Suriye’de Alevi ve Dürzilere yönelik nefret kampanyası başlatıldı

Dijital medyada yürütülen kampanyalarda Alevi ve Dürzilere yönelik ekonomik ve sosyal dışlama çağrıları yapılırken, insan hakları savunucuları bunun mezhep temelli ayrımcılığı derinleştirdiği uyarısında bulunuyor.

Haber Merkezi – Suriye’de Alevi ve Dürzi topluluklarına yönelik nefret söylemleri ve ayrımcı çağrılar son dönemde artış gösteriyor. Dijital medya platformlarında başlatılan kampanyalarla her iki topluluğun ekonomik ve sosyal olarak tecrit edilmesi hedefleniyor.

31 Mayıs’ta başlatılan yeni bir hashtag kampanyasında, Alevi ve Dürzi yurttaşlarla ticari ve sosyal ilişkilerin kesilmesi yönünde çağrılar yapıldı. Kampanya kapsamında yapılan paylaşımlarda, yurtiçinde ve yurtdışında yaşayan Suriyelilere, Alevi ve Dürzi esnaftan alışveriş yapmamaları yönünde boykot çağrıları yöneltildi.

Paylaşımlarda, çocukların Alevi ve Dürzi çocuklarla arkadaşlık kurmaması, bu topluluklardan kişilerle selamlaşılmaması, ticaret yapılmaması, ev kiralanmaması veya satılmaması ve iş verilmemesi gibi ayrımcı ifadeler yer aldı.

Tepkiler yükseldi
Kampanya, HTŞ’ye yakın çevrelerden destek görürken, Suriye’de farklı inanç ve kimliklerin bir arada yaşamasını savunan kesimler ise söz konusu çağrılara tepki gösterdi.

Dijital medya üzerinden yapılan açıklamalarda, mezhep temelli ayrımcılığı teşvik eden bu tür kampanyaların toplumsal barışı zedelediği, ülkeyi daha fazla kutuplaştırdığı ve mezhepsel gerilimleri körüklediği belirtildi.

Alevilere yönelik saldırılar sürüyor
Uluslararası destekle Aralık 2024’te Beşar Esad yönetimini devirerek Şam’da yönetimi ele geçiren HTŞ’nin kontrolündeki bölgelerde, Alevi toplumuna yönelik baskı ve şiddet iddiaları gündemdeki yerini koruyor.

İnsan hakları örgütleri ve uluslararası medya kuruluşlarının daha önce yayımladığı raporlarda, Alevilere yönelik kaçırma, kötü muamele, işkence ve cinsel şiddet vakalarına ilişkin iddialara yer verilmişti.

Özellikle Mart 2025’ten bu yana Alevi toplumuna yönelik saldırılarda kadınlar ve kız çocuklarının hedef alındığına dair çok sayıda rapor yayımlanırken, hak örgütleri bu iddiaların bağımsız şekilde soruşturulması ve sivillerin korunması çağrısında bulunuyor.