Çevre kirliliğine karşı duyarlılık çağrısı: Doğayı çöple gölgelemeyin

Yağışlarla yeniden canlanan Kürdistan’ın doğal alanları turist akınına uğrarken, artan kirlilik endişe yaratıyor. Kadınlar, “Çevreye karşı bilinçli olmalıyız” diyerek herkesi sorumluluk almaya ve çevreyi korumaya çağırıyor.

ŞİYA KOYİ

Koye – Bu yıl bol yağışın ardından kaynaklar, nehirler ve şelaleler yeniden hayat buldu; Kürdistan’ın doğal alanları baharla birlikte ziyaretçilerin akınına uğradı. Ancak artan insan hareketliliği, beraberinde ciddi bir çevre sorununu da getirdi. Plastik atıklar, cam şişeler ve piknik sonrası bırakılan çöpler, doğanın sunduğu eşsiz manzarayı gölgeliyor. Kadınlar ise çevre bilincinin artırılması ve herkesin bireysel sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayarak, doğal alanların korunması için ortak duyarlılık çağrısı yapıyor.

Kadınlar, halkın daha bilinçli olması, herkesin sorumluluk hissetmesi ve çevreyi kendi evi gibi görmesi gerektiğini vurguluyor.

‘Herkesi çevreyi korumaya çağırıyorum’

Çevreyi korumanın sorumluluk ve bilinç gerektirdiğini söyleyen öğretmen Şehîn İbrahim, özellikle plastik maddeler ve çöpler konusunda uyarıda bulunarak şunları söyledi:

“Şükürler olsun ki bu yıl bol yağmur yağdı; bu da doğanın güzelleşmesine, şelalelerin ve kaynakların yeniden canlanmasına vesile oldu. Bu manzaralar beni çok mutlu ediyor. Bu yüzden insanların bu güzel çevreyi koruması ve kirletmemesi gerekiyor. Dışarı çıktıklarında çöplerini yanlarında geri götürmeliler. Turistlerden özellikle rica ediyorum; çöp atmasınlar. Özellikle plastik maddeler ve kutular doğaya atılmamalı, çünkü bunların çözünmesi yıllar alıyor ve çevreye zarar veriyor. Bu nedenle herkesi çevreyi korumaya çağırıyorum. Hepimiz kendi çevremizi sevmeli ve bilinçli olmalıyız.

Biz dağ yürüyüşüne çıkan bir kadın grubu olarak buraya geldik ve kullandığımız tüm eşyaları toplayıp geri götürüyoruz. Ben şahsen sırt çantamda plastik olan atıkları biriktirdim; doğada çözünebilenleri ise toprağa zarar vermeyecek şekilde bırakıyoruz. Bizden sonra gelen turistlere kirli bir çevre bırakmak istemiyoruz. Son olarak şunu söylemek istiyorum: Hepimiz sorumluluk hissedelim ve çevremizi temiz tutalım.”

‘Kürdistan’ın doğasını çok seviyorum’

Öğretmen olan Rêzan Bekir ise, ailesiyle birlikte geziye çıktığını ve suların yeniden canlanmasından büyük mutluluk duyduğunu belirterek, duygularını şöyle dile getirdi: “Ne kadar etkileyici bir doğaya sahip olduğumuzu anlatmak mümkün değil. Ne kadar çabalasam da bu yerin güzelliği ve huzuru karşısındaki hislerimi ifade edemiyorum. Burada nehirlerin ve kaynakların sesini duyduğunuzda hayat yeniden başlıyor. Kürdistan’ın doğasını çok seviyorum. Dünyanın hiçbir yerinde bunun benzeri olduğuna inanmıyorum; çünkü benim için çok kıymetli. Şimdi bahar ve birçok insan doğaya çıkıyor. Eğer herkes bir şişe bile atsa bu felaket olur; çevreyi mahveder. Bu güzel doğayı insan eliyle yok etmek gerçekten üzücü. Herkes kendi düzeyinde sorumludur ve çevreyi korumalıdır.”

‘Hepimiz kendi çevremizde farkındalık yaratmalıyız’

Rêzan Bekir, gördüğü bir manzara karşısında duyduğu üzüntüyü de paylaştı: “Telefonum yanımda değildi, fotoğraf çekemedim. Bir aile pikniğe gelmişti; yedikleri her şeyi olduğu gibi bırakıp gitmişlerdi. Bu güzel doğayı böyle kirletmek gerçekten çok üzücü. Çevreyi kirleten birini görürsem fotoğrafını çekip paylaşırım ki insanlar bilinçlensin. Hepimiz kendi çevremizde farkındalık yaratmalıyız. Ben şahsen başkalarının attığı çöpleri bile toplamaya hazırım. Bir diğer önemli konu da tek kullanımlık piknik malzemeleri; tabak, bardak ve örtüler hem çevreye hem ekonomiye hem de sağlığımıza zarar veriyor. Bizim geldiğimiz yerde, şelale ve nehir kenarında, ne kadar çok plastik biriktiği açıkça görülüyor. Plastiğin doğada çözünmesi için 700 yıl gerekiyor ve bu süreçte çevreye büyük zarar veriyor.”