İran’da internet kesintileri kadınların çevrimiçi gelirini etkiledi

İran’da internet kesintileri, kadınların işlettiği çevrimiçi işletmelerin gelirini durma noktasına getirdi. Satışların yüzde 70’e kadar düştüğünü belirten kadınlar, artan maliyetler ve yavaş bağlantı nedeniyle müşteri güvenini kaybettiklerini söyledi.

MAHDİA ROSTAMİ

Tahran- İran’da son yıllarda perakende pazarının önemli bir kısmı dijital alana taşındı ve çevrimiçi ağlar, binlerce küçük satıcının geçimini sağladığı bir platform haline geldi. Ancak 8 ve 9 Ocak’tan itibaren başlayan ülke çapındaki protestoların ardından, internet birçok bölgede kesintiler ve kısıtlamalarla karşı karşıya kaldı. Bu aksaklıklar bir aydan fazla bir süre devam ederken, geçim kaynaklarını çevrimiçi satışlara bağlayan ailelerin gelir döngüsü de ciddi şekilde durma noktasına geldi. Özellikle kadınların ev işletmeleri ve çevrimiçi mağazalar bu durumdan en çok etkilenenler arasında yer aldı.

İnternet kesintisi gelir akışını durdurdu

Kürt nüfusunun yoğun olduğu bölgeler ve Salas Babajani gibi geleneksel şehirlerde, resmi iş olanaklarının sınırlı olması nedeniyle kadınlar, son yıllarda çevrimiçi mağazalardan gelir sağlamıştı. Şimdi ise internet kesintileri, bu gelir akışını durdurarak ekonomik istikrarsızlığa yol açtı. Son haftalarda sürekli yaşanan internet kesintileri, sadece çevrimiçi işletmelerin faaliyetlerini aksatmakla kalmadı, aynı zamanda ülke ekonomisine doğrudan zarar verdi. Satışlardaki düşüş, iş faaliyetlerindeki azalma ve gelir akışlarının durması, dijital pazarın önemli bir bölümünün zarar görmesine neden oldu.

‘Benzeri görülmemiş bir durum karşı karşıyayız’

İnternet kesintilerinin ekonomik etkilerini değerlendiren Sanal İşletme Birliği Başkanı tarafından yapılan açıklamada, “İnternet kesintileri ve aksaklıkları nedeniyle dijital ekonomiye her gün yaklaşık 5 trilyon toman zarar veriliyor. 8 Ocak’tan bu yana internet ve iletişim alanında benzeri görülmemiş bir durumla karşı karşıyayız. Çevrimiçi işletmeler, sitelerinin aktif olduğu günlerde bile satışlarında yüzde 80’e varan düşüşler yaşadı ve henüz önceki durumlarına geri dönmediler. En çok küçük işletmeler zarar gördü ve bunun bir kısmı internetin kesintiye uğramasından, ülkenin ekonomik ve sosyal koşullarından ve insanların satın alma gücündeki düşüşten kaynaklanıyor. Bu durum, iletişim altyapısındaki teknik aksaklıkların bile dijital ekonomi ve hane halklarının geçim kaynakları üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor” ifadelerine yer verildi.

‘Satışlar yüzde 70 azaldı’

Salas Babajani’de yaşayan ve birkaç yıldır faaliyet gösteren çevrimiçi bir takı mağazasının sahibi Şarare, internet kesintileri ve artan fiyatların satışlarını ciddi şekilde etkilediğine dikkat çekerek, “İnternet kesintisi ve fiyat artışıyla satışlarım yaklaşık yüzde 70 azaldı. İnsanlar artık gereksiz alışverişlere öncelik vermiyor. Eskiden düzenli müşterilerim vardı ve kişisel harcamalarım için eşime bağımlı değildim, ama şimdi, bayram yaklaşmasına rağmen bile alışveriş neredeyse durdu” dedi.

