Yerinden edilen Fexriya Hisên: Yıkılan evimi ‘R’ harfinden tanıdım
Yedi yıl sonra evinin yıkımını belgelenmiş fotoğraf ve videolarda gören Serêkaniyê’nin Hiwêşa köyünden Fexriya Hisên, “Evimi, yıkılmadan önce duvarına yazılmış R harfinden tanıdım” derken yaşadığı acıyı dile getirdi.
SORGUL ŞÊXO
Til Temir- Türk devleti ve bağlı çetelerinin 2019 yılındaki saldırıları sonucunda Serêkaniyê ve Girê Spî’de 150 binden fazla aile yerlerinden edildi. Aradan geçen 7 yıl boyunca yerinden edilenler, hala kendi topraklarına dönme umudunu korurken, kayıp, yıkım, endişe ve hüzün yaşasalar da bu umutları diri kaldı. 29 Ocak’ta QSD ile Şam arasında imzalanan anlaşma, Serêkaniyê ve Girê Spî halkının güvenli geri dönüşünü öngörürken, bu yönlü çalışmalar devam ediyor. Göçmenler, yerlerinden edilmelerin acısını hala taşırken, köylerine geri döndüklerinde yıkıntılar ve harap olmuş evler onları karşılıyor.
Fexriya Hisên, Serêkaniyê ve Til Temir arasındaki Hiwêşa köyünden bir göçmen olarak, yaşadığı korku ve kaygıyı ajansımıza anlattı. Köyüne geri döndüğünde evinin yıkıldığını fotoğraf ve görüntülerle belgelediğini belirten Fexriya Hisên, güvenli bir dönüş için taleplerini yetkililere iletti. Yedi yıldır mülteci hayatı sürdüğünü ve bu süre boyunca evini ve köyünü bir kez bile göremediğini aktaran Fexriya Hisên, “Evimize yaklaşamadık, toprağımızı göremedik. Ama en zor olan, evimizi nasıl terk ettiğimizi ve yıkık dökük halini gördüğümüzde yaşadığımız şoktu. Çünkü birçok değerli kişi, köylerini özlemle anarken vefat etti. Diğer göçmenler gibi köyümüze dönme konusunda büyük endişeler taşıyoruz. Hala tehlike var, güvenlik sağlanmadı, köylerimiz hala dolu. Bu yüzden geri dönmek çok zor. Yollar açılmadan ve güvenlik sağlanmadan dönüş mümkün olmayacak” ifadelerinde bulundu.

‘Dönüşümüz de toplu ve güvence altında olmalıdır’
QSD ve Şam’ın Serêkaniyêli yerlerinden edilenlerin geri dönüş çalışmalarını hızlandırmalarını isteyen Fexriya Hisên, “Nasıl ki toplu olarak yerimizden edildiysek, dönüşümüz de toplu ve güvence altında olmalıdır. Haklarımız ihlal edilmemelidir. Güvenlik sağlanmadıkça kendi başımıza geri dönemeyiz. Yedi yıldır onurlu ve güvenli bir yaşamla geri dönmeye çalışıyoruz” sözlerine dikkat çekti. Tüm tarım ekipmanlarının, su soğutucularının, su jeneratörlerinin ve elektriğin çalındığını söyleyen Fexriya Hisên, geriye sadece bir avuç toprağın kaldığını kaydetti.
‘Hayatımızı da burada tamamlamak istiyoruz’
Fexriya Hisên, köyüne geri döndükten sonra yapacaklarını anlatarak, “Tekrar tavuk ve keçilerimizi besleyeceğiz, köyümüzü eski haline getireceğiz. 50 yılımızı burada geçirdik, kalan hayatımızı da burada tamamlamak istiyoruz. Evlerimiz kapı ve penceresiz kaldı ve mülk sahiplerinin geri dönüşünü bekliyor. Yüz yılda geçse bir gün geri döneceğimize inanıyorum, bu zaman alabilir ama o gün gelecek. Göçten sonra doğan çocuklara köye dönüşte soracakları soruları yanıtlamalıyız. Çünkü köyü anlattığımızda çocuklar çok şaşırıyor” sözlerine yer verdi.
Yedi yıl sonra evinin yıkımını belgelenmiş fotoğraf ve videolarda gören Fexriya Hisên, yıkılmış evini göç öncesi duvara yazılmış “R” harfiyle tanıdığını belirterek, "Bütün evler birbirine karışmış, kapı ve pencereler yok, her şey yıkık" dedi.