Afganistanlı kadından İranlı kadınlara: Özgürlük, öz güce dayanır

Afganistanlı aktivist Mina Bahram, savaş ve dış müdahalelerin acı deneyimine dikkat çekerek İran için uyarıda bulundu; zulümden kurtuluşun ancak kadınların sürekli mücadelesiyle mümkün olduğunu vurguladı.

Kabil - Afganistanlı insan hakları aktivisti Mina Bahram, tüm hayatını kadın hakları alanında mücadele ederek geçirdi. Mina Bahram, kadınların güçlenmesi için farklı şehirlerde atölye çalışmaları düzenledi.

Mina Bahram, Orta Doğu’daki gelişmelere işaret ederek, özellikle ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını, 2001'deki ABD ve NATO'nun Afganistan'a yönelik saldırısıyla karşılaştırdı. Mina Bahram, “Kırk yılı aşkın süredir savaş ve güvensizlik yaşayan bir ülkedeyim. Bugün ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırıları haberini duyduğumda, geçmiş yılların acı hatıraları aklıma geliyor. Benim ve birçok Afgan için savaş, sadece siyasi bir olay veya medyada çıkan bir haber değil, gerçek bir deneyim ve can kaybı korkusudur” dedi.

Afganistan’a yönelik saldırı: Halk kendini savaşın ortasında buldu

Kadın aktivist sözlerini şöyle sürdürdü: “2001 yılında ABD ve NATO güçleri Afganistan'ı işgal ettiğinde, birçok insan bu savaşın şiddetin sonu ve Afganistan için yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini düşünmüştü. O zamanlar amacın terörizmle mücadele etmek, güvenliği sağlamak ve hakları güvence altına almak olduğu söyleniyordu. Ancak pratikte bu, sıradan insanların hayatında yeni bir çatışma ve güvensizlik döneminin başlangıcı anlamına geliyordu. İşgalin ilk aylarında Afganistan'daki birçok şehir ve köy bombalamalara ve askeri operasyonlara tanık oldu. Siyaset veya savaşta hiçbir rolü olmayan sıradan insanlar, kendilerini birdenbire savaşın ateşinin ortasında buldular.”

Mina Bahram, Amerikan saldırısıyla ilgili şunları söyledi: "7 Ekim 2001 akşamı saat yedide Kabil'deki ilk saldırının gerçekleştiği geceyi hatırlıyorum. Bir Taliban askeri üssündeydi, ancak orada kendisini ve ailesini geçindirmek için cüzi bir maaşla çalışan tek bir muhafız vardı. Ondan sonra saldırılar yoğunlaştı. Bir hafta içinde Taliban tüm illerden temizlendi."

‘İran bana Kabil’i hatırlattı’

Mina Bahram, baskıcı güçlerden kurtulmanın halkta heyecan yarattığını ancak dış güçler gerçekliğinin kısa sürede kendini gösterdiğini belirterek, İran’dan gelen görüntüleri hatırlattı: “İran'da internet kesik olsa da, saldırılardan sonra bazı insanların dans edip yürüyüş yaptığını gösteren videolar sosyal medyada yayınlandı. Elbette birçok kişi de dehşete kapılmış durumda. Taliban'ın Kabil'den kaçtığı günü hatırladım. Gençler yollarda müzik çalıyordu ve herkes dans edip yürüyordu. Öte yandan, Kabil'in kuzey kapısından yedi cihatçı parti Kabil'e giriyordu ve insanlar, özellikle kadınlar, dehşete kapılmıştı. Çünkü beş yıllık kanlı yönetimlerini ve ihanetlerini hatırlıyorlardı. Kabil'in yıkıntıları ve tecavüz, cinayet ve katliamların derin yaraları hala oradaydı.”

ABD’nin Afganistan’a müdahalesinde bazı yanılgıların oluştuğunu sözlerine ekleyen Mina Bahram, “Ne yazık ki, Taliban rejiminin çöküşünden önce, Afganistan'daki demokratlar ve özgürlük yanlısı insanlar bile BM barış güçlerinin konuşlandırılmasını krizin tek çözümü olarak görüyordu. Şimdi bile, İran'da bazı kişilerden mollaların cani hükümetinin sonunu Amerikan saldırısı olarak gördüklerini duyuyorum. Ancak bu insanların cesaretlerini ve kendilerine ve milletlerine karşı sorumluluklarını unuttuklarını söylemek gerekir, çünkü tüm bu sefaletlerden kurtulmanın tek yolu sürekli mücadeledir, hepsi bu” diye belirtti.

‘Zulümden kurtuluşun tek yolu kadınların sürekli mücadelesi’

Mina Bahram, ABD ve müttefiklerinin yirmi yıllık varlığını yaşamış bir Afganistanlı kadın olarak, Afganistan'ın her yıl dünyanın en yozlaşmış ülkeleri listesinin başında nasıl yer aldığını ifade ederek, “ Taliban'ın köyleri ve bölgeleri gün geçtikçe nasıl ele geçirdiğini ve binlerce başka yolu gördüm; nihayetinde, bir gecede kukla yönetimleri yıkıldı ve Taliban bir kez daha halkımızın sırtına bindi” şeklinde konuştu.

Mina Bahram, benzer kaderi İran’ın da yaşayabileceği uyarısında bulunarak, “Afgan bir kadın olarak, İran'ın tüm bilinçli güçlerine, özellikle de kadınlarına bir kez daha sesleniyorum: Bu durumdan kurtulmak için sorumluluk hâlâ sizin omuzlarınızda; sizler ki her zaman cesurca durdunuz ve canlarınız pahasına mücadele etmeye devam ettiniz. Bugün de eminim ki sizler mücadeleye devam edeceksiniz. Zulümden kurtuluşun tek yolu kadınların sürekli mücadelesi” dedi.