‘Durum tamamen değişti’

Şarare, azalan siparişlerin iş süreçlerini de zorlaştırdığını vurgulayarak, “Eskiden küçük bir siparişi göndermek için postaneye gitmem gerekmezdi, ama şimdi azalan sipariş sayısı nedeniyle, kalan müşterilerin güvenini korumak için paketleri şahsen göndermek zorundayım. Bazı ürünleri toptancılardan kredili aldım ve acilen nakit paraya ihtiyacım var, bu yüzden her küçük sipariş benim için kritik. Yavaş internet de müşteri güvenini etkiliyor, fiyat mesajlarına yanıt geciktiğinde, mağazanın güvenilir olmadığını düşünüyorlar. Eskiden hızlı yanıt veriyordum, ama artık durum tamamen değişti” ifadelerini kullandı.

Sık sık yaşanan internet kesintilerine ek olarak, filtre engelleme paketlerinin maliyetlerindeki artış da çevrimiçi işletmeler üzerinde ciddi bir finansal baskı yaratıyor. Raporlara göre, 50 GB’lık bir filtre engelleme paketinin maliyeti yaklaşık 520 bin Tümen’e ulaştı, bu, kısıtlamalardan önceki döneme kıyasla önemli bir artış anlamına geliyor.

‘Sayfa görüntülemeleri ve müşteri sayısı azaldı’

Çevrimiçi bir kozmetik mağazasının yöneticisi Sara Mahmoudi, “Birçok insan ücretli internet ve filtre engelleme paketlerini karşılayamıyor, bunun sonucunda sayfa görüntülemeleri ve müşteri sayısı azaldı. Paketler daha pahalı ve daha küçük hale geldi. Mağaza sayfamı korumak ve büyütmek için her gün içerik yayınlamam ve eğitici videolar indirmem gerekiyor. Bu nedenle ayda birkaç kez internet paketi satın almak zorunda kalıyorum ve gelirimin bir kısmı bu giderlere gidiyor” diye kaydetti.

Sara Mahmoudi, ailesinin ekonomik durumunu da anlatarak, “Eşim sıradan bir işçi ve maaşı bazen geç ödeniyor. Eskiden geçim masraflarımın bir kısmını çevrimiçi satışlardan karşılıyordum, ama şimdi haftada bir sipariş bile alamıyorum. İnternet kesintileri nedeniyle bir süre faaliyet gösteremedim ve bu da müşterilerin mağaza sayfama erişimini azalttı” sözleriyle yaşadığı zorluklara dikkat çekti.

Bağımsız gelir elde etmenin tek yolu çevrimiçi pazar

İnternetteki devam eden kesintiler, ülkenin mikro-istihdam yapısının önemli bir bölümünün dijital platformlara bağımlı hale geldiği bir dönemde yaşanıyor. Özellikle iş olanaklarının sınırlı olduğu bölgelerde, birçok kadın için çevrimiçi satışlar artık sadece tamamlayıcı bir seçenek değil, bağımsız gelir elde etmenin tek yolu haline gelmiş durumda. Bu nedenle internetin kesilmesi veya kısıtlanması, yalnızca bir iletişim sorunu değil, hane halkının geçim güvenliğini doğrudan etkileyen bir faktör olarak öne çıkıyor.

Bu durumun devam etmesi, satışlarda geçici bir düşüşün ötesinde sonuçlar yaratabilir; mikro-girişimcilerin dijital pazardan kademeli olarak çekilmesi, kişisel borçların artması, kadınların ekonomik katılımının azalması ve bölgesel istihdam uçurumlarının derinleşmesi gibi sonuçlar doğurabilir. İletişim altyapısındaki istikrarsızlık, son yıllarda ekonomik büyümenin itici güçlerinden biri olarak gösterilen dijital platformlara yatırım yapma güvenini de sarsıyor. Bu koşullar, iletişim altyapısının istikrarının ve çevrimiçi faaliyet alanının öngörülebilirliğinin, yalnızca teknik bir gereklilik değil, ekonomik ve sosyal bir zorunluluk olduğunu ortaya koyuyor.