Şengal’de kadınlardan birlik mesajı
Şengal’de düzenlenen Çarşema Sor bayramında Êzidîler geleneksel kıyafetleriyle bir araya geldi. Kadınlar bayram alanında birlik mesajı verdi.
Şengal- Êzidî toplumu, Şengal’de Geliyê Kersê’de bulunan “Baxçeyê Rêberê Gelê Kurd Abdullah Öcalan” parkında Çarşema Sor bayramını geleneksel kıyafetleriyle kutladı. Kutlamada kadınların yoğun katılımı dikkat çekti. Bayram nedeniyle Şengal dışından da çok sayıda kişi kutlamaya katıldı.
Çarşema Sor, her yıl nisan ayının 13’ünü takip eden ilk çarşamba günü kutlanıyor. O yüzden Çarşema Sor a Serê Nisanê de deniyor. Geleneksel kıyafetler, dualar ve stranlar eşliğinde karşılanan bu bayram, yalnızca bir inanç günü olmanın ötesinde; Êzidî halkının varlık, kimlik ve hafıza mücadelesinin güçlü bir sembolü olarak öne çıkıyor.
‘Êzidîlerin sevincini paylaştık’

Mexmûr’dan Şehit Adil Mêrdîn Atölyesi Üyesi Zehra Tarhan, Şengal’e ilk kez geldiğini belirterek bayram için alanda olduğunu anlattı. Zehra Tarhan, “İlk kez Şengal’e geldik ve Çarşema Sor bayramına katıldık. Şehit Adil ve Şehit Delîla atölyesi olarak buradayız. Bu toplulukta yer almak, Êzidîlerin sevincini paylaşmak bizim için de bir mutluluk kaynağıdır. Onların farklı kültürünü yakından gördük. Kültürlerine çok bağlılar. Birbirlerine karşı saygı duyuyorlar ve insanlara sarılıyorlar. Biz de çok mutlu olduk. Êzidîler Kürt kültürümüzün bir parçasıdır. Êzidîler de kendi kültürleri, topraklarına ve dinlerine bağlılıklarıyla bugüne kadar gelmişlerdir ve bu bir mutluluk kaynağıdır. Bilindiği gibi Êzidîler tarih boyunca en çok saldırıya uğrayan halklardan biridir ve bu saldırılara karşı her zaman direniş içinde olmuşlardır” şeklinde konuştu.
‘Sanat, toplumun yaşadığı zorlukları dünyaya gösterir’
Zehra Tarhan sanatın toplum içindeki rolüne değinerek “Kürt tarihine baktığımızda Kürtler, yaşadıkları acı ve direnişi farklı yöntemlerle ifade etmek istemişlerdir. Bir dengbêj şarkılarıyla, bir ressam resimleriyle, bir tiyatrocu tiyatrosuyla bunu yapmıştır. Sanat aynı zamanda toplumun yaşadığı zorlukları dünyaya gösterebilir ve hissettirebilir. Söz ve yazı devre dışı kaldığında resim devreye girer. Ben inanıyorum ki Avrupa’da Rönesans nasıl sanatla gerçekleştiyse, Kürdistan’da da öyle olacaktır” dedi.
‘Kültürlerimizi birbirine daha fazla yaklaştırmak istiyoruz’
Zehra Tarhan, konuşmasının sonunda bayramı Kürt Halk Önder Abdullah Öcalan ve Êzidî toplumuna kutladı ve Kürt birliğinin önemine değindi: “2014 yılında yakın tarihte hem Mexmûr’a hem de Şengal’e saldırılar yapıldı. Ancak biz acılarımızı paylaşmada yetersiz kaldık. Acılar unutulmaz ama paylaşarak azaltılabilir. Yine bugüne kadar Kürtler olarak birleşemedik ve bu bize kaybettirdi. Şimdi bunu düzeltmek istiyoruz ve tüm farklı renklerimizi birbirine yaklaştırmak istiyoruz. Kültürlerimizi daha fazla birbirine ulaştırmak istiyoruz. Hepimiz Kürdüz. Kürt bileşenleri arasındaki birliği ne kadar sağlarsak o kadar başarılı ve huzurlu oluruz.”
‘Êzidîler 74 ferman görse de ritüellerini terk etmedi’

