Abdullah Öcalan'a Özgürlük Arap İnisiyatifi’nden çağrı
Abdullah Öcalan'a Özgürlük Arap İnisiyatifi 15 Şubat Komplosu’nun yıl dönümünde bölgedeki kalıcı barışın sağlanması için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasını istedi.
Haber Merkezi- Abdullah Öcalan'a Özgürlük Arap İnisiyatifi, 15 Şubat Uluslararası Komplonun 27’nci yıldönümüne açıklama yaptı.
Açıklamada, "Modern Ortadoğu tarihinin en kritik ve tehlikeli olaylarından biri üzerinden 27 yıl geçti. 1998 sonbaharında, Suriye’de uygulanan baskı ve sınır dışı edilme sürecinin ardından, Abdullah Öcalan, NATO öncülüğünde (özellikle ABD ve İsrail) gerçekleştirilen uluslararası bir komplo sonucu 15 Şubat 1999’da kaçırıldı. Bu komplo yalnızca Abdullah Öcalan’a yönelik değildi, aynı zamanda Kürt halkına ve bir fikir ile siyasi projeye karşı da yapılmıştı" denildi.
Halkların kardeşliği ve ortak yaşam düşüncesinin komployla engellenmeye çalışıldığının ifade edildiği açılamada, "Ancak bu komplo, halkların kardeşliği ve ulusal ve dini bileşenler arasında ortak bir yaşam temelinde demokratik bir yol inşa etme girişimlerini engellemeyi amaçlayan, Ortadoğu'nun daha geniş çaplı bir yeniden yapılandırılmasının parçasıydı" ifadelerine yer verildi.
‘Komplo farklı biçimde ortaya çıkıyor’
Komplonun uluslararası boyutlarının farklı güçler aracılığıyla sürdüğünün vurgulandığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“27 yıl sonra bile aynı komplonun izleri farklı biçimlerde ortaya çıkıyor. Türk devleti ve diğer güçler, 6 Ocak komplosu ile başlayan süreç üzerinden Kuzey ve Doğu Suriye’de Özerk Yönetim Projesine karşı tasfiye saldırıları başlattı. Bu proje, Önder Apo’nun demokratik ulus anlayışı, merkezsizleşme ilkesi ve Kürt, Arap, Süryani ile diğer topluluklar arasında eşit bir toplumsal sözleşme kurma fikirlerinin bir ürünüdür."
‘Fiziksel olarak esir almak fikirleri susturamaz’
Uluslararası komplonun kınandığı açıklamada, Türkiye ve komplonun diğer uluslararası aktörlerinin, komplonun başlıca sorumluları olduğu ifade edildi. Açıklamada, Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecride de dikkat çekilerek, tecridin uluslararası hukuka ve insan hakları değerlerine aykırı olduğu belirtildi ve “Deneyim göstermiştir ki, fiziksel olarak esir almak fikirleri susturamaz. İmralı’dan çıkan fikirler duvarları aşarak Ortadoğu’daki devlet, yurttaşlık ve kimlik meselelerinin yeniden şekillenmesini sağlamıştır. Her türlü engelleme ve tecrit uygulanmasına rağmen, savaş ve krizin devam ettiği bölgelerde demokratik alternatiflerin tartışılmasını daha geniş kılmaktadır. Bölgede kalıcı barış ve güvenlik için Kürt sorununun demokratik siyasi çözümleri, Önder Apo üzerindeki tecridin kaldırılmasıyla doğrudan bağlantılıdır.” denildi.
Açıklama "27’nci yıldönümünde tarihi ve trajik bir olayı anıyoruz, ancak ders olarak; Önder Apo’yu, fiziki esir almakla fikir ve felsefi tasfiye edilemez" ifadeleriyle sona erdi.