Av. Sevda Çetinkaya: Nafaka hakkı kadınların ücretsiz emeğinin karşılığı bile değil
Feminist hukukçu Sevda Çetinkaya, “süresiz nafaka” söyleminin gerçeği yansıtmadığını belirterek, kararın kadınların kazanılmış haklarına yönelik bir müdahale olduğunu söyledi.
ELİF AKGÜL
İstanbul- Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanma sonrası yoksulluk nafakasına imkan tanıyan Medeni Kanun’un 175. Maddesindeki “süresiz” ifadesine ilişkin düzenlemeyi iptal etti. Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin başvurusu üzerine dosyayı Genel Kurul gündemine alan AYM’nin gerekçeli kararının Resmİ Gazete'de yayımlanmasının ardından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek.
Antalya 12. Aile Mahkemesi, 2025 yılında baktığı bir davada, ilgili hükmün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştu. Yüksek Mahkeme, başvuruyu esastan inceleyerek düzenlemenin iptaline hükmetti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, dijital medya hesabından yaptığı açıklamada söz konusu karara ilişkin “Anayasa Mahkemesinin, Türk Medeni Kanunu’ndaki "süresiz nafaka" düzenlemesine ilişkin verdiği iptal kararını adalet ve hakkaniyet ilkeleri adına son derece kıymetli buluyoruz” açıklaması yaptı.
Nafaka hakkı yıllardır hedefte
Söz konusu madde yaklaşık 9 yıldır AKP hükümetinin gündeminde. AYM aynı düzenlemeye ilişkin başka bir itiraz başvurusunu 2012 yılında reddetmişti. Kestel Asliye Hukuk Mahkemesi'nin başvurusu üzerine yapılan incelemede Yüksek Mahkeme, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen eşin korunmasını amaçlayan süresiz nafaka yükümlülüğünün sosyal hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğunu vurgulamıştı. Kararda, nafaka yükümlülüğünün koşulları devam ettiği sürece herhangi bir süre sınırına tâbi tutulmaksızın uygulanmasının Anayasa'ya aykırı olmadığı sonucuna varılmıştı.
Meclis’e gönderilen 12. Yargı Paketi içinde de yer alıyordu. AYM kararı ilgili maddenin yeniden düzenlenmesi için hükümetin yolunu açmış durumda. Tartışılan formüller arasında nafakanın evlilik süresi kadar ya da evlilik süresinin belirli bir bölümü kadar ödenmesi ya da belirli bir süre nafaka ödeyen yükümlünün sorumluluğunun sona ermesi, gelir elde edemeyen nafaka alacaklısına ise devlet desteği sağlanması gibi senaryolar yer alıyor.
‘Süresiz nafaka’ söylemi gerçeği yansıtmıyor’
Kararı ajansımıza değerlendiren feminist hukukçu Sevda Çetinkaya ise kamuoyunda yıllardır kullanılan “süresiz nafaka” söyleminin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Sevda Çetinkaya, Medeni Kanun’daki düzenlemenin belirli koşulların varlığı halinde yoksulluğa düşen eşe tanınan bir hak olduğunu belirterek, nafakanın hangi durumlarda sona ereceğinin de kanunda açıkça düzenlendiğini ifade etti.
Sevda Çetinkaya, “Yoksulluk nafakasının süresiz bir hak olduğu iddiası külliyen yalan. Yasada tanımlanan o maddede öncelikle yalnızca kadınlara ödeneceği belirtilmiyor. Yasa, bir evlilik birliğinin sona ermesinde yoksullaşan taraf için öngörülen, o yoksullaşmanın telafisine ilişkin bir nafaka hakkından söz ediyor. Ama tabii ki toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bu boyutta olduğu ve genellikle de en yoksulların kadınlar olması nedeniyle bu nafaka hakkı hep kadının hakkı olarak zihinlerde yer ediyor. Çünkü yoksullaşan taraf kadınlar oluyor. Yasa yoksulluk nafakasını süresiz bir hak olarak tanımlamıyor” dedi.
‘Mülkiyet haklarının dışında kalan kadınlar’
Boşanma sonrasında nafakaya ihtiyaç duyanların büyük bölümünün uzun yıllar ücretsiz bakım emeği üstlenen kadınlar olduğuna dikkat çeken Sevda Çetinkaya, “Kadınlar evlilik birliği içinde çoğunlukla istihdam dışındalar. Bütün evlilikleri boyunca hem çocukların bakımını hem ev içi bütün işleri, yaşlı bakımını hepsini kadınlar üstleniyor. O evlilik birliği sona erdiğinde zaten ücretli istihdamın, mülkiyet haklarının çoğunlukla dışında kalan kadınlardan bahsediyoruz. Ve bu kadınlar evlilik birliği sona erdiğinde 45-55 yaşına kadar belki ailenin, evin, kocasının, çocuklarının, yaşlıların bakımını üstlenmiş, çalışmamış ya da çalıştırılmamış, başka hiçbir geliri, hiçbir serveti ve birikimi olmayan bir durumda oluyor. Ve bu sözünü ettiğimiz nafaka 3 bin, 4 bin, 5 bin lira ortalamasında rakamlar” ifadelerini kullandı.
Nafaka hakkı 12. Yargı Paketi’nde
AYM'nin kararının ardından hükümetin yeni bir yasal düzenleme hazırlığına yönelebileceğini söyleyen Sevda Çetinkaya, kararın kadınların ekonomik güvenceleri açısından risk taşıdığına dikkat çekti. Sevda Çetinkaya, “Anlaşılan o ki süresiz ibaresinin iptal edilmesiyle devreye başka bir plan girmiş durumda. Çünkü 2012’de yine bu ‘süresiz’ ifadesinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmuştu ve mahkeme bunu reddetmişti. Ama şimdi hükümetin bir yasa hazırlığı var. 12. Yargı Paketi taslağında bu nafaka hakkının bir kısıtlamaya ve bir süreye tabi tutulması planlanıyor. Evlilik birliği boyunca verdikleri o bütün emeğin ve ücretsiz emeğin karşılığı bile olmayan o küçücük nafaka hakkına bile göz dikilmiş durumda. Kadınlar o 5 bin liralık nafakalarla zenginleşmiyorlar, hayatta kalmak için çok zorlanıyorlar” diye konuştu.
İddialar gerçeği yansıtmıyor
Kamuoyunda sıkça dile getirilen “bir yıl evli kalıp ömür boyu nafaka alma” iddialarının da gerçeği yansıtmadığını belirten Sevda Çetinkaya, birçok kadının hükmedilen nafakayı dahi tahsil edemediğini söyledi. Sevda Çetinkaya, “Bir kere öyle bir şey yok. İkincisi de kadınlar mahkemenin karar verdiği, hüküm altına aldığı o nafakaları bile alamıyorlar. İcra müdürlüklerinin gidip bakalım binlerce, on binlerce, o 3 bin-5 bin liralık nafaka alacaklarının bile tahsil edilemediği dosyalarla dolu. Toparlamak gerekirse kadınlar için sonuna kadar hak ettikleri bir haktır nafaka hakkı ve asla süresiz değil. Bu hakkın bu şekilde iptal edilmiş olmasının kadınların kazanımlarına ve mücadelesine karşı önemli bir saldırı olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.