Şengal Jineoloji Akademisi Üyesi Sara Botan da konuşmasının başında bayramı kutlayarak şunları dile getirdi: “Bu bayramı DAİŞ’in elinde esir olan kızlarımıza, annelerimize ve çocuklarımıza da kutluyorum. Umuyoruz ki bu bayram onların özgürlüğüne vesile olur. Belki 74. Fermanın yaralarını henüz iyileştiremedik. Çünkü hala binlerce kız ve anne DAİŞ’in elinde. Ancak halkımızın burada toplanması ve bayramlarını, ritüellerini terk etmemesi bizim için en büyük mutluluktur. Özellikle Şengal’de bayramı kutlamak bizim için çok farklı. Çünkü tarih boyunca Êzidîler Şengal dağlarında kendilerini korumuşlardır. 74 Ferman dediğimiz şey 74 katliam ve 74 vahşi saldırı anlamına gelir. Ancak buna rağmen Şengal’de yaşamı sürdürmeyi başardık. 74. Fermanı da gördük, nasıl bir soykırımın bize yapıldığını gördük. Ama buna karşı kendimizi savunduk. Şimdi de Rêber Apo’nun fikir ve felsefesiyle kendimizi örgütlüyoruz ve böyle bir bayramı düzenlemek bizim için çok önemlidir, manevi değeri büyüktür.”
‘Eski değerlerimizle bu kutlamaya renk vermek istedik’
Sara Botan konuşmasının devamında bayramın önemine değinerek Jineoloji Akademisi olarak katılımlarını anlattı: “Birçok bayramımız var ve hepsi doğa ve evrenle bağlantılıdır. Her bayramımız bizim için çok anlamlıdır. Çarşema Sor a Serê Nîsanê yani Yeni Yıl bayramı bizim için çok önemlidir çünkü evrenin yaratılış günü olarak kabul edilir. Jineoloji Akademisi olarak eski değerlerimizle bu kutlamaya renk vermek istedik. Amacımız kaybolmaya yüz tutmuş kültürümüzü yaşatmak ve yeni nesillere tanıtmaktır. Bugün yaşadığımız yerde kültürden uzaklaşma yaşanıyor. Buradaki kültürel ve tarihi şeylerin çoğu kadın emeğiyle yapılmıştır. Bu nedenle bu değerleri korumak ve kültürümüzü daha zengin hale getirmek istiyoruz.”
‘Irak’ta en güvenli ve en güzel yer Şengal’dir’
Sara Botan, gençlere ve kadınlara çağrı yaparak şöyle dedi: “Gençlere çağrım şudur: Kültürlerine, inançlarına ve topraklarına sahip çıksınlar. Eğer bir insan vatansız ve topraksızsa aynı zamanda kimliksizdir. Eğer Êzidî toplum olarak kültürümüzle yaşamak istiyorsak kendi toprağımızda olmalıyız. Bu yüzden örgütlenmeliyiz. Kendimizi tanımalı ve örgütlenmeliyiz. Göç eden halkımızın kendi topraklarına dönmesini istiyorum. Bizi kendi toprağımızdan başka kimse koruyamaz. Eğer biz toprağımızı korursak o da bizi korur. Böylece varlığımızı sürdürebiliriz. Şu anda Irak’ta en güvenli ve en güzel yer Şengal’dir. Bu yüzden ben de toprağıma dönmek ve bu bayramları Şengal’de birlikte kutlamak istiyorum.”
Sara Botan son olarak “Eğer bugün Şengal’de bayramlarımızı kutlayabiliyorsak bu şehitlerin emeği ve Rêber Apo’nun sayesindedir. Umuyorum ki gelecek yıl bu bayramı Rêber Apo ile birlikte kutlarız” dedi.

‘Rêber Apo sayesinde burada bayramımızı kutluyoruz’
Katılımcılardan Emşê Elî ve Rihan Xidir de Tawusê Melek ve Çarşema Sor a Serê Nîsanê bayramını kutladı. Emşê Elî şöyle dedi: “Bugün Allah’ın ve Rêber Apo’nun sayesinde buradayız ve bayramımızı kutluyoruz. Çok mutluyuz. Tüm Êzidîlerin birlik olması, Şengal Dağı’nda bir araya gelmesi ve düşmana karşı güçlü olması gerekir. Kendimizi eğitmeliyiz, öz savunmamızı güçlendirmeliyiz. YBŞ ve YJŞ’yi güçlendirmeli ve çocuklarımızın arkasında durmalıyız. 2014’ten sonra kimseye güvenimiz kalmadı, sadece kendimize güveniyoruz.”

Rihan Xidir ise duygularını “Bugün Şengal Dağı’nda, Geliyê Kersê’de, Baxçeyê Serok Apo’da bu bayramı kutluyoruz. Bu bayramı Êzidî kıyafetlerimizle kutlamak ve govend yapmak için buradayız. Belki kalbimiz kırık ama bugün Tawusê Melek günüdür” sözleri ile ifade etti.