Kwestan Ekrem: Kadınların öne çıktığı her yerde toplum değişir
Helebce eski belediye başkanı Kwestan Ekrem, kadınların siyasette ve yönetimde daha fazla yer almasının toplumsal dönüşümü hızlandırdığını belirterek, “Kadın, bulunduğu her alanda öncü olmalıdır; yeter ki kendi yeteneklerine inansın” dedi.
MİHRÊBAN SELAM
Helebce - Kadınların siyasete yeterince katılmadığı yönündeki söylem sıkça dile getirilirken, bu durum çoğu zaman kadınların değil erkek egemen zihniyetin ve siyasi partilerin tutumuyla ilişkilendiriliyor. Kadınların yönetim mekanizmalarına girememesi, onların isteksizliğiyle açıklanırken, gerçekte kadınların sistematik biçimde dışarıda bırakıldığına dikkat çekiliyor. Ayrıca kadınların idari pozisyonlara gelebilmesi için mutlaka bir parti içinde yer almaları gerektiği yönündeki anlayışın da kadınların önündeki engellerden biri olduğu vurgulanıyor.
Helebce eski belediye başkanı Kwestan Ekrem ajansımıza yaptığı değerlendirmelerde destek olmadan yalnızca deneyimin, insanı yaşamın tüm alanlarında bir konuma taşıyabildiğine işaret ederek, “Bir kadının yaşamında başarılı olması ve yetki düzeyine ulaşabilmesi için tüm aşamalardan geçmesi gerekir. Bu yetki ister siyasi olsun ister örgütsel ister idari olsun fark etmez. Eğer siyasete girmek istersek ya da istemesek bile seçim dönemlerinde tüm siyasi yapılar en yüksek oy oranını elde etmeye çalışır. Devlet kurumlarındaki en fazla idari görevler de en çok oyu alan tarafın eline geçer. Bu nedenle o tarafın kadınların yeteneklerine ne kadar inandığını bilmek gerekir” dedi.
‘Kadınlar idari alanlarda daha başarılı’
Kwestan Ekrem, kadınların öne çıktığı her yerde toplumda belirgin bir değişim yaşandığını vurgulayarak şunları söyledi: “Halepçe örneğini açıkça vermek istiyorum. Helebce il olduğunda bu kentte en fazla oy Kürdistan Yurtseverler Birliği tarafından alındı. Bu durum, yetkinin büyük ölçüde kadınlara verilmesini sağladı. Yüzde 85-90 oranında kadınlar başarılı oldu. Kadınlar erkeklerden daha başarılıdır; bu yalnızca benim sözüm değil, bir araştırmanın sonucudur. Bölge genelinde yapılan bir ankette ‘İdari alanda kadınlar mı yoksa erkekler mi daha başarılıdır?’ sorusu yöneltildi ve önemli bir oranla kadınların idari açıdan daha başarılı olduğu ortaya çıktı. Kadınlar örgütsel alanlarda ve diğer sahalarda da yer almaktadır. Bu durum, kişilerin kendi yetenek ve becerilerine bağlıdır.”
‘Kadınlar kendi yeteneklerine inanmalıdır’
Kwestan Ekrem, halen idari deneyimlerini sürdürdüğünü belirterek, kadınların öncü olmak istemeleri halinde bazı özelliklere sahip olmaları gerektiğini söyledi. Buna göre kadınların yetenekli olmaları, kendilerini geliştirme çabası içinde bulunmaları, kapasitelerini artırmaları ve kişisel gelişimlerini sürdürmeleri gerekiyor. Bir kişinin saygın olması, liderlik özellikleri taşıması, kendisini seçenlerin gözünde yetkin ve sade bir duruş sergilemesi gerektiğini vurguladı. Her ne kadar sadelik çoğu zaman insana bir bedel ödetse de, Kwestan Ekrem şöyle konuştu: “İdari yetkim olduğu dönemde sadeliğimin bedelini ödedim ve çevremle nasıl ilişki kuracağımı bu süreçte öğrendim. Çoğu zaman sadelik bir eksiklik değildir; aksine sade ve mütevazı olan insanlar büyüklük gösterir. Bir kadının üst düzey görev ve pozisyonlara ulaşabilmesi için özgüvene sahip olması, kendi yeteneklerine inanması, donanımlı ve bilgili olması gerekir. Kadın, bulunduğu her alanda öncü olmalıdır.”
‘Kadınlar siyaset ve partiler içinde olmasalar bile her zaman öncü olabilir’
Konuşmasının sonunda Kwestan Ekrem şunları söyledi: “Çoğu zaman yetenekli kişiler, parti desteği olmadığında öne çıkmakta zorlanır. Parti desteği yoksa iktidar mekanizmalarına ulaşmak kolay değildir. İktidara gelmek isteyen partiler genellikle kendi kadrolarını öne çıkarır. Ancak yetenekli kişiler bağımsız ve tarafsız da olabilir. Örneğin daha önce partilerde yer almış, şimdi ise bağımsız biçimde örgütsel alanda çalışan çok sayıda kadın var. Bu kadınlar tüm alanlarda kadınları ve çevreyi savunuyor, bu alanda kendilerini var ediyor ve liderlik yapabiliyor. Başarılı olmak için mutlaka bir parti içinde olmak şart değildir; önemli olan bireysel kapasitenin güçlü olmasıdır. Yeterli yetkinliğe sahip olan kişiler seçilebilir ve kendi güçleriyle öne çıkabilir. Herhangi bir siyasi yapıya bağlı olmadan da başarılı olan pek çok örnek bulunmaktadır.”