TAJÊ’den kayıp ve tutsaklar için çağrı
TAJÊ, Şengal'de düzenlediği seminerde, Êzidîlere yönelik soykırım politikalarının farklı yöntemlerle sürdüğü belirtilirken, kayıp ve tutsakların akıbetinin aydınlatılması ve Êzidî halkının iradesinin tanınması çağrısı yapıldı.
Şengal– Êzidî Kadın Özgürlük Hareketi (TAJÊ), Şengal’deki tüm komünlerin katılımıyla, fermanı anmak ve “Adalet ve özgürlük için; sen de ferman tutsaklarının sesi ol” sloganıyla başlatılan kampanya için Dîgûr’da bir seminer düzenledi.
Seminer, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlere saygı duruşuyla başladı ve TAJÊ Diplomasi Sözcüsü Riham Hico tarafından verildi. Riham Hico, 12 yıldır 74. Ferman’ın yıl dönümünü her yıl farklı bir şekilde andıklarını belirterek şöyle konuştu: “Tarihte 74 ferman yaşadık. Bu fermanlar kimliğimiz, varlığımız, inancımız ve halkımız içindir. Her şeyden önce ferman, Êzidî olduğumuz için başımıza geliyor. Topraklarımızda ferman geldi, Colemêrg’de ferman geldi, Serhed’de ferman geldi… Nerede olursak olalım orada ferman başımıza geldi. Aslında neden ferman başımıza geldi? Çünkü inancımız tüm inançlardan farklıdır, kültürümüz tüm kültürlerden farklıdır, kimliğimiz tüm kimliklerden farklıdır. Biz devletle birleşmiş bir inanç olmadık, başka inançlara ve iktidarlara boyun eğmedik. Her zaman saflığımızla, kültürümüzle, varlığımızla ve kimliğimizle yaşadık. 74 ferman yaşadık ama başımızı verdik, sırrımızı vermedik. Bu inancın sonucunda birçok kez kurban olduk, kaçtık, açlık gördük, soğuk ve sıcak çektik. Ama inancımızdan asla vazgeçmedik.”
‘Umman toplantısında her şey planlanmıştı’
Riham Hico, IŞİD’in nereden çıktığına ve Şengal’e nasıl yöneldiğine dikkat çekerek şöyle değerlendirdi:
“Bu fermanın iki yanı vardı. DAIŞ, ‘onlar kâfir, onları öldürelim’ diyerek kan dökerek soykırım uyguladı. Ferman öncesinde Umman’da gizli bir toplantı yapıldı. Bu toplantıda resmîyet kurulmadan, Şengal’in teslim edilmesi ve Êzidî halkının teslim edilmesi kararı alındı. O toplantıda yer alan ve Şengal’in boşaltılması kararını verenler suçludur. DAIŞ burada bir karttı ve Êzidî halkına karşı kullanıldı. DAIŞ’in hesabını sormak için de kimse şu anda kafasını yormuyor. Êzidîlere karşı soykırım planında yer alan güçler Amerika, KDP, İsrail, Irak ve Selefî güçlerdir. Hem ikili güçler hem de bölgesel güçler bu ittifakta yer aldı ve Şengal’in teslim edilmesi kararını verdi. DAIŞ’e güç ve kuvvet sağladılar.”
‘Şengal’de direnenler bellidir’
Riham Hico, IŞİD’in zafer kazanmasını engelleyenin Êzidî toplumu kendisi olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Şehit Xeyrî, şehit Dilgeş gibi insanlar, Gerzerik’te sabahlara kadar direnenler, Dayê Gulê ve Dayê Erzan gibi direnenler DAIŞ’in gözünü korkuttu. DAIŞ’in moralini bozdular. Diğer taraftan YPG, YPJ ve özgürlük gerillalarının müdahalesi de vardı. Êzidî halkı bu güçlerle birleşti ve direnişi sürdürdü. Apocu düşünceyle halk, YPG, YPJ ve özgürlük gerillaları DAIŞ’i Şengal’de yendi. DAIŞ Şengal’de yenildikten sonra herkes atını Şengal’de koşturmak istedi. Şengal’de direnenler bellidir. 7’den 70’e Şengal’de sorulursa ‘kim sizi sattı’ diye, ‘Peşmerge’ diyecekler. Belli ve gözle görünenler Peşmerge’ydi. ‘Kim sizi kurtardı’ diye sorun, ‘PKK kurtardı’ diyecekler. Diyemeyenler de korkudan diyemiyor. Bu 13 yıldır inkâr edilemeyecek bir gerçektir. Bu tarihi bir gerçektir. Tarihte yerini almıştır, değiştirilemez. PKK Êzidîleri kurtardı, Peşmerge Êzidîleri sattı.”
‘Tutsaklarımızı yurt dışına gönderiyorlar, bu soykırımla bağlantılıdır’
TAJÊ Diplomasi Sözcüsü Riham Hico, tutsaklar üzerine başlattıkları kampanyaya dikkat çekerek şöyle konuştu: “Tutsaklarımızın akıbeti hâlâ belirsiz. Birçok tutsağımız ailesiyle konuşuyor ama yerlerini söylemiyor. Bu tutsakların toprağına dönmesi için kimse yardımcı olmuyor. Ne hükümet yardımcı oluyor ne uluslararası güçler yardımcı oluyor. Ama bizim ve tutsaklarımız üzerinden siyaset yapıyorlar. İçinde yaşadığımız Irak hükümeti hâlâ Êzidîlere karşı soykırımı kabul etmemiştir. Irak, tutsakları DAIŞ’in elinden ve diğer yerlerden kurtarmak için hâlâ yasa yapmamıştır. Biz toplum olarak yardıma muhtacız. Her yerde kadınlar öldürülüyor, biz de burada mücadeleyi sürdürüyoruz. Bu şekilde DAIŞ’i aklayıp Êzidîleri suçlu göstermek istiyorlar. Bu da Êzidîlere karşı yürütülen bir savaştır. Kirli bir savaş yürütüyorlar. Êzidîlere karşı ferman hâlâ bitmemiş, devam ediyor. Bir yandan bize saldırıyorlar, bir yandan bizi yok etmek istiyorlar. Êzidî kadınları ferman sonrasında TAJÊ ile örgütlendiler. Artık kimse eskisi gibi atını Şengal’de koşturamaz. Artık Şengal eski Şengal değildir ve kaderinin kararını verecektir. Şehitlerin kanının boşa gitmesine izin vermeyeceğiz, Êzidî halkının iradesinin tanınmamasına izin vermeyeceğiz.”
Seminer, Stiya Nexşa tarafından hazırlanan “varoluş dansı” gösterisiyle sona erdi.