Evin Cezaevi’nde siyasi tutsaklara telefon ve görüşme yasağı

İran’daki Evin Cezaevi’nde çok sayıda kadın siyasi tutsağın telefon görüşmesi ve aile ziyareti gerçekleştirmesine izin verilmediği öğrenildi.

Haber Merkezi- İran’ın başkenti Tahran’daki Evin Cezaevi’nde tutulan çok sayıda kadın siyasi tutsağın, aileleriyle telefon görüşmesi yapma ve ziyaret hakkından mahrum bırakıldığı bildirildi. Kısıtlamaların, idam cezalarına karşı düzenlenen protestolara ve “Salı Günleri İdama Hayır” kampanyasına destek vermelerinin ardından uygulandığı ifade ediliyor.

Elde edilen bilgilere göre Elheh Fuladi, Forugh Taghipour, Sakineh Parvaneh, Shiva Esmaeili, Zahra Safaei, Golrokh Iraee, Marzieh Farsi ve Werişe Moradi uzun süredir aileleriyle iletişim kuramıyor. Cezaevi yetkililerinin son haftalarda kadın siyasi tutsaklara yönelik kısıtlamaları daha da artırdığı belirtiliyor.

Görüşme yasağı diğer tutuklulara da uzandı

Ayrıca Nasim Simyari’nin, Evin Cezaevi’nde tutulan İngiliz vatandaşı Lindsay Foreman ile yaptığı görüşme nedeniyle telefon ve ziyaret hakkından mahrum bırakıldığı bildirildi. Cezaevi yönetiminin bu görüşmeyi “disiplin ihlali” olarak değerlendirdiği ifade ediliyor.

Lindsay Foreman ve eşi Craig Foreman’ın da telefon ve ziyaret haklarının kısıtlandığı belirtiliyor. Çiftin, İran’daki cezaevi koşulları ve siyasi tutsakların durumu hakkında yaptıkları bir röportajın ardından daha ağır kısıtlamalarla karşı karşıya kaldıkları aktarılıyor.

İnsan hakları kaynaklarına göre Foreman çifti ayrıca hem birbirleriyle hem de avukatlarıyla görüşme hakkından da mahrum bırakılmış durumda. Bu durum, yargı süreçlerine ilişkin endişeleri artırıyor.

Açlık grevleri başladı

Lindsay ve Craig Foreman’ın, telefon, ziyaret ve avukat erişimi kısıtlamalarını protesto etmek için açlık grevine başladıkları bildirildi. Aynı şekilde Ghazal Marzban’ın da 9 yıl 8 ay hapis cezasına karşı açlık grevi yaptığı aktarıldı.

İnsan hakları savunucuları, açlık grevlerinin devam etmesinin ve mevcut kısıtlamaların sürmesinin tutsakların sağlığı üzerinde ciddi risk oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.

Kampanyaya katılanlara baskı iddiası

Son aylarda “Salı Günleri İdama Hayır” kampanyası, İran’daki siyasi tutsakların idam cezalarına karşı en görünür protesto hareketlerinden biri haline geldi. Çok sayıda tutuklu, farklı cezaevlerinden yaptıkları açıklamalar ve sembolik protestolarla idamların durdurulmasını talep ediyor.

İnsan hakları örgütleri, telefon görüşmesi, aile ziyareti ve avukat erişimi gibi temel hakların kısıtlanmasının siyasi tutsaklar üzerinde baskı aracı olarak kullanıldığını belirtiyor. Son dönemde özellikle Evin Cezaevi’ndeki kadın tutsaklara yönelik kısıtlamaların arttığı ve bu durumun uluslararası kamuoyunda endişe yarattığı ifade ediliyor.