Kobanê’de Koli Hanif’in emekle örülen köy yaşamı

Kobanê kırsalında yaşayan Koli Hanif, yıllardır süren çiftçilik ve hayvancılıkla ekonomik geçimini sağlarken, zorlu emek gerektiren yaşamına rağmen toprağa bağlı olduğunu söylüyor.

SİLVA AL-İBRAHİM

Kobanê - Buğday sapları ve zeytin dalları arasında kırsal yaşam, emek ve huzurun iç içe geçtiği ayrıntılarla örülüyor. Bu ortamda kadınlar, zorluklar ve bitmeyen bir emekle dolu bir yaşam sürerken, günlerini koyun otlatarak ve tarım yaparak geçiriyor. Toprağa olan bağlılık, onlar için istikrarın ve hayatta kalmanın temelini oluşturuyor. Toprağın insan emeğini kucakladığı bu coğrafyada, zorlu koşullara rağmen ailelerinin merkezi olan kadınların hikayeleri öne çıkıyor.

Bu kadınlardan biri olan 6 çocuk annesi Koli Hanif, yaşamını çiftçilik ve hayvancılığa adamış emekçi olarak dikkat çekiyor. Koli Hanif, toprağa bağlı olmanın yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda insanın ruhuna kök salmış bir yaşam biçimi olduğunu vurguluyor. Xarbisan köyünde yaşayan Koli Hanif, pek çok kırsal kesim sakini gibi o da ekonomik güvencesini sağlamak için hayvancılıkla uğraşırken, buğday ve arpa yetiştiriyor, aynı zamanda zeytin ağaçlarının bakımını üstleniyor.

Emekle yoğrulmuş bir yaşam

Koli Hanif, genç yaşlardan itibaren ailesinin yanında çiftçilik ve çobanlık yaparak büyüdü. Evlendikten sonra da bu yaşamı eşi ve çocuklarıyla birlikte sürdürmeye devam etti. Bugün, ailesinin desteğiyle yaklaşık 150 koyundan oluşan bir sürüye bakıyor. Günlük yaşamlarının yoğun emek gerektirdiğini anlatan Koli Hanif, “İşimiz yorucu ve büyük çaba istiyor. Sabah erken saatlerde kalkıp koyunları suluyoruz. Ardından eşim onları otlatmaya götürüyor. Eşim öğlen saatlerinde dönüyor ve bende o saate kadar süt sağıyor, peynir ve diğer süt ürünlerini hazırlıyorum. Sonrasında tekrar birlikte sağıma geçiyoruz” diyor.

Koli Hanif, çobanlık sırasında çay, su ve ekmek gibi gerekli ihtiyaçların da yanlarında bulundurulduğunu söylüyor. Kış aylarında işlerinin daha çok çobanlıkla sınırlı olduğunu belirten Koli Hanif, baharın gelmesiyle birlikte zeytin ağaçlarının bakımıyla ilgilendiklerini, ayrıca yağmurla beslenen arpa ve buğday ektiklerini ifade ediyor. Bu ürünlerin kışın hayvanlar için yem olarak kullanıldığını, ihtiyaç fazlasının ise satıldığını kaydeden Koli Hanif, “Yağışlar sayesinde bu yıl oldukça bereketli geçti. Ürünler, önceki yıllara kıyasla çok daha iyiydi” diye belirtiyor.

‘Temiz hava ve doğayla iç içe olmak benim için çok değerli’

Koli Hanif, traktör kullanma konusunda da deneyimli olduğunu dile getirerek, “Gençken tarlayı ben sürerdim. Şimdi ise oğullarım ve kızlarım büyüdüğü için bu işi onlar devraldı. Ben de kendi kendimize yetmek için yetiştirdiğimiz meyve bahçesiyle ilgileniyor, aynı zamanda koyunlara bakıyorum. Çok küçük yaşlardan itibaren kırsalda büyüdüm ve bu hayata alıştım. Temiz hava ve doğayla iç içe olmak benim için çok değerli. İşin zorlukları olsa da kırsal yaşamı şehir hayatına tercih ediyorum” diye kaydediyor.