Kayıp yakınlarından dört kentte adalet çağrısı
İHD ve kayıp yakınları, Amed, Êlih, İzmir ve Colemêrg'de düzenledikleri eylemlerde faili meçhul bırakılan cinayetleri, gözaltında kaybedilenleri ve akıbeti açıklanmayan dosyaları gündeme taşıdı. Eylemlerde faillerin yargılanması talebi yinelendi.
Haber Merkezi – Kayıp yakınları ile İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) Amed, Êlih, İzmir ve Colemêrg'de düzenlediği eylemlerde, gözaltında kaybedilenlerin ve faili meçhul bırakılan cinayetlerin akıbeti soruldu.
Eylemlerde Veysel Güney, Mehmet Emin Ayhan, Hamit Pamuk ve Mehmet Sıddık Baysal dosyaları yeniden gündeme taşınırken, hakikatın ortaya çıkarılması ve sorumluların yargılanması talebi yinelendi.
Amed
İHD Amed Şubesi ile kayıp yakınlarının düzenlediği eylem, 905'inci haftasında da sürdü. Rezan (Bağlar) ilçesindeki Koşuyolu Parkı'nda gerçekleştirilen eylemde, kayıpların fotoğrafları taşınırken "Kayıplar Bulunsun, Failler Yargılansın" pankartı açıldı.
Bu haftaki eylemde, 34 yıl önce Farqîn'de (Silvan) bayram akşamı eşiyle birlikte evine dönerken silahlı saldırıda katledilen Dr. Mehmet Emin Ayhan ile Amed'in Bağlar semtinde uğradığı saldırı sonucu yaşamını yitiren Hamit Pamuk'un dosyaları gündeme taşındı.
SES Amed Şube Eşbaşkanı Mehmet Nur Ulus, otuz yılı aşkın süredir annelerin ve kayıp yakınlarının mücadele yürüttüğünü belirterek, “Savaş ve çatışma yaşamı yok ediyor. Mehmet Emin Ayhan ve Hamit Pamuk da bu nedenle öldürüldü. Onlar daha iyi bir yaşam için mücadele ediyorlardı. Biz onların mücadelesine sahip çıkacağız. Failler bulunana ve bu sistem değişene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
Amed Tabip Odası Başkanı Veysi Ülgen de Mehmet Emin Ayhan'ın insan hakları ve toplumsal haklar mücadelesine sahip çıkan bir hekim olduğunu belirterek, “Sağlık hakkı mücadelesi veren ve bunun için güvenli ve demokratik bir ortam gerektiğini savunan Mehmet Emin Ayhan gibi aydınlarımız, karanlık dönemde sahip çıktıkları değerler nedeniyle hedef haline getirildi. Bir kez daha söylüyoruz; savaşın olduğu yerde insanlar ölür, kadınlar ölür, çocuklar ölür. Sağlıklı bir yaşamdan ve sağlıklı bir toplumdan söz edemeyiz” diye konuştu.
Dosya yıllardır aydınlatılmadı
İHD Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Demirtaş, Mehmet Emin Ayhan ve Hamit Pamuk'un hikayesini okudu. Ali İhsan Demirtaş, Mehmet Emin Ayhan'ın Silvan Devlet Hastanesi'nde görev yaptığını, halkla kurduğu güçlü ilişkiler nedeniyle bölgede sevilen bir isim olduğunu belirterek, 10 Haziran 1992 tarihinde evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirdiğini ve dosyanın yıllardır aydınlatılmadığını aktardı.
Ali İhsan Demirtaş, Dicle Üniversitesi Hastanesi'nde röntgen teknisyeni olarak çalışan Hamit Pamuk'un da sendikal faaliyetlerde aktif yer aldığını, tehditlere maruz bırakıldığını ve 21 Haziran 1993 tarihinde Rezan ilçesinde uğradığı saldırı sonucu yaşamını yitirdiğini belirtti. Aynı saldırıda İkram Han'ın da yaşamını yitirdiğini, İmam Taşçı'nın ise ağır yaralandığını kaydeden Ali İhsan Demirtaş, dosyanın hala faili meçhul olduğunu ifade etti.
