Yolsuzlukla mücadele: Iraklı kadınların omuzlarındaki yük ağırlaşıyor
Irak'ta yürütülen yolsuzlukla mücadele çalışmaları, kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi açısından önem taşırken, ekonomik krizden en fazla etkilenen kesimlerden biri olan kadınlar artan ekonomik ve toplumsal yüklerle karşı karşıya kalıyor.
RAJA HAMİD RASHİD
Irak – Irak'ta son dönemde, kamu kaynaklarının israfı, rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlarıyla itham edilen kişilerin yargılanmasını hedefleyen yolsuzlukla mücadele adımları hız kazandı. Bunun yanı sıra, tamamlanamayan projeler ve kamu ihalelerine ilişkin dosyalar da incelemeye alınıyor.
28 Haziran'da başlatılan "Şafak Operasyonu" (Sawlat el-Fecr), devlet kurumlarının ve içerisinde yer alanların yozlaşma düzeyini de gösteriyor. Gözlemcilere göre bu operasyonların başarısı, uygulamanın sürekliliğine, istisnasız tüm sorumluların yargılanmasına, davaların hızla sonuçlandırılmasına ve kamu kaynaklarının geri kazanılmasına bağlı.
Uluslararası ticari tahkim hâkimi ve Arap Ekonomik Birliği Konseyi Tahkim Birliği Bölge Ofisi Başkanı Nadiye el-Ceddu, Irak'ta yolsuzlukla mücadele kampanyasının, halkın yolsuzluk yapanların hesap vermesi yönündeki taleplerinin artması, ekonomik baskılar ve hükümetin kamu kurumlarına duyulan güveni güçlendirme isteğinin bir sonucu olarak başlatıldığını söyledi.
Nadiye el-Ceddu, kampanyanın ciddiyetinin, tüm sorumlulara ayrım gözetmeksizin ulaşması ve kesintisiz sürdürülmesiyle ölçülebileceğini belirtti. Uluslararası raporlar ve şeffaflık endekslerinin yabancı yatırımlar ve uluslararası iş birliği açısından teşvik edici rol oynayabileceğini ifade eden Nadiye el-Ceddu, asıl belirleyici unsurun ise hukukun uygulanmasına yönelik ulusal irade olduğunu vurguladı.
Irak'ta yolsuzlukla mücadele kapsamında denetim ve yargı alanında önemli adımlar atıldığını dile getiren Nadiye el-Ceddu, ancak davaların daha hızlı sonuçlandırılması, kurumların bağımsızlığının güçlendirilmesi ve ihbarda bulunanlar ile tanıkların baskı ya da misillemeye maruz kalmaması için yasal korumaların artırılması gerektiğini söyledi.
Kamu hizmetlerine, istihdama ve temel haklara erişimin torpil ya da rüşvete bağlı olmasının vatandaşların devlet kurumlarına olan güvenini sarstığını belirten El-Ceddu, bunun eşitlik ve adalet duygusunu zedeleyerek vatandaşlık bilinci ile toplumsal katılımı da olumsuz etkilediğini ifade etti.
'Yolsuzluk kadınların yükünü artırıyor'
Yolsuzluğun kadınlar üzerindeki etkisine değinen Nadiye el-Ceddu, kadınların aile içinde daha fazla sorumluluk üstlendiğini, bu nedenle kamu hizmetlerinin kötüleşmesi ve yaşam maliyetlerinin artmasının günlük yüklerini daha da ağırlaştırdığını söyledi.
Kadınların iş olanaklarına, sağlık ve eğitim hizmetlerine erişimde daha fazla zorluk yaşadığını belirten Nadiye el-Ceddu, bazı kamu kurumlarında ayrımcılık ve istismar riskiyle de karşı karşıya kalabildiklerini ifade etti.
Kamu hizmetlerindeki yetersizliğin aileleri su satın almaya, elektrik jeneratörleri kullanmaya, özel eğitim ve sağlık hizmetleri için ek harcama yapmaya zorladığını kaydeden Nadiye el-Ceddu, bu ekonomik yükün doğrudan kadınların omuzlarına bindiğini ve yoksulluk riskini artırarak yaşam standartlarını olumsuz etkilediğini dile getirdi.
Kadınların yolsuzlukla mücadelede daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini belirten Nadiye el-Ceddu, bunun için kadınların denetim ve şeffaflık kurumlarında daha fazla temsil edilmesi, kadın sivil toplum örgütlerinin desteklenmesi, şeffaflık ve hesap verebilirlik konusunda eğitim verilmesi, ihbarda bulunan kadınların korunması ve karar alma mekanizmalarına eşit erişimin sağlanması gerektiğini söyledi.
