Kadın dayanışmasıyla kurulan emek
Mêrdîn Qoser’de kendi imkânlarıyla Demsal Gözleme Evi’ni açan Menira Aksoy ve Enise Esentekin, ekonomik krize rağmen dayanışmayla üreterek kadınların kendi ayakları üzerinde durması çağrısı yapıyor.
EKİN STÊRK
Mêrdîn – Mêrdîn’in Qoser(Kızıltepe) ilçesinde kendi imkânlarıyla Demsal Gözleme Evi’ni açan Menira Aksoy ve Enise Esentekin, ekonomik zorluklara rağmen emekleriyle ayakta duruyor. Sabahın erken saatlerinden akşama kadar üretim yapan kadınlar, “Kadın emeği her zaman görülsün, kadınlar kendi ayaklarının üzerinde dursun” diyerek dayanışmanın ve ekonomik özgürlüğün önemine dikkat çekti.
Kadın emeği, tarih boyunca toplumsal yaşamın her alanında var olmasına rağmen çoğu zaman görünmez kılındı. Ev içinden üretime, tarladan atölyelere kadar yaşamın her alanında emek veren kadınlar, ekonomik ve toplumsal eşitsizliklere rağmen üretmeye devam ediyor. Kendi emeğiyle yaşamını kurmaya çalışan kadınlar, ekonomik özgürlüklerini kazanmak ve erkek egemen sisteme karşı kendi ayakları üzerinde durabilmek için mücadele ediyor.
Mêrdîn’in Qoser (Kızıltepe) ilçesinde de kendi imkânlarıyla Demsal Gözleme Evi dükkânı açan kadınlar, emekleriyle ekonomik yaşamda yer edinmeye çalışıyor. Üretimin her aşamasında söz sahibi olan kadınlar, karşılaştıkları zorluklara rağmen kendi işlerini yürüterek kadın emeğinin ve dayanışmasının örneğini ortaya koyuyor.
Hamur yoğurmaktan gözleme hazırlamaya, pişirmekten siparişleri yetiştirmeye kadar işin bütün aşamalarını üstlenen kadınlar, ekonomik zorluklara rağmen üretimden vazgeçmiyor. Kadın emeğinin görünür olması ve kadınların kendi kazançlarını elde ederek ekonomik özgürlüklerini sağlaması gerektiğini belirten kadınlar, dayanışmayla kendi işlerini yürütüyor.
‘Kendi ayaklarımızın üzerinde duruyoruz’

Daha önce köy yaşamında tarım ve ev işleriyle uğraştığını, 10 yıl önce Qoser’e yerleştiğini anlatan Menira Aksoy, bir süre evde çocuklarıyla ilgilendikten sonra kendi işini kurmaya karar verdiğini söyledi. İki yıldır arkadaşı Enise Esentekin ile birlikte gözleme yaptıklarını belirten Menira Aksoy, “Evde yalnız kaldığımda sıkılıyordum. Ben de ne yapabilirim diye düşündüm. Sonra bu işi yapmak aklıma geldi. İki yıldır bu işi yapıyorum. Arkadaşımla birlikte burayı açma fikri ikimizden çıktı. Bu işi yapmak bizim için iyi oldu. Çünkü kendi ayaklarımızın üzerinde duruyoruz” dedi.
İlk olarak mahallede küçük bir iş yeri açtıklarını ve burada dört ay çalıştıklarını aktaran Menira Aksoy, koşulların yetersizliği nedeniyle daha büyük bir yere geçtiklerini ifade etti. İlk iş yerlerinde elektrik ve suyun bulunmadığını belirten Menira Aksoy, “Yaptığımız işten insanlar memnundu. Bundan dolayı biraz daha büyük bir yer tutmaya karar verdik. İki yıldır burada kendi işimizi yapıyoruz. Gözleme çok güzel ve lezzetli bir yemek. İnsanlar da çok seviyor. Bizim tarihi bir yemeğimiz. Eskiden sık sık yapılırdı. Bazen kadınların işleri oluyor, bize sipariş veriyorlar, biz de onlar için hazırlıyoruz” diye konuştu.
