Lübnan’da hamile hemşire Sabreen’in azmi hastalara umut veriyor
Lübnan’da bombardıman ve saldırılara rağmen yaralıların yanında görevini sürdüren altı aylık hamile hemşire Sabreen Hannawi, savaşın gölgesinde hem anneliğe hazırlanıyor hem de hastalarına umut oluyor.
RANA JOUNİ
Lübnan – Lübnan’ın Nebatiye kentindeki Nebih Berri Üniversite Hastanesi'nde görev yapan hemşire Sabreen Hannawi, hastane çevresinde süren bombardıman ve saldırılara rağmen görevini bırakmıyor. Artan tehlikelere karşın görev yerinde kalmayı sürdüren Sabreen Hannawi, her gün hayatını tehdit eden koşullar altında yaralılara yardım ederek insani sorumluluğunu yerine getiriyor.
Sabreen Hannawi'nin hikayesi yalnızca bir sağlık çalışanının mücadelesini değil, aynı zamanda annelik yolculuğunu da anlatıyor. Hamileliğine rağmen günlerini acil servis koridorlarında geçiren Sabreen Hannawi, bir yandan korkuya kapılan çocukların yaralarını sararken, diğer yandan bombardımanda yakınlarını kaybeden ailelere destek oluyor. Sabreen Hannawi, dünyaya gelmesini beklediği bebeğinin verdiği umutla görevini sürdürmeye devam ediyor.
‘Zorluklara rağmen hastanede çalışıyorum’
Her acı sahnede henüz doğmamış kızını düşünen Sabreen Hannawi, giderek şiddetin arttığı bir dünyada çocuğunun geleceği için kaygı duyduğunu belirtiyor. Buna rağmen görev yerini terk etmeyen Sabreen Hannawi, hem hastaları hem de dünyaya gelmesini beklediği kızı için mücadele ettiğini söylüyor. Üç aydır hastanede görev yaptığını ifade eden Sabreen Hannawi, “Buraya başladığımda hamileliğimin üçüncü ayındaydım, bugün altıncı aydayım ve tüm zorluklara rağmen görevimi sürdürüyorum” diyor.
‘Doktorumu yalnızca bir kez ziyaret edebildim’
Hastanenin son derece ağır koşullardan geçtiğine dikkat çeken Sabreen Hannawi, buna rağmen geri çekilmeyi hiç düşünmediğini vurgulayarak, “İnsanın görevi, ihtiyaç duyulan yerde kalmaktır; bunun bedeli yorgunluk, korku ve her gün hissedilen kaygı olsa bile” diyor. Zorlu savaş koşulları nedeniyle hamilelik sürecini büyük ölçüde uzaktan takip etmek zorunda kalan Sabreen Hannawi, doktoruyla telefon uygulaması üzerinden iletişim kurduğunu belirtiyor. Herhangi bir ağrı hissettiğinde hemen doktoruna ulaştığını kaydeden Sabreen Hannawi, temel kontrollerini hastanede yaptırdığını, krizin başlamasından bu yana ise doktorunu yalnızca bir kez ziyaret edebildiğini dile getiriyor.
‘Kızımın bu yıkımın ortasında dünyaya gelmemesini diliyorum’
Korktuğunu ve bunu inkar etmediğini dile getiren Sabreen Hannawi, sözlerine şöyle devam ediyor:
“Hem kendim hem de karnımda taşıdığım bebeğim için korkuyorum. Bir gece bombardıman hastanenin çevresine kadar ulaştığında korkuyla uyandım. Elimi karnıma koyup önce bebeğimi, sonra da kendimi sakinleştirmeye çalıştım ve her şeyin geçeceğini söyledim. İki çocuğun yaralandığı ve birinin yaşamını yitirdiği olaylar yaşadık. Böyle anlarda korku kalbime yerleşiyor ve yaşananları kendi kızımın başına gelmiş gibi düşünüyorum. Ancak bu düşünceleri hemen uzaklaştırmaya çalışıyorum. Doğum yapmadan önce savaşın sona ermesini ve kızımın bu yıkımın ortasında dünyaya gelmemesini diliyorum.”
Konuşmasının sonunda gücünü inancından, eşinden ve çalışma arkadaşlarının desteğinden aldığını belirten Sabreen Hannawi, “Bugün burada çocuklarımız için daha iyi bir yarın ve bu acı gerçekliğe benzemeyen bir gelecek uğruna fedakarlık yapıyoruz. Bu kriz sona erene kadar her yaralının ve yardıma ihtiyaç duyan herkesin yanında olmaya devam edeceğiz. Umudumuz, bu zor günlerin en kısa sürede geride kalmasıdır” ifadelerinde bulunuyor.