'Yağmalanan kamu kaynakları geri alınmalı'
Yolsuzluğun kadınlar üzerindeki etkilerini azaltmak amacıyla temel kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi, kamu harcamalarının daha etkin denetlenmesi, kadınlara yönelik ekonomik destek programlarının geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Nadiye el-Ceddu, yolsuzlukla mücadele yasalarının kararlılıkla uygulanmasının ve kamu kurumlarında şeffaflık ile hesap verebilirliğin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Nadiye el-Ceddu ayrıca, ihbarcı ve tanıkların korunmasına ilişkin yasal düzenlemelerin geliştirilmesi, zimmete geçirilen kamu kaynaklarının geri alınması sürecinin hızlandırılması, mal varlığı beyanı sisteminin güçlendirilmesi ve büyük yolsuzluk suçlarına yönelik cezaların ağırlaştırılması çağrısında bulundu.
Yolsuzluk döngüsünün tek bir adımla sona ermeyeceğini belirten Nadiye el-Ceddu, hukukun herkese eşit şekilde uygulanması, dürüstlük kültürünün yaygınlaştırılması, yolsuzluğun reddedildiği toplumsal bir bilincin oluşturulması ve bağımsız medya ile toplumsal denetimin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
'Yolsuzluk hizmet krizini derinleştiriyor'
Siyasetçi ve aktivist Ahlam el-Baceci ise yolsuzluğun Irak'ta temel kamu hizmetlerindeki gerilemenin başlıca nedenlerinden biri olduğunu belirtti. Kamu kaynaklarının israfı ve kötü yönetimin özellikle elektrik, su, sağlık ve eğitim sektörlerini olumsuz etkilediğini söyleyen Ahlam el-Baceci, tamamlanamayan projeler, yetersiz denetim ve düşük hizmet kalitesinin bu tabloyu ağırlaştırdığını ifade etti.
Yolsuzluğun yalnızca kamu hizmetlerini değil, ekonomi ve istihdamı da olumsuz etkilediğini belirten Ahlam el-Baceci, şeffaflık eksikliğinin yerli ve yabancı yatırımları zayıflattığını, liyakat yerine kayırmacılığın yaygınlaşmasının ise birçok genci düzenli iş imkanlarından mahrum bırakarak kayıt dışı çalışmaya yönelttiğini söyledi.
Kamu kaynaklarının israfı, tekelleşme ve kötü yönetim nedeniyle proje ve hizmet maliyetlerinin arttığını ifade eden Ahlam el-Baceci, bunun da mal ve hizmet fiyatlarını yükselterek vatandaşların alım gücünü düşürdüğünü, özellikle dar gelirli kesimlerin yaşam koşullarını daha da zorlaştırdığını dile getirdi.
'En ağır bedeli kadınlar ödüyor'
Ahlam el-Baceci, yolsuzluğun sonuçlarından en fazla etkilenen kesimlerin başında kadınların geldiğini belirterek, aile içindeki sorumluluklarının artması nedeniyle kamu hizmetlerindeki gerileme ve hayat pahalılığının kadınların günlük yükünü daha da ağırlaştırdığını söyledi.
Sağlık ve eğitim hizmetlerindeki gerileme, elektrik ve su krizleri ile istihdam olanaklarının yetersizliğinin kadınlar üzerindeki baskıyı artırdığını ifade eden Ahlam el-Baceci, bunun ekonomik ve aile içi şiddet vakalarını da artırabileceğini, nitelikli birçok kadının ise daha iyi yaşam koşulları ve çalışma imkanları için göç etmeyi tercih ettiğini kaydetti.
Kadınların yolsuzluk dosyalarında yer almasına ilişkin değerlendirmede bulunan Ahlam el-Baceci, bunun yaygın bir durum olmadığını ancak bazı vakalarda kişisel çıkar sağlamak amacıyla makamın kötüye kullanılabildiğini ya da nüfuz sahibi çevrelerin baskısıyla kadınların adlarının şirket veya mülk kayıtlarında gerçek faydalanıcıyı gizlemek amacıyla kullanılabildiğini söyledi. Ahlam el-Baceci, sorumluluğun ise ancak hukuki soruşturmalar ve deliller doğrultusunda belirlenebileceğini vurguladı.
Ahlam el-Baceci, yolsuzluğun kadınlar üzerindeki etkilerini azaltmak için temel kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi, kamu harcamalarının etkin şekilde denetlenmesi, kadınlara yönelik ekonomik destek programlarının geliştirilmesi, istihdam ve mesleki eğitim olanaklarının artırılması ve yolsuzlukla mücadele yasalarının kararlılıkla uygulanması gerektiğini belirtti.