Dikiş makinesinden kültürel mirasa uzanan yol: Kafiye Ahmed’in hikayesi

Koye’de çocukluk yıllarında öğrendiği dikişi mesleğe dönüştürerek geleneksel Kürt kıyafetleri ve aksesuarları üreten Kafiye Ahmed, hem Kürt kültürünün özgün değerlerini yaşatıyor hem de kadınlara kendi yeteneklerini keşfetmeleri çağrısında bulunuyor.

ŞİYA KOYİ

Koye- Yaşamın zorluklarına rağmen mücadeleden vazgeçmeyen birçok kadın, emekleriyle hem kendi yaşamlarını değiştiriyor hem de topluma ilham oluyor. Federal Kürdistan'ın Hewlêr kentine bağlı Koye ilçesinde yaşayan Kafiye Ahmed de yıllardır sürdürdüğü dikiş ve tasarım çalışmalarıyla Kürt kültürünün özgün değerlerini yaşatan kadınlardan biri.

1976 yılında Koye'de dünyaya gelen Kafiye Ahmed, başarılı bir öğrenci olmasına rağmen ekonomik ve sosyal koşullar nedeniyle eğitimini ilkokuldan sonra sürdüremedi. Ancak bu durum onu hayallerinden vazgeçirmedi. Kürt kıyafetlerinin dikimi ve tasarımı ile geleneksel kıyafetlere yönelik aksesuar üretimindeki yeteneğini keşfeden Kafiye Ahmed, yıllar içinde bu alanda kendini geliştirerek meslek sahibi oldu. Kafiye Ahmed, bugün hem geçimini sağlıyor hem de geleneksel Kürt kıyafetlerinin özgün çizgilerini koruyarak kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sunuyor.

‘İlk öğretmenim annem oldu’

Mesleğe adım atış hikayesini anlatan Kafiye Ahmed, dikişle tanışmasının çocukluk yıllarına dayandığını belirterek, “Çocukluğumdan beri el işlerine ve dikişe ilgi duyuyordum. Rahmetli annemin bir dikiş makinesi vardı. Zaman zaman onun yanında dikiş dikiyor, ondan öğreniyordum. Bu nedenle ilk öğretmenim annem oldu” dedi.

Hayalini gerçekleştirdi

Dikişe olan ilgisinin zamanla bir mesleğe dönüştüğünü ifade eden Kafiye Ahmed, “İlk yıllarda evde çalışıyordum. Ev işleri ve çocukların bakımının yanı sıra yaklaşık 15 yıl boyunca dikiş ve tasarım yaptım. Ancak en büyük hayalim kendime ait bir dükkan açmaktı. Dört yıl önce bu hayalimi gerçekleştirdim. Evime yakın bir yerde açtığım dükkanda hem işimi sürdürüyor hem de ailemle ilgilenebiliyorum” diye konuştu.

‘İşim hayatımın ayrılmaz bir parçası’

İşine büyük bir tutkuyla bağlı olduğunu dile getiren Kafiye Ahmed, “Her gün bir an önce dükkanıma gitmek istiyorum. İşim artık hayatımın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Tasarladığım kıyafetlerin, şapkaların ve aksesuarların sergilerde yer alması beni mutlu ediyor. Ürettiğim şapka ve diğer parçalar geleneksel Kürt kültürünün özgün çizgilerini taşıyor. Bu nedenle ürünlerime yoğun ilgi gösteriliyor” ifadelerinde bulundu.

Herkesin kendine özgü bir yeteneği olduğunu ve bunun mutlaka keşfedilmesi gerektiğini vurgulayan Kafiye Ahmed, “Bu işe başladığımda birçok kişi beni vazgeçirmeye çalıştı. Bana sürekli ‘Kendini neden yoruyorsun, buna ihtiyacın yok’ diyorlardı. Ancak ben yeteneğime ve yapmak istediklerime inandım. Ortaya çıkardığım işlerin beğenilmesi bana büyük mutluluk veriyor. Müşterilerimle iyi ilişkiler kurmaya, işleri zamanında teslim etmeye özen gösteriyorum. Verdiğim sözü tutmadan hiçbir müşterimi göndermem” sözlerine dikkat çekti.

‘Kadınlar ailelerine bağımlı yaşamamalı’

Kadınların ekonomik ve sosyal yaşamda daha aktif rol alması gerektiğini vurgulayan Kafiye Ahmed, çalışmanın kadınlar için bir zorunluluktan öte, özgüven ve kişilik kazandıran bir değer olduğunu kaydetti. Kafiye Ahmed, “Çalışmak ayıp değil, aksine gurur verici bir şeydir. Kadınlar yalnızca ailelerine bağımlı yaşamamalı. İnsan ürettikçe kendini kanıtlıyor ve varlığını hissettiriyor. Ayrıca çalışmak, yeni insanlarla tanışmayı ve farklı fikirlerle buluşmayı sağlıyor. Bugüne kadar birçok kadına hiçbir ücret almadan dikiş öğrettim. Aslında en büyük hayalim hemşire olmaktı, ancak yaşam koşulları eğitimime devam etmeme izin vermedi” dedi.

‘Memnuniyet bütün yorgunluğumu unutturuyor’

Kürt kıyafetleri konusunda yıllara dayanan deneyime sahip olan Kafiye Ahmed, çalışmalarında geleneksel çizgileri korumaya özen gösterdiğini söyledi. Son yıllarda insanların yeniden özgün Kürt kültürüne yöneldiğini belirten Kafiye Ahmed, “Bugün hala geleneksel Kürt tarzında dikiş yapıyorum. Bir dönem Kürt kıyafetleri farklı biçimlerde değişime uğradı, ancak son yıllarda insanlar yeniden kültürlerinin özgün değerlerine dönmeye başladı. Bana göre kendi geleneksel kıyafetlerimiz çok daha güzel. Kıyafetlerin yanı sıra müşterilerin taleplerine göre aksesuarlar da tasarlıyorum. Yaptığım işlerin beğenilmesi ve müşterilerimin memnuniyeti bütün yorgunluğumu unutturuyor” şeklinde konuştu.

Dikiş işinin fiziksel olarak yorucu olduğunu ifade eden Kafiye Ahmed, “Omuzlarınız, sırtınız ve bacaklarınız yoruluyor. Ancak ortaya güzel bir iş çıkardığınızda bütün yorgunluk geçiyor. Bu nedenle kadınlara çağrım; sahip oldukları yetenekleri keşfetmeleri ve geliştirmeleridir. Herkes yalnızca bir işe atanmayı beklememeli, kendi becerileriyle üretmenin yollarını aramalıdır” diye kaydetti.