Çimento fabrikasına karşı eylem: Kirlilik suçtur, sessizlik ortaklıktır

Tunus’un Kairouan vilayetine bağlı Rouissat bölgesi sakinleri, çimento fabrikasının yol açtığını belirttikleri çevre kirliliği, sağlık sorunları ve tarımsal kayıplara dikkat çekmek için Çevre Bakanlığı önünde eylem yaptı.

NAZİHA BOUSSAİD

Tunus – Kairouan vilayetine bağlı Rouissat bölgesi sakinleri, bugün Çevre Bakanlığı önünde protesto düzenleyerek bölgede faaliyet gösteren çimento fabrikasının yol açtığı çevresel ve sağlık sorunlarına dikkat çekti.

Eylem, bölge halkının son aylarda gerçekleştirdiği protestoların devamı niteliğinde oldu. Rouissat sakinleri, nisan ayında sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı talebiyle fabrikanın önünde süresiz oturma eylemi başlatmış, mayıs ayında ise taleplerini Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na iletmek amacıyla Kartaca'ya yürümek istemişti. Ancak yürüyüş durdurulmuş ve eylemciler yerel yetkililerle görüşmelere yönlendirilmişti.

Bugünkü protestoda göstericiler, “Sağlıklı çevre hakkı bir slogan değildir”, “Kirlilik suçtur, sessizlik ise ortaklıktır”, “Kirliliğe karşı sesimizi yükseltiyoruz, susmayacağız” ve “Rouissat’ı zehirlemeyi durdurun” sloganları attı.

‘Bölgemiz yavaş yavaş yok oluyor’

Protestocular adına konuşan Necva Veslati, sorunlarını karar vericilere doğrudan iletmek için Rouissat'tan başkente geldiklerini söyledi.

Necva Veslati, “Kirlilik nedeniyle hem sağlığımız hem de evlerimiz zarar gördü. Tarım arazilerimiz artık verim vermiyor, ağaçlarımız sararıp kuruyor” dedi.

Bütün bir bölgenin fabrikanın faaliyetleri nedeniyle giderek yaşanmaz hale geldiğini belirten Necva Veslati, “Burada herkes mağdur. Ancak insan sağlığı yerine sermayenin çıkarları korunuyor” ifadelerini kullandı.

Çocukların fabrikanın faaliyetlerinden kaynaklanan gürültü ve titreşimlerden korktuğunu söyleyen Veslati, bazı evlerde yapısal hasarlar oluştuğunu, hatta bir evin çatısının çöktüğünü belirtti. Tüm bu sorunlar yaşanırken yalnızca fabrika sahibinin kazanç elde ettiğini savundu.

‘Doktorlar fabrikanın etkisine işaret etti’

Bir diğer protestocu Zehra Halifi, fabrikanın hava ve toprak kirliliğine yol açtığını, bunun da bölgede hastalıkların artmasına neden olduğunu söyledi.

Zehra Halifi, “Kardeşim akciğer enfeksiyonu nedeniyle hayatını kaybetti. On iki yıl boyunca hastalıkla mücadele etti. Görüştüğümüz doktorların tamamı fabrikanın bu süreçte etkili olduğunu ifade etti” dedi.

Fabrikadan gece gündüz yayılan kötü kokular nedeniyle nefes almanın zorlaştığını belirten Zehra Halifi, çok sayıda evin yıkılma riskiyle karşı karşıya olduğunu ve fabrikanın yaklaşık 17 yıl önce kurulmasından bu yana tarımsal üretimin ciddi zarar gördüğünü söyledi.

“Bölge halkını küçük yardımlarla susturmaya çalışıyorlar. Ancak ne olursa olsun hakkımızı savunmaya devam edeceğiz” diyen Zehra Halifi, medyanın sorunlarını gündeme taşımasına rağmen yerel ve bölgesel yetkililerin taleplerine kayıtsız kaldığını ifade etti.

‘Kanser vakaları arttı’

Protestoya katılan Habibe Halifi ise temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşamak istediklerini söyledi.

Habibe Halifi, “Topraklarımız artık tarıma elverişli değil. Çocuklarımız çeşitli sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor. Bu nedenle buradayım” dedi.

Kız kardeşinin kanser nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirten Habibe Halifi, bölgede kanser vakalarının arttığını, zeytin ağaçlarının veriminin düştüğünü ve içme suyu kesintilerinin 20 günü aştığını söyledi.

Üçüncü kez protestoya katıldığını ifade eden Habibe Halifi, yetkililer taleplerini karşılayana kadar eylemlerini sürdüreceklerini vurguladı.

Yetkililer kirliliğin varlığını kabul etti

Protestocuların iddialarına ilişkin konuşan Hayat Attar, Kairouan'daki Tunus Ekonomik ve Sosyal Haklar Forumu üyesi olarak Çevre Bakanlığı temsilcileriyle bir görüşme gerçekleştirildiğini söyledi.

Hayat Attar, toplantıda protestocuların taleplerinin ve fabrikaya ilişkin şikâyetlerinin dinlendiğini, yapılan incelemeler sonucunda bölgede çevre kirliliği ve çeşitli ihlallerin bulunduğunun kabul edildiğini belirtti.

Sorunun çözümünün yalnızca Çevre Bakanlığı'nın değil, fabrikadan sorumlu olan Sanayi Bakanlığı'nın da yetki alanına girdiğini ifade eden Hayat Attar, mevcut bazı yasal düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğinin görüşmede dile getirildiğini aktardı.

Yetkililerin bölgeye inceleme ziyareti gerçekleştirme ve tespit edilen ihlalleri değerlendirme sözü verdiğini söyleyen Hayat Attar, ayrıca 13 Nisan'da çevre kirliliğine neden olan fabrikalarla bir çalışma toplantısı yapıldığını ve bu tesislerde çevre dostu üretim yöntemlerinin yaygınlaştırılmasının gündemde olduğunu belirtti.