Suriye’de kadınlar ‘kayıp’, aileler endişeli

Suriye’nin sahil bölgesinde kadın ve kız çocuklarının kaçırıldığı, alıkonulduğu ve cinsel şiddete maruz bırakıldığı yönündeki anlatılar endişelere yol açıyor.

ROCHELLE JUNİOR

Süveyda- Suriye’nin sahil bölgesinde kadın ve kız çocuklarına yönelik ihlaller, güvenlikleri konusunda kaygıları artırıyor. Kaçırma, alıkoyma, esir alma ve kötü muamelenin yanı sıra yaşananların hak ihlallerine uğrayan aileleri ve toplum üzerinde derin psikolojik ve sosyal etkiler bırakabileceğine dikkat çekiliyor.

Yaşananları değerlendiren Arjuvan Şahhaf, din derslerinde “esir alma” konusunun kendisinde ve sınıf arkadaşlarında şaşkınlık yarattığını anlattı. Bu tür uygulamaları kabullenmenin zor olduğunu belirten Arjuvan Şahhaf, bugün kadın ve kız çocuklarının kaçırıldığına ve ihlallere maruz bırakıldığına ilişkin haberlerin o dönemde akıllarına takılan soruları yeniden gündeme getirdiğini söyledi.

‘Toplumun iradesi kırılmak isteniyor’

Arjuvan Şahhaf, cihatçı Heyet Tahrir Şam’ın (HTŞ) kadrolarının Suriye’de iktidara gelmesinin ardından, İbn Teymiyye dönemine ait olduğunu düşündüğü uygulamaların yeniden ortaya çıkabileceği endişesini taşıdığını ifade etti.

Kadınların toplumun gücünü ve bütünlüğünü oluşturan temel unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Arjuvan Şahhaf, yaşanan gelişmelerin özellikle kadınların kaçırılması, esir alınması ve ihlallere maruz bırakılması iddiaları üzerinden toplumun iradesini kırmaya yönelik bir tablo ortaya çıkardığını belirtti.

Silahların teslim edilmesi

Suriye’nin sahil bölgesinde silahların teslim edilmesini hata olarak değerlendiren Arjuvan Şahhaf, iktidarın verdiği sözlere güvenmenin halkın korunması için yeterli olmadığını söyledi. Süveyda’da yaşananlarla karşılaştırma yapan Arjuvan Şahhaf, bölge halkının silahlarını teslim etmeyi reddetmesinin kadınlara yönelik ihlallerin yaşanmamasında etkili olduğunu ifade etti.

Kadınların ve kız çocuklarının kaçırıldığı, esir alındığı ve satıldığı yönündeki haberlere değinen Arjuvan Şahhaf, kayıp kadınların akıbetinin belirlenmesi, bildirilen olayların aydınlatılması ve sorumluların kanıtlar doğrultusunda tespit edilmesi için ciddi soruşturmalar yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Arjuvan Şahhaf, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin raporları da dahil olmak üzere, bu vakaları belgeleyen raporların ilgili makamlar tarafından kabul edilmemesini de eleştirdi. İddialara karşı öne sürülen açıklamalar arasında, kızların kendi istekleriyle kaçtıkları veya din değiştirmek istedikleri yönündeki ifadelerin bulunduğunu aktardı.

Bağımsız bir soruşturma yürütülmeden bu tür açıklamalar yapılmasının iddiaların ciddiyetini azaltabileceğini ve mağdurların anlatılarının sorgulanmasına yol açabileceğini belirten Arjuvan Şahhaf, her vakanın ayrı ayrı araştırılması, kadınların ifadelerini özgürce ve güvenli koşullarda verebilmesi gerektiğini söyledi. Gerçeklerin açığa çıkarılması ve olası suçların belirlenmesi için kadınların baskı ve tehditlerden korunmasının önemine dikkat çekti.

Kadınların korunması ve toplumsal damgalamayla mücadele

Kaçırma ve cinsel şiddet olaylarının sonuçlarının yalnızca doğrudan mağdurlarla sınırlı kalmadığını belirten Arjuvan Şahhaf, korku, tehdit ve kadınların akıbetine ilişkin doğrulanmamış bilgilerin aileleri ve toplumları da etkilediğini ifade etti.

Arjuvan Şahhaf, “Burada hayatta kalanlara psikolojik, sağlık ve sosyal destek sağlanmasının, mahremiyetlerinin korunmasının ve kimliklerini açığa çıkarabilecek ya da onları tehlikeye atabilecek bilgilerin yayımlanmamasının önemi ortaya çıkıyor. Bu vakalarla ilgilenirken kadınların iradesine ve onuruna saygı gösterilmeli, maruz kalmış olabilecekleri eylemlerden dolayı mağdurlar hiçbir şekilde sorumlu tutulmamalıdır” şeklinde konuştu.

Bu yaklaşımın kadınların toplumsal damgalanmaya maruz bırakılmasını ve anlatılarının peşinen sorgulanmasını önlemek açısından gerekli olduğunu belirten Arjuvan Şahhaf, aynı zamanda olayların mesleki ve tarafsız yöntemlerle araştırılması, mağdurların haklarının korunması ve soruşturma süreçlerinin güvenli biçimde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Arjuvan Şahhaf, konuşmasının sonunda ailelere tehlike ve acil durumlarda nasıl hareket edecekleri konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapılması çağrısında bulundu. Bu çalışmaların, ailelerin kendilerini ve yakınlarını korumalarına, zorlu güvenlik koşullarında bilinçli ve dikkatli hareket etmelerine yardımcı olacağını belirtti.