Hakikate adanan iki yaşam: Gülistan Tara ve Hêro Bahadîn

Kadınların ve halkların hakikatini görünür kılmak için kameralarını kuşanan Gülistan Tara ve Hêro Bahadîn’in bıraktığı mücadele mirası, özgür basında ve kadın gazetecilerin yolunda yaşamaya devam ediyor.

Haber Merkezi- Özgür basın, uzun ve zorlu bir mücadelenin içinde bedeller ödenerek yol aldı. Kürt halkının mücadelesi içinde kendi kimliğini yarattı ve hakikatten asla vazgeçmedi. Nice kadın kimlikleriyle birlikte kalemlerini ve kameralarını kuşanarak savaş meydanlarından, köylere, kent merkezlerinden, evlere yazmaktan ve yaşananları dünyaya duyurmaktan vazgeçmedi. Tam da bu yüzden kadın ve Kürt kimlikleri hedef oldu. İnşa edilen ne varsa yerle bir edilmek istendi ama her birinin ardılı bu zorlu yolu sürdürdü. Gerçekleri yazmaya kararlı iki gazeteci, Gülistan Tara ve Hêro Bahadîn tam da bu yüzden susturulmak istendi.

Gülistan Tara ve Hêro Bahadîn, 23 Ağustos 2024’te Silêmanî’nin Seyidsadîq ilçesinde düzenlenen SİHA saldırısında yaşamlarını yitirdi. Onlardan geriye haberleri, kameralara yansıyan görüntüleri ve bir kaç fotoğraf kaldı. Ama en büyük mirasları kadınların ve halkların sesini duyumak için verdikleri emek ve direnişleriydi. Bu emek ve kararlılık bir çok kadın gazeteci için yolu aydınlatan ve güç veren ışıktı.

Henüz 17 yaşında Özgür Basın’da yer aldı

Gülistan Tara, 1983 yılında Êlih’te (Batman), dünyaya geldi. On kardeşin sekizincisiydi. Her zaman ‘liderlik’ özelliği ile anıldı. Bir söyleşide kardeşi Ülkem Esen, Gülistan Tara’yı "Doğuştan liderdi. Büyüklerimiz bile onun sözünü dinlerdi. Gülistan, bastırılması imkansız bir ışıltıya sahipti" sözleri ile anlatmıştı.

Babası Kürt kimliğini savunduğu için tutuklandı. Ablası da bir dönem cezaevine girdi. Tüm bu süreç onun aynı zamanda kendi kimliğini tanıması ve anlamasına da sebep oldu.

Kitaplara tutkulu bağıyla tanımlana Gülistan Tara, ilkokul ve ortaokul eğitimini Êlih’te tamamladı ve henüz 17 yaşındayken Özgür Basın içerisinde aktif rol almaya başladı. Kamerasını her zaman ezilenden yana çevirdi. Xinere dağlarında gerilla mücadelesini kamerayla belgelemeye başladı. Gerillaların yaşamını, direnişi, doğayı, acıyı, umudu kayda aldı. Gülistan Tara, haber merkezi yöneticisiydi, muhabirdi, editördü, program yapımcısıydı. Kadın merkezli medya anlayışını geliştirdi.

Medya devrimcisi

Hêro Bahadîn, Sterk TV için çeşitli programlar yapıyordu. Katledildiği gün program için yolculuğa çıkmıştı. 2017 yılının sonlarında medya çalışmalarına başlayan Hêro Bahadîn, yaşadığı coğrafyada kadınlara yönelik baskılara rağmen gazetecilikten vazgeçmedi. "Bu meslek sayesinde kendimi tanıyorum" sözleri ile kendisini tanımlayan Hêro Bahadîn, arkadaşları ve meslektaşları tarafından sadece gazeteci değil aynı zamanda ‘medya devrimcisi’ şeklinde anlatılıyordu. Kadınlar için ilham kaynağı olan Hêro Bahadîn, aynı zamanda Gülistan Tara’dan çok şey öğrenmişti ve onunla mesleğini geliştirmişti.

Hêro Bahadîn’in babası Bahadîn Abdullah, kızının cenazesinde “Paralarımız ve petrolümüzle çocuklarımızı katlediyorlar. KDP’ye bağlı Anti Terör Kurumu için bu olayı çarpıtmış olmak ölümün kendisi ve büyük bir utançtır” derken, “Saldırılar, tüm sınırları aşmış durumda. Kızım gibi çok sayıda insan katledildi” sözleriyle Kürt gerçekliğine de dikkat çekmişti.

Kadınlar için bilinç ve ilham kaynağı oldular

Gülistan Tara ve Hêro Bahadîn kadınlar için bilinç ve ilham kaynağı oldu. İkisi de kadın özgür basın gelişiminde öncü rol oynadı, iki gazeteci de hakikatleri açığa çıkarmak için kameralarıyla savaştı ve Ortadoğu’da kadınların ve halkların sesi haline geldi. Hedef alınmaları yalnızca iki kadının katledilmesi değildi, onların şahsında Kürt halkının ve kadınların kimlikleri yok edilmek istendi. Hikayeleri gazeteciliğin yalnızca bir meslek değil, baskıya karşı yürütülen zorlu bir mücadele olduğunu da gösteriyor. Geçen iki yılın ardından Gülistan Tara ve Hêro Bahadîn’in anısı, susturulmak istenen bir sesin bugüne nasıl taşındığını anlatıyor. Onların direnişi kadın gazetecilere öğretmeye devam ediyor.