Êzidî kadınları köle olarak kullanan IŞİD üyesine verilen ‘cezaya’ tepki

IŞİD’in elindeki Êzidî kadınlara yönelik suçlar nedeniyle Hollanda’da yargılanan Hesna’ya verilen 10 yıllık hapis cezası tepkilere neden oldu. Êzidî kadınların her türlü zulmü yaşadığını belirten kadınlar, adil yargılama ve caydırıcı cezalar talep ediyor.

LAVA KURDE

Haber Merkezi - IŞİD, 2014 yılında güçlenerek Irak ve Suriye sınırları ile topraklarının bir bölümünü işgal etti.

Bu bölgelerde farklı suçlar işledi, özellikle 3 Ağustos 2014’te Şengal’e saldırarak, binlerce çocuğu ve kadını katletti. Bu süreçte kadınlar tecavüze uğradı ve “köle pazarlarında” satıldı. Aradan geçen yıllara rağmen birçok kadının hala akıbeti bilinmiyor. IŞİD’in elinden kurtarılan kadınlar ise ağır psikolojik ve fiziksel travmalarla mücadele ediyor ve çetelerin yargılanmasını bekliyor.

Birçok uluslararası kurum ve örgüt, IŞİD’in bu suçlarını kınadı ve çetenin adalet önüne çıkarılması için girişimlerde bulundu. Ancak Şengal’deki IŞİD suçları hala resmiyette “soykırım” olarak tanınmadı.

2015’in sonunda Şengal IŞİD’in elinden kurtarıldı, fakat bölge halkının güvenli ve istikrarlı bir şekilde yaşaması için yeterli adımlar hâlâ atılmış değil.

Hollanda’da bir IŞİD üyesinin yargılanma süreci ise 2022 sonunda Hol Kampı’ndan Hollanda’ya getirilen “Hesna” adlı kadın üzerinden başladı. 10 yıl hapis cezasına çarptırılan Hesna, iki Êzidî kadını köle olarak kullanmış ve bölgede üç kadını İslam adı altında köleleştirmişti. Bunlardan biri şiddet görürken, diğer ikisi köle olarak kullanıldı. Hesna kararına itiraz etti ve duruşma 9-12 Şubat tarihleri arasında görülürken, bir sondaki mahkeme oturumu 25 Mart’a ertelendi.

‘Fiziksel ve psikolojik şiddetin içinde yer aldı’

Mahkeme sürecine katılan Psikiyatrist Raz Hesen, “Hesna 33 yaşında bir kadın. Hollanda vatandaşı ve Fas kökenli. 2015 yılında, iki ay boyunca IŞİD’in faaliyetlerini izledikten sonra onlara katılmaya karar verdi. 4 yaşındaki çocuğunu yanına alarak Suriye’ye gitti. Türkiye üzerinden Suriye’ye geçerken, Rakka’da bir IŞİD üyesiyle birlikte hareket etti. Bir Êzidî kadını köleleştirdi ve kendi ev işlerini bu kişiye yaptırdı, aynı zamanda çocuğuna Otizm teşhisi konmuş olmasına rağmen ona karşı da şiddet uyguladı. Fiziksel ve psikolojik şiddetin içinde yer alan Hesna, IŞİD’in kontrolü azalmaya başladığında Irak’a geçti ve orada bir başka Êzidî kadını köleleştirdi. Ancak mahkeme sürecinde bu suçlar Hesna’ya karşı henüz tam olarak cezalandırılmadı” ifadelerinde bulundu.

‘Ceza aldı ancak itiraz etti’

Hesna’nın IŞİD çetelerinin yoğunlukta bulunduğu Hol Kampı’nda kaldıktan sonra, 2022 sonunda Hollanda’ya getirilen diğer IŞİD üyeleriyle birlikte yargılandığını aktaran Raz Hesen, “Hesna, kendi ülkesinde yargılanan ilk IŞİD üyesi oldu ve ceza aldı. Dört suçtan yargılandı: IŞİD çetelerine katılmak, Êzidî kadınları köleleştirmek, IŞİD’in faaliyetlerini desteklemek ve dört yaşındaki çocuğunu tehlikeye atarak Suriye’ye götürmek. Bu suçlar nedeniyle Hesna’ya ceza verildi. Kararın açıklanmasının ardından Hesna itiraz etti ve duruşma ertelendi” diye belirtti.

