Sudan’da boşanmalar artıyor: Kadınlar mücadeleyi sürdürüyor

Sudan’da savaşın başlamasından bu yana boşanma vakalarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Ekonomik kriz, zorunlu göç ve yerinden edilme aile yapısını zayıflatırken, birçok kadın yaşadığı zorluklara rağmen hayatını yeniden kurmaya çalışıyor.

AYA İBRAHİM

Sudan- Sudan’da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasında Nisan 2023’te başlayan çatışmalardan bu yana yaklaşık 35 bin boşanma vakası kaydedildi. Uzmanlar, bu artışı savaşın yarattığı ekonomik ve psikolojik baskıların aile yapısında yol açtığı derin kırılmanın bir göstergesi olarak değerlendiriyor.

Sosyal hizmet uzmanı Amal Abdullatif, boşanmanın Sudan’da yeni bir sorun olmadığını ancak savaşın ardından oranların belirgin biçimde yükseldiğini belirtti. Amal Abdullatif’e göre ekonomik sıkıntılar, istikrarsızlık, zorunlu göç ve yerinden edilme süreçleri aile bağlarını zayıflatırken toplumsal dayanışmayı da olumsuz etkiledi.

Yerinden edilme aile bağlarını zayıflatıyor

Amal Abdullatif, geniş aile yapısının Sudan toplumunda aile bütünlüğünün korunmasında önemli bir rol oynadığını ifade ederek, yaşanan sorunların çözümünde psikolojik desteğin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu desteğin hem aileler hem de kamu kurumları tarafından sağlanması gerektiğini belirten Amal Abdullatif, toplumsal dayanışmayı güçlendiren faaliyetlerin artırılmasını önerdi.

Yerinden edilen ailelerin kaldığı barınma merkezleri ve ev sahibi topluluklarda yaşanan yoğun temasın aile içi gerilimleri artırdığını kaydeden Amal Abdullatif, bunun boşanma vakalarındaki yükselişe katkıda bulunduğunu dile getirdi. Bu süreçten en fazla kadınlar ve çocukların etkilendiğini vurgulayan Amal Abdullatif, boşanmanın kadınlar açısından hala toplumsal bir damga olarak görüldüğünü söyledi.

Kadınlar ve kız çocukları en ağır yükü taşıyor

Birleşmiş Milletler verilerine göre, savaşın başlamasından bu yana ülke içinde ve dışında yerinden edilen milyonlarca kişinin yüzde 53’ünden fazlasını kadınlar ve kız çocukları oluşturuyor. Bu durum, savaşın ve göçün yarattığı sonuçların en ağır yükünü kadınların taşıdığını ortaya koyuyor.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA) raporlarına göre ise Sudan’da 4,2 milyondan fazla kadın ve kız çocuğu koruma ve acil destek hizmetlerine ihtiyaç duyuyor. Uzmanlar, aile yapısının zayıflaması ve ekonomik baskıların kadınların kırılganlığını artırdığına dikkat çekiyor.

Amal Abdullatif, boşanmış kadınlara yönelik toplumsal bakışın değişmesi gerektiğini belirterek, olumsuz yargıların kadınların yaşadığı zorlukları daha da ağırlaştırdığını ifade etti. Artan boşanma oranlarına karşı hükümet ve toplumun ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Amal Abdullatif, aileyi ve çocukları koruyacak ulusal politikaların geliştirilmesi çağrısında bulundu.

Acıdan güç doğuran bir deneyim

İnsan Hakları Komisyonu’nda çalışan Suha el-Hac da yıllar önce üç çocuk sahibi olduğu evliliğini sonlandırdı. Boşanma sürecini zor ve acı verici olarak tanımlayan Suha el-Hac, buna rağmen bu deneyimin hayatın sonu değil, yeni bir başlangıç olabileceğini söyledi.

Yaşadığı süreçten önemli dersler çıkardığını belirten Suha el-Hac, en büyük kazanımının kendi gücünü keşfetmek ve özgüvenini yeniden inşa etmek olduğunu ifade etti. Kadınların yaşadıkları acıları güce dönüştürebileceğini vurgulayan Suha el-Hac, sabır ve kararlılığın önemine dikkat çekti.

Boşanma öncesinde de kendini geliştirmeye çalıştığını söyleyen Suha el-Hac, okuma ve öğrenme sayesinde bu süreci aştığını belirterek, benzer deneyimler yaşayan kadınlara ayağa kalkmaları ve kendi güçlerine güvenmeleri gerektiğini dile getirdi.

Yeni bir hayat kurmak mümkün

Gazeteci Raviye Osman da yıllar önce boşanma deneyimi yaşadığını anlatarak, bugün elde ettiği başarıların kolay kazanılmadığını söyledi. Ailesi ve arkadaşlarının desteğiyle kendisi için daha güvenli bir yaşam kurabildiğini ifade eden Raviye Osman, boşanma sonrasında eğitimini tamamlayarak iş hayatına atıldığını ve zamanla kendi projesini hayata geçirdiğini belirtti.

Ailesinin bu süreçte en büyük destekçisi olduğunu dile getiren Raviye Osman, “Yaşadığım acılı dönemi umut ve başarı hikayesine dönüştürmeyi başardım” dedi.

Boşanmayı tercih eden birçok kadının önce inkar, öfke ve sorgulama süreçlerinden geçtiğini kaydeden Raviye Osman, zamanla iyileşme ve farkındalık döneminin başladığını ifade etti. Kadınlara yalnızlaşmamaları ve ihtiyaç duyduklarında psikolojik destek almaları çağrısında bulundu.

Boşanma krizi toplumsal dönüşümün göstergesi

Sudan’da artan boşanma oranları yalnızca bireysel hikayeleri değil, savaşın toplum üzerindeki derin etkilerini de ortaya koyuyor. Uzun yıllar boyunca krizlere karşı koruyucu bir kalkan işlevi gören aile yapısının zayıflaması, ülkenin karşı karşıya olduğu sosyal dönüşümün en belirgin göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Tüm zorluklara rağmen Suha el-Hac ve Raviye Osman gibi kadınların hikayeleri, Sudanlı kadınların yaşadıkları acılara rağmen yeniden ayağa kalkabildiğini ve hayatlarını yeniden kurabildiğini gösteriyor.

Kadınlar, ailelerin yeniden güçlenmesi, toplumsal istikrarın sağlanması ve kadınların hak ettikleri konuma ulaşabilmesi için daha güvenli ve destekleyici bir toplumsal ortamın oluşturulmasını talep ediyor.