İzehli protestocuya 32 yıl 6 ay hapis cezası
Aralık 2025’te İzeh’te düzenlenen kitlesel protestolar sırasında gözaltına alınan Meryem Babacani, Ahvaz Devrim Mahkemesi 1. Şubesi tarafından 32 yılı aşkın hapis cezasına çarptırıldı.
Haber Merkezi- Yayınlanan bilgilere göre, İran'ın Huzistan eyaletine bağlı İzeh kentinde Aralık 2025’te gerçekleşen kitlesel protestolar sırasında gözaltına alınan Meryem Babacani, Ahvaz Devrim Mahkemesi tarafından toplam 32 yıl 6 ay 2 gün hapis cezasına çarptırıldı.
Kararın ayrıntılarına göre Meryem Babacani, iki ayrı güvenlik suçlaması kapsamında bir dosyadan 20 yıl 1 gün, diğer dosyadan ise 12 yıl 6 ay 1 gün hapis cezası aldı.
Dosyanın ayrıntıları ve suçlamaların içeriği resmi olarak açıklanmazken, mahkeme kararında son yıllarda özellikle sivil toplum aktivistleri, protestocular ve siyasi tutukluların davalarında sıkça kullanılan “Casusluk Suçlarının Cezalarının Ağırlaştırılması Yasası”na atıfta bulunulduğu belirtildi. İnsan hakları kuruluşları söz konusu yasanın uygulanışına yönelik uzun süredir eleştirilerde bulunuyor.
Protestocular üzerindeki yargı baskısı sürüyor
Meryem Babacani hakkında verilen ağır ceza, son aylarda İran’ın farklı kentlerinde gözaltına alınan protestoculara yönelik yargı süreçlerinin sertleştiği bir dönemde geldi. Özellikle Huzistan, Rojhilat kentleri ve Belucistan’da çok sayıda protestocu hakkında uzun süreli hapis cezaları verildiği bildiriliyor.
Aralık 2025 protestoları sırasında yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı kentlerden biri olan İzeh’de çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı. İnsan hakları kaynaklarının aktardığı bilgilere göre, bazı gözaltındakiler aylarca geçici tutuklulukta tutuldu ve avukat ile ailelerine erişimleri sınırlandırıldı.
Temyiz başvurusu yapıldı
Kararın ardından Meryem Babacani’nin avukatı, hükme karşı temyiz başvurusunda bulunduğunu açıkladı. Avukatın verdiği bilgiye göre dosya üst yargı mercilerinde yeniden incelenecek.
İranlı yargı ve güvenlik yetkilileri ise şimdiye kadar dava dosyasının ayrıntıları, yargılama süreci ya da suçlamalara ilişkin deliller konusunda herhangi bir açıklama yapmadı.
İnsan hakları savunucuları, protestocular hakkında verilen ağır cezalar, güvenlik suçlamalarının yaygın biçimde kullanılması ve Devrim Mahkemeleri’ndeki yargılama süreçlerine ilişkin kaygılarını yineleyerek, bu kararların muhalifler ve protestocular üzerindeki baskıyı artırmayı amaçladığını belirtiyor.