‘Kadınlar kendi kazancını kendisi elde etsin’
Arkadaşı Enise Esentekin ile geçmişlerinin köy yaşamına dayandığını anlatan Menira Aksoy, gözleme yapmayı da onun yanında öğrendiğini belirtti. Yıllardır süren arkadaşlıklarının bugün ortak bir emek alanına dönüştüğünü söyleyen Menira Aksoy, kadınların ekonomik özgürlüğüne dikkat çekerek şunları söyledi: “Arkadaşımla çok eskiden beri birbirimizi tanıyoruz. Koyunlarımız vardı, onların köylerine koçerliğe giderdik. Orada birbirimizi tanıdık. Onların köyü Qerejdax tarafında, benim köyüm Dêrîk tarafındaydı. Koyunlarımız olduğu için sürekli gidip geliyorduk. Onlar gözleme yapardı, ben de yanlarında öğrendim. Daha sonra onlar bizim köye taşındı. 20 yıl orada kaldılar. Ardından merkeze geldik ve 5-6 yıl aynı apartmanda yaşadık. Bu iş yerini açma fikri de ikimizden çıktı.”
Kadınların kendi işlerini kurabilmesinin önemine işaret eden Menira Aksoy, geçmişte kadınların çalışmasının ayıplandığını ve çalışmalarına izin verilmediğini belirterek, “Kadınlar kendi işini ve kazancını kendisi elde etsin istiyoruz. Bu nedenle bu iş yerini açtık. Eskiden kadınların çalışmasını ayıp olarak görürlerdi ve çalışmamıza izin vermezlerdi. Ama şimdi öyle değil. Artık her kadın kendi ayaklarının üzerinde duruyor” ifadelerini kullandı.
‘Ekonomik kriz belimizi kırdı’
Günlük çalışma koşullarını anlatan Menira Aksoy, gözleme yapımının zahmetli bir iş olduğunu ancak severek yaptıkları için zorluklara katlandıklarını belirterek, “Sürekli hamur açmak, pişirmek ve malzemeleri hazırlamak zahmetli. Ama biz işimizi severek yapıyoruz. Yazın sıcağında klima açamadan akşama kadar çalıştığımız zamanlar oldu. Bu işin de zorlukları var ama sevdiğinde zorluklar gözüne gelmiyor” dedi.
Artan hayat pahalılığının geçimlerini zorlaştırdığını vurgulayan Menira Aksoy, kirada yaşadığını ve çocuklarının eğitim giderlerini de karşılamaya çalıştığını belirtti. İş yeri kirasının yanı sıra temel malzemelerin fiyatlarındaki artışın da kendilerini etkilediğini dile getiren Menira Aksoy, “Ekonomik krizden kaynaklı geçimimizi sağlamakta zorlanıyoruz. Ben kiralık bir evde kalıyorum, öğrencilerim var. Bu işle geçimimi sağlamaya çalışıyorum. Her şey çok pahalı. Hiçbir şeyi doğru dürüst alamıyorsun. Yağından kıymasına, maydanozundan ununa ve elektriğine kadar her şey çok pahalı. Bunları almakta çoğu zaman zorluk yaşıyoruz. Ekonomik kriz belimizi kırdı adeta. Gittikçe her şey daha da pahalı oluyor. Bu işle idare etmeye çalışıyoruz” diye konuştu.
Hazırladıkları gözlemelere ilçenin yanı sıra şehir dışından da talep olduğunu belirten Menira Aksoy, siparişleri müşterilerine ulaştırdıklarını ifade ederek kadın emeğinin görünür olması çağrısında bulundu.
‘Kadınlar kendi ayaklarının üzerinde dursun’
Enise Esentekin de çalışma koşullarının ve ekonomik sıkıntıların kendilerini zorladığını belirterek; “Arkadaşımla bir şekilde burayı ortak olarak açtık. İkimiz de bu işi severek yapıyoruz. Ne kadar zorlu ve zahmetli olsa da seviyoruz. İki yıldır burada bu işi yapıyoruz. Her zaman birbirimize yardım ediyoruz. Bu işin zahmeti çok fazla. Sabahtan akşama kadar burada çalışıyoruz” dedi.
Evlerinin ve iş yerlerinin kiralık olduğunu belirten Enise Esentekin, geçim sıkıntısına dikkat çekerek, “Geçim noktasında biraz zorluk çekiyoruz. Geçimimizi zar zor sağlıyoruz. Hem buranın hem de evlerimizin faturaları ve kiraları bizi zorluyor” ifadelerini kullandı.
‘Kuşaktan kuşağa bir gelenektir’
Gözleme yapmanın kendileri için yalnızca bir geçim kaynağı olmadığını, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan bir gelenek olduğunu söyleyen Enise Esentekin, kadın emeğinin görünür olması gerektiğini vurgulayarak, “Bu işi çok sevdiğimiz için yapıyoruz. Bizim için bir gelenek haline geldi. Daha önce başka bir yerde çalışıyorduk. Orayı kapattıktan sonra burayı açtık. İki yıldır burada çalışıyoruz. Kadın emeği her zaman görülsün. Kadınlar her zaman kendi ayaklarının üzerinde dursun istiyoruz” diye konuştu.