Güney Lübnan’da yıkımın ortasında okula dönüş

Güney Lübnan’da okullar, hasar, yerinden edilme ve saldırıların izlerine rağmen öğrencilerini yeniden kabul ediyor. Bu dönüşte sınıflar yalnızca eğitimdeki rollerini yeniden kazanmıyor, aynı zamanda geleceğe açılan bir pencere aralamaya çalışıyor.

RANA JOUNİ

Lübnan- İsrail saldırıları Güney Lübnan’daki okulları da vurdu. Onlarca okul yıkılırken yüzlercesi hasar gördü. Bazı okullara ise yıkım veya birçok beldeyi hala çevreleyen güvenlik koşulları nedeniyle ulaşmak mümkün değil. Sıralarından ayrılmak zorunda kalanlar yalnızca öğrenciler olmadı. Okullar da saldırılardan ağır hasarla çıktı ve bazıları artık öğrencilerini saldırılardan önceki gibi kabul edebilecek durumda değil. Yerinden edilme ve yıkım yaşayan beldelerde okula dönüş, daha büyük bir sorunun parçası haline geldi: Hayatın henüz istikrarına kavuşmadığı bir yere eğitim nasıl geri dönecek?

Burc Kılaviyye’de dönüş farklı görünüyor. Saldırılar sırasında hasar gören okul yeniden açılıyor, ancak tamamen hazır bir koşula değil. Bina hala yıkımın izlerini taşıyor, sınıflarda birçok imkan eksik ve yönetim ile öğretmenler mevcut olanaklarla eğitim sürecini yeniden canlandırmaya çalışıyor. Hasan Kamil Es-Sabbah Lisesi’nde saldırıların izleri hala ortamın ayrıntılarında görülüyor, ancak öğrenciler dönüşü, yarım kalan hayatlarının bir bölümünü yeniden kazanmak olarak anlatıyor.

‘Devam etme gücümüze inanıyoruz’

Öğrenci Âye Murad, “Mekan değişti ama içimizdeki duygular ve ders çalışma isteği hala aynı. Sınıfa dair tüm anılarımız ve oradaki güzel duygular hala içimizde yaşıyor” dedi.

Zor koşulların eğitimine devam etmesini ve hayallerini gerçekleştirmesini engellemeyeceğine vurgu yapan Öğrenci Rîma Fakîh, “Hayallerimizi gerçekleştirmemizi ve hayattaki tutkumuzun peşinden gitmemizi hiçbir şey engelleyemez. Kendimize güveniyoruz ve devam etme gücümüze inanıyoruz” ifadelerinde bulundu.

 

‘Bu cesaret verici bir durum’

İkinci Kefr Rumman Ortaokulu’nda yüz yüze eğitime dönüş, okul yönetimi için bile şaşırtıcı oldu. Çok sayıda öğrencinin uzaktan eğitime devam etmesi nedeniyle katılımın daha düşük olması bekleniyordu, ancak gerçek durum farklı çıktı.

Başlangıcı çok başarılı ve olumlu olduğunu dile getiren okul müdürü Lina İbrahim, “Öğrencilerin yoğun katılımı bizi şaşırttı. Uzaktan eğitimin yüzde 40, yüz yüze eğitimin yüzde 60 olmasını bekliyorduk, ancak sonuç farklı oldu. Katılım oranı yüzde 80’e ulaşırken, uzaktan eğitim yüzde 20’de kaldı. Bu cesaret verici bir durum ve halkımızın hayatını yeniden kazanma konusunda istekli olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda kararlılığı, direnişi ve azmi de yansıtıyor” diye belirtti.

Hiçbir öğrenciyi yalnız bırakmadığını söyleyen Lina İbrahim, “Yerinden edilme döneminde bile tüm öğrencilerimiz okulda kaldı. Hala yerinden edilmiş durumda olan öğrenciler için öğleden sonraları aynı dersleri internet üzerinden vermeye devam ediyoruz. Dikkat çeken bir diğer nokta ise öğrenci sayısının azalmak yerine artması oldu. Özel okullardan gelen çok sayıda öğrenci okulumuza kaydoldu” diye ekledi.

Öğretmenlerin çifte sorumluluğu var

Öğretmenler de savaş ve yerinden edilme deneyiminden çıktı ve bugün kendilerini çifte bir sorumlulukla karşı karşıya buluyor: Aileleriyle ilgilenmek ve öğrencilerine karşı eğitim görevlerini sürdürmek.

Öğretmenlerden Meryem Hamza, “Bugün burada aynı anda hem anne hem de öğretmenim. Çocuklarımı düşünüyorum, aynı zamanda öğrencilerime karşı görevimi yerine getirmem gerektiğini biliyorum. İkinci Kefr Rumman Ortaokulu’nun kapısından geçtiğimiz anda her şeyi dışarıda bırakıyoruz. Geleceğin gençleri olan öğrencilerimizin karşısına geçmek için içeri giriyoruz ve sınıfın içinde tüm odağımız onlara yöneliyor” şeklinde konuştu.

Öğretmen Meryana Selum ise, bugünkü eğitim koşullarını şöyle tanımladı:

“Hala yerinden edilmenin etkisi altındayız, iki ev arasında yaşıyor ve bir bölgeden diğerine gidip geliyoruz. Ancak bu ülkenin ancak bilim ve gelişmeyle inşa edilebileceğine dair inancımız ve umudumuz var. Kalemi taşımak ve kalemimizle mücadele etmek için dönüyoruz, tıpkı başka araçlarla mücadele ettiğimiz gibi.”

Güney Lübnan’daki okullar yalnızca eğitimi yeniden başlatmıyor, aynı zamanda onunla birlikte geleceğe dair umudu da yeniden kazanıyor. Öğrenciler saldırıların izlerine rağmen sınıflarına dönerek eğitimin yaşam için bir alan ve savaş sonrasına açılan bir başlangıç olmaya devam ettiğini gösteriyor.