Gazze’de kadınlar savaşın gölgesinde çalışmalarına devam ediyor

Gazze Şeridi'nde sürekli bombardımana maruz kalan kadınlar için yaşam gittikçe zorlaşırken, Kadın Hukuki Araştırma, Danışma ve Koruma Merkezi, kadınları şiddetten korumak, güçlendirmek ve gerekli desteği sağlamak için çabalıyor.

NAGHAM KARAJEH

Gazze- Kadın Araştırma, Hukuki Danışma ve Koruma Merkezi 2005 yılında kadınlar, toplum ve insan hakları alanında çalışan hukukçular ve aktivistlerin de aralarında bulunduğu yerel toplumdan uzman bir grup tarafından kuruldu. Temel hedefi kadınları toplumsal cinsiyete dayalı şiddetten korumak olan Hayat, Kadın ve Aileleri Koruma ve Güçlendirme Merkezi de, Kadın Araştırma, Hukuki Danışma ve Koruma Merkezi’nin bir projesi olarak Aralık 2011'de kuruldu. Hayat Kadın ve Aileleri Koruma ve Güçlendirme Merkezi, Gazze Şeridi’nde savaş koşullarının tüm zorluklarına rağmen kadınlara ve kız çocuklarına psikolojik ve daha birçok konuda destek sağlıyor. Merkezin temel hedefi kadınları toplumsal cinsiyete dayalı şiddetten korumak. 

Merkez kadınları destekliyor

Hayat Kadın ve Aileleri Koruma ve Güçlendirme Merkezi'nde danışman olarak çalışan Psikolog Abeer Al-Mashharawi, “Hayat Merkezi, 2011 yılında kadınlar, hukukçular ve insan hakları aktivistlerinin de aralarında bulunduğu yerel toplumdan uzman bir grup tarafından kurulan bağımsız bir merkezdir. Filistinli kadınların gerçekliğini yasal ve toplumsal düzeyde geliştirmeye çalışıyoruz. Merkez, Filistin toplumunda adalet, eşitlik ve demokrasiyi sağlamak için kadınlara hukuki destek hizmetlerini ücretsiz sağlıyor. Kadın hakları konusunda her iki cinsiyet için de hukuki farkındalık sağlanırken, psikolojik ve sosyal destek ile barınma hizmetleri aracılığıyla kadınlara ve çocuklarına yönelik şiddetten koruma hizmetleri veriliyor” şeklinde konuştu. 

Savaşın gölgesinde kadınlara ulaşıyorlar

Savaşın başladığı 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'nin içinde bulunduğu kritik koşullar nedeniyle merkezin kadınlara ve kız çocuklarına yönelik hizmetlerini durdurmadığına dikkat çeken Abeer Al-Mashharawi, “Merkezimiz sadece Gazze’nin güneyinde değil, aynı zamanda kuzeyinde de çalışmalar yürütüyor. Çalışmalar Gazze'nin malzeme sıkıntısı çeken bölgelerini de kapsayacak şekilde genişletildi. Mümkün olduğunca yoğun bombardıman ve temel malzeme eksikliği sorunu yaşayan hedef grubun ihtiyaçları sağlanıyor. Kadınların ihtiyaçlarının yer aldığı ve asgari temel ihtiyaçlarının karşılandığı çantaların dağıtımı yapıldı” dedi.

Kadın ve çocuklar tacize maruz kalıyor

Merkezin tüm zorluklara rağmen kadın ve çocuklara destek konusunda somut başarılara imza attığını kaydeden Abeer Al-Mashharawi, sözlerine şöyle devam etti: "Hareket zorluğuna rağmen barınma merkezlerindeki kadın ve kız çocukların durumlarını takip etmek için çalıştık. Yerinden edilmeyle birlikte kadınlara yönelik aile içi şiddetin, tacizin, sözlü ve psikolojik şiddetin arttığını tespit ettik. Şiddete karşı bir dizi önlem alan merkez, kadınlara psikolojik destek seansları vererek sorunu çözmeyi amaçlıyor. Seanslarda kadınlara şiddet veya tacizle nasıl başa çıkaracakları konularında bilgilendirmeler yapılıyor. Yaptığımız görüşmelerde, tacize maruz kalan kadınların ve kız çocuklarının ölüm ve damgalama korkusuyla yaşadıklarını açıklayamadıklarını gördük.”

Psikolojik seanslar veriliyor

Abeer Al-Mashharawi, kriz koşullarında psikolojik desteğin, bireylerin travmayı atlatabilmeleri için ihtiyaç duydukları temel dayanaklardan biri olduğunu dile getirdi. Abeer Al-Mashharawi, “Merkezimizde uzman kadın ekipleri, savaştan etkilenen kadın ve kız çocuklarına yönelik yoğun psikolojik destek seansları veriyor. Her grup için 4 grupla psikolojik danışma seansı uyguluyoruz. Bireysel seans gerektiren durumlarda 8 ila 10 seans yapıyoruz. Sorunun niteliğine göre 12 veya 20 seansa kadar çıkabiliyor” ifadelerinde bulundu.

Kadınların durumu daha da kötüleşti

Savaştan kaynaklı mahkemelerinin kapatılmasının kadınların, özellikle de boşanmış ve eşi ölen kadınların durumunu daha da kötüleştirdiğini sözlerine ekleyen Abeer Al-Mashharawi, “Çünkü bu durum kadınların ve çocuklarının haklarının geri kazanılması sürecini durdurdu. On ay boyunca kadınlar, acı çektiler. Birçok erkek, eşlerini çocuklarını görmekten mahrum bırakmakta ve nafakasını kesmekte inat ediyordu. Boşanan kadınlar, eski eşleri tarafından evlerinden ve çocuklarından uzaklaştırıldı. Herkesi etkileyen zor ekonomik koşullar nedeniyle kadınlar ailelerine yönelmek zorunda kaldılar. Merkezin avukatıyla birlikte çalışan personel, hakimlerle iletişim kurarak kadınlar adına onlardan tavsiye almak da dahil olmak üzere, kadınlara ihtiyaçları doğrultusunda hukuki danışmanlık ve hukuki destek sağlamak için çaba harcıyor” şeklinde konuştu.

Kadınlara ek sorumluluklar yüklendi

Kaynakların kıtlığı nedeniyle kadınların ve kız çocuklarının savaş sırasında su şişeleme, yakacak odun toplama, ailelerine yiyecek sağlama gibi ek sorumluluklarla karşı karşıya kaldıklarını aktaran Abeer Al-Mashharawi, bu psikolojik baskıların birikerek sağlıklarının ve sosyal durumlarının bozulmasına yol açtığını anlattı. Abeer Al-Mashharawi, “Merkez, zor şartlara rağmen hayati önem taşıyan hizmetlerini sunmaya devam etti. Kadın ekibi, kadın hakları ve şiddet karşısında kadınların nasıl savunulabileceği konusunda farkındalık yaratmaya yönelik atölye çalışmaları ve farkındalık oturumları düzenledi. Ayrıca karşılaştıkları psikolojik ve sosyal krizleri aşmalarına yardımcı olmak amacıyla psikolojik danışmanlık hizmetleri de verilmiştir” ifadelerinde bulundu.

‘Özverili çalışma yapmak gerekiyor’

Abeer Al-Mashharawi, sözlerinin devamında şunlara değindi: “Gazze'nin kuzeyindeki zorlu güvenlik koşullarına rağmen, kuzey bölgelerinin yoğun bombardıman nedeniyle kadın kurum ve derneklerinde ciddi bir eksiklikle karşı karşