31 günde 31 kadın katledildi!
TKDF, Mayıs ayında 31 kadının erkekler tarafından katledildiğini açıkladı. Rapora göre 16 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.
Haber Merkezi - Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Mayıs 2026 kadın katliamları raporunu açıkladı.
Rapora göre 1–31 Mayıs tarihleri arasında 31 kadın erkekler tarafından katledildi, 16 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.
Rapora göre öldürülen kadınların 12’si evli, 9’u bekar, 4’ü boşanmış, 6’sının ise medeni durumu tespit edilemedi. Yaş dağılımında ise en küçük yaşın 14, en büyük yaşın ise 72 olduğu belirtildi. Kadınların yüzde 13,3’ü 0–18 yaş, yüzde 46,7’si 19–35 yaş, yüzde 20’si 36–50 yaş, yüzde 20’si ise 51 yaş ve üzeri grupta yer aldı. En riskli yaş grubunun 19–35 yaş aralığı olduğu vurgulandı.
5 kadın aile içinde öldürüldü
Rapora göre kadın katliamda faillerin büyük kısmını kadınların yakın çevresi oluşturdu. 5 kadın aile içindeki erkekler (eş ya da oğul) tarafından, 5 kadın boşanma aşamasında olduğu ya da boşandığı erkek tarafından katledildi. 2 kadın birlikte olduğu ya da yaşadığı erkek tarafından, 3 kadın ise tanıdık erkekler (akraba, yeğen vb.) tarafından katledildi.
Şüpheli kadın ölümleri
16 kadının ölümü ise şüpheli olarak kaydedildi.
Şüpheli ölümler arasında ise 3 kadın intihara sürükleme olduğu belirtilirken, 3 kadının yüksekten düşme sonucu olduğu iddia edildi. 7 kadının ölüm nedeninin ise belirlenemediği kaydedildi.
Raporda katliamın işlendiği mekanlara ilişkin veriler de yer aldı. Buna göre 18 kadın (yüzde 58,1) kendi evinde katledildi. 5 kadın kamusal alanlarda (sokak ve park), 5 kadın ormanlık alanlarda, 3 kadın ise sulak alanlarda (kanal, deniz, göl) hayatını kaybetti.
‘Koruyucu ve önleyici mekanizmalar etkin uygulanmıyor’
TKDF’nin değerlendirme bölümünde kadın katliamlarının bireysel değil yapısal bir sorun olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, kadınların en çok kendi evlerinde katledilmesinin aile yapısındaki eşitsizliklere işaret ettiği belirtilirken, boşanma veya ayrılma sürecindeki kadınların hedef haline gelmesinin yaşam hakkı açısından ciddi risk oluşturduğu ifade edildi. Koruma kararlarına rağmen yaşanan katliamların, koruyucu ve önleyici mekanizmaların etkin uygulanmadığını gösterdiği vurgulanan açıklamada, risk analizleri, uzaklaştırma kararları ve kurumlar arası koordinasyonun yetersizliğine dikkat çekildi.