Taiz halkı su ve yakıt krizinin gölgesinde

Taiz’de kapatılan yollar ve derinleşen yakıt-su krizi, günlük yaşamı kilitledi. Mutfak tüpünden tıbbi malzemeye kadar en temel ihtiyaçlara erişemeyen halk, insani krizin bir an önce sona erdirilmesini bekliyor.

Yemen – Yemen’in güneybatısındaki Taiz kentinde yaşayan kadınlar ve çocuklar, ateşkesin ihlal edilmesi, saldırıların yeniden başlaması ve kuşatmanın ağırlaştırılmasının sonuçlarından doğrudan etkileniyor. Çatışmalar öncesindeki yaşamdan oldukça farklı bir gerçekle karşı karşıya kalan kent sakinleri için bir mutfak tüpü bulmak ya da saatlerce uzun kuyruklarda bekledikten sonra bir miktar su temin etmek günlük bir mücadeleye dönüşmüş durumda. Bu koşullar ailelerin yükünü ağırlaştırırken çocukların oyun zamanlarını ellerinden alıyor ve doğal bir çocukluk yaşamalarını engelliyor.

Uluslararası Göç Örgütü’ne göre, son dönemdeki askeri tırmanış ve ardından yaşanan çatışmalar Taiz’de temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarında ciddi artışa yol açtı. Kent çevresindeki bölgelere ulaşan yolların kesilmesi nedeniyle temel ürünlerin maliyeti üç ila beş katına çıktı. Bu durum, birçok ailenin en temel gıda ürünlerini dahi karşılayamamasına neden oldu.

Husilerin Taiz kentine uyguladığı kuşatma, yüz binlerce kişinin yaşam koşullarını daha da ağırlaştırdı. Temel ihtiyaç maddelerinin fiyatları olağan seviyelerinin beş katına kadar yükselirken kente ulaşan yollar kapalı tutuluyor. İnsani yardımların ulaştırılması için güvenli bir koridor açılmasına yönelik girişimler sonuçsuz kalırken, ülkenin batı ve güneyindeki çatışma bölgelerinden göç dalgası da büyüyor.

Kuşatmanın günlük yaşama etkileri

Taiz Time internet sitesinin muhabiri Reem el-Esuri, Taiz’e uygulanan kuşatmanın yalnızca yolların kapatılması ya da petrol ürünlerinin azalmasıyla sınırlı olmadığını, kent sakinlerinin günlük yaşamının her alanına yayıldığını söyledi. Reem el-Esuri, insanların temel ihtiyaçlarını karşılamakta giderek daha fazla zorluk yaşadığını ve yaşanan sıkıntıların artık her ailenin günlük yaşamının bir parçası haline geldiğini belirtti.

Birçok ailenin mutfak tüpü temin edemediğini aktaran Reem el-Esuri, bu nedenle insanların odun arayışına girdiğini ve yemek pişirmek için alternatif yöntemlere başvurduğunu ifade etti. Yakıt bulmanın zorlaşması ve yaşam maliyetinin yükselmesiyle birlikte ev işlerini ve aile bireylerinin yemek ihtiyacını karşılamakla sorumlu olan kadınların yükünün daha da arttığını kaydeden Reem el-Esuri, tüm bunların kısıtlı imkânlarla yapılmaya çalışıldığını vurguladı.

Sıkıntıların yalnızca gaz kriziyle sınırlı olmadığını belirten Reem el-Esuri; " Ulaşım maliyetleri yükseldi, hastanelere ve sağlık merkezlerine erişim zorlaştı. Aileler su temin etmek ve günlük ihtiyaçlarını satın almak için büyük güçlüklerle karşılaşıyor. Kuşatma su, sağlık, eğitim ve ulaşım dahil tüm sektörleri etkiliyor. Yakıt eksikliği yalnızca insanların hareketliliğini kısıtlamakla kalmıyor, aynı zamanda kent sakinlerinin günlük yaşamlarında ihtiyaç duyduğu temel hizmetleri de aksatıyor" dedi.