 

‘Biz Êzidîler için, Hesna’nın verdiği cevapları dinlemek ağır bir deneyimdi’

 

IŞİD’in elinde kurtarılan bazı Êzidî kadın ve çocuklarla birlikte mahkemede hazır bulunduklarını kaydeden Raz Hesen, “Hesna, duruşmanın ilk gününde sabah 10:00’dan akşam 17:30’a kadar çok sayıda soru cevapladı. Biz de soruların neden bu kadar düşük bir ceza verildiğini anlamaya çalıştık; bu, bizim ve oradaki Êzidîler için oldukça önemliydi. Hesna, sorulan tüm sorulara cevap verdi. Örneğin, mahkeme ona neden IŞİD’e katıldığını sordu; Hesna, bunu dört yaşındaki çocuğunun daha iyi bir yaşam sürmesi için yaptığını ileri sürdü. Biz Êzidîler için, Hesna’nın verdiği cevapları tüm gün dinlemek oldukça ağır bir deneyimdi” şeklinde konuştu.

‘Demokratik bir yargılama sürecinin aksaklıkları’

Bunun demokratik bir yargılama sürecinin aksaklıklarından biri olduğunu belirten Raz Hesen, son olarak şu hususlara dikkat çekti:

“Çoğu zaman belgeler olmadan kimse gerçekleri ortaya çıkaramıyor. Ancak bu oturum sonrasında iki yargıç hazır bulundu. Özellikle Êzidîlerle yapılan görüşmelerde, onlardan gelen itirazlar ve 10 yıl hapis cezasına yönelik tepkiler dile getirildi. Bu cezanın Êzidî toplumu üzerindeki acıları kesinlikle hafifletmeyeceği ifade edildi. Yargıçlar da Hesna’nın verdiği yanıtların bazı noktalarda çelişkili ve yanlış bilgiler içerdiğini belirtti ve bu gözlemleri rapora geçirmeleri gerektiğini söyledi. Ancak bu yanlışlıkların belgelerle doğrulanması gerekiyor. Biz ve Êzidîler, 25 Mart’ta mahkemenin vereceği kararı bekliyoruz. Ayrıca, Amsterdam’da Êzidî toplumu da mahkeme önünde bir araya gelerek, bu cezanın işlenen suçlarla kıyaslandığında çok az olduğunu vurguladı. IŞİD üyesi Hesna'nın IŞİD çetelerinden üç çocuğu var ve şu anda dört çocuğu üçüncü taraflar tarafından bakılıyor. Ancak, haftada bir kez çocuklarını görme fırsatı tanındı.”

‘Êzidî kadınlara yönelik her türlü suç işlendi’

Hollanda’daki IŞİD davasına katılan Şengal’in Min Herdan köyünden Êzidî Halû Bapîr, “IŞİD’in eline düşen Êzidî kadınlara yönelik her türlü suç işlendi. Bu kadınlar ağır psikolojik sorunlarla karşı karşıya. Onlara sunulan destek ve gözetim de yeterli değil. Bu süreçte, korkmadan yaşayabilecekleri, iş yapabilecekleri sağlıklı bir ortam sağlanmalı. Mevcut durum ise onların ihtiyaçlarını karşılamıyor” sözlerini aktardı.

 

 

‘Adil bir yargılama istiyoruz’

Dava hakkında konuşan Halû Bapîr, “IŞİD'in eline düşmüş ve Hesna ile üç yıl geçirmiş bir arkadaşımla birlikte duruşmaya katıldım. Hesna, IŞİD gibi orada Êzidî kadınlara saldırmıştı. İşlediği tüm suçlar kamuoyunun bilgisine sunulmuş ve herkes biliyor. Ama sadece 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Adil bir yargılama istiyoruz. Suç işleyenlerin adil bir şekilde cezalandırılmasını istiyoruz. Ömür boyu hapis cezası almalılar. Irak'ta da adalet yok. Êzidîler kafeslerde yakıldı ve her türlü zulmü yaşadılar.  Irak bu IŞİD üyelerini yakalayıp yargıladığında idam cezası verilmelidir” dedi.