ebadi’ye göre, İran halkının iradesi artık reform değil, sistemsel bir değişim yönünde şekilleniyor.