Taiz halkının yaşadığı sıkıntıların dünyaya duyurulması ve kentteki ağır insani koşullara dikkat çekilmesi çağrısında bulunan Reem el-Esuri, insanların yaşadığı bu zorlukların alışılmış ve olağan bir durum gibi görülmemesi gerektiğini vurguladı.

Kuşatmanın yalnızca yolların kapatılması anlamına gelmediğini kaydeden Reem el- Esuri, bunun günlük yaşamı durma noktasına getirdiğini ve insanların hayallerini ertelemek zorunda bıraktığını ifade etti. Reem el- Esuri, yaşananlardan hiçbir sorumluluğu olmayan ailelerin ağır yükler altında bırakıldığını dile getirdi.

Su krizi çocukları da etkiliyor

Taiz sakini İhlas Emin ise ağır yaşam koşullarına rağmen kent halkının direncini koruduğunu belirterek kuşatmanın çocuklardan yaşlılara kadar her yaş grubunu etkilediğini söyledi. Emin, kent sakinlerinin başta mutfak tüpü ve su olmak üzere yaşamın en temel ihtiyaçlarına ulaşmakta giderek daha fazla zorlandığını kaydetti.

Gaz krizine değinen İhlas Emin, şunları söyledi: "Çatışmalar öncesine kıyasla mutfak tüpü temin etmek son derece güçleşti. İnsanlar bir tüp alabilmek umuduyla saatlerce uzun kuyruklarda bekliyor ancak yeterli miktarda gaz bulunmadığı için bazen elleri boş şekilde evlerine dönmek zorunda kalıyorlar. Su krizi çocukların yaşamını da etkiliyor; çocuklar oyun oynamak ve günlük etkinliklerini sürdürmek yerine su alabilmek için uzun süre kuyruklarda bekliyor. Bu durum çocukları çocukluklarının bir bölümünden mahrum bırakıyor ve yaşlarının ötesinde sorumluluklarla karşı karşıya getiriyor."

Sağlık merkezlerinde malzeme sıkıntısı

İhlas Emin, kuşatmanın etkilerinin evler ve pazarlarla sınırlı kalmadığını, sağlık merkezlerinin de bu koşullardan etkilendiğini belirtti. Sağlık çalışanlarının oksijen ve tıbbi malzeme temininde güçlük yaşadığını aktaran İhlas Emin; su ve ilaç eksikliğinin de hastaların, özellikle sürekli bakım ve tedaviye ihtiyaç duyanların, yaşadığı sıkıntıları artırdığını söyledi.

Bu ihtiyaçların karşılanamamasının hastaları ve sağlık çalışanlarını ek zorluklarla karşı karşıya bıraktığını belirten İhlas Emin, "Hastanelerin sağlık hizmetlerini sürdürebilmesi için tıbbi malzeme akışının devam etmesi ve yakıtın temin edilmesi gerekiyor. Kadınlar krizin sonuçlarını ağır biçimde yaşıyor; özellikle mutfak tüpü bulamayan bazı kadınlar yemek pişirmek için odun kullanmak zorunda kalıyor. Geleneksel yöntemlerle yemek hazırlamak çok zor ve kadınlar dumana maruz kalıyor. Yaşam koşulları giderek ağırlaşıyor" ifadelerini kullandı.

Kuşatmanın kadınlardan çocuklara, yaşlılardan hastalara kadar herkesi etkilediğini kaydeden İhlas Emin, hem evlerde hem de hastanelerde yaşanan bu koşulların, sınırlı imkânlarla temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan ailelerin günlük yükünü artırdığını söyledi.

İhlas Emin, Taiz’e uygulanan kuşatmanın kaldırılması ve kent sakinlerinin yaşadığı sıkıntıların sona erdirilmesi çağrısında bulundu. İlgili kurumları ve karar alıcıları sivillere karşı sorumluluklarını yerine getirmeye ve bu insani krizi sona erdirmek için somut adımlar atmaya çağırdı.