Açıklama, oturma eylemiyle son buldu.
Êlih
Êlih'te eylem, 741'inci haftasında Gülistan Caddesi'ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde gerçekleştirildi. Bu haftaki açıklamada, 10 Haziran 1994 tarihinde Farqîn'de görev yaptığı sırada silahlı saldırı sonucu katledilen Dr. Mehmet Emin Ayhan'ın hikayesi okundu.
Açıklama oturma eylemiyle sona erdi.
İzmir
İHD İzmir Şubesi Kayıp Komisyonu da iki haftada bir gerçekleştirdiği oturma eylemini Konak Eski Sümerbank önünde sürdürdü. "Kayıplar belli, failler nerede?" pankartının açıldığı eylemde, 12 Eylül askeri darbesinin ardından 10 Haziran 1981 tarihinde Antep E Tipi Cezaevi'nde idam edilen ve cenazesi kaybedilen Veysel Güney'in dosyası gündeme getirildi.
Basın metnini İHD İzmir Şube Yöneticisi Evrim Kubilay okudu. Açıklama, beş dakikalık oturma eyleminin ardından sona erdi.
Colemêrg
İHD Colemêrg Şubesi ve Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon üyeleri, eylemlerinin 231'inci haftasında 7 Haziran 1994 tarihinde gözaltında kaybettirilen Mehmet Sıddık Baysal'ın akıbetini sordu. Sanat Sokağı'nda gerçekleştirilen açıklamaya komisyon üyeleri ve çok sayıda kayıp yakını katıldı.
Açıklamada konuşan İHD Colemêrg Şubesi üyesi avukat Dündar Koç, Mehmet Sıddık Baysal'ın 7 Haziran'da evinden çıktıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadığını hatırlattı. Dündar Koç, Mehmet Sıddık Baysal'ın kaybettirilme hikayesini, "Mehmet Sıddık, Dağlıca bölgesine gideceğini ailesine ve eşine bildirdi. Aradan geçen 4 gün içinde Baysal'dan herhangi bir haber alınamayınca aile bölgeye gitti ve kendi imkanları ile Baysal’ın akıbetini sormaya başladı. Ailesinin karakola yaptığı başvuruda, Mehmet Sıddık Baysal isminde bir kişinin gözaltına alınmadığı bilgisi verildi. Lakin köylüler, Dağlıca bölgesinde büyük bir operasyon yapıldığını, bölgede bulunan Mehmet Sıddık Baysal’ın gözaltına alındığını, askeri araç ile götürüldüğünü birden fazla kişinin de bu olaya şahit olduğunu bildirdiler" sözleriyle anlattı.
Dündar Koç, Mehmet Sıddık Baysal'ın ailesiyle iletişime geçen bir kişinin, Mehmet Sıddık Baysal'ın Doski bölgesinde askerler tarafından gözaltına alındığını ve ağır işkence sonucu katledildiğini anlattığını aktararak, köylülerin cenazenin daha sonra Sinava (Kamışlı) Karakolu içerisinde açılan bir çukura atıldığını söylediklerini belirtti.
Yapılan tüm başvurular reddedildi
Mehmet Sıddık Baysal ailesinin Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı'na ayrıntılı araştırma yapılması ve karakolda kazı çalışması yürütülmesi talebiyle başvuruda bulunduğunu hatırlatan Dündar Koç, “Lakin savcılık, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vererek dosyayı sümenaltı etmeye çalıştı. Dosya faili meçhul bırakıldı. Yapılan tüm başvurular reddedildi. Baysal ailesi Mehmet Sıddık Baysal’ın akıbetini sormaktan hiçbir zaman vazgeçmedi. Hukukun üstünlüğünü kabullenmeyen toplumlar yok olmaya mahkumdur. Hukuk normlarının düzgün bir biçimde işletilmesi, böyle olayların önüne geçebilmek için en önemli araçtır. Bizler, sevdiklerimizin sorgusuz sualsiz işkence ile katledilmesi ve kaybedilmesine karşı çıkıyoruz” ifadelerini kullandı.
Açıklama, konuşmaların ardından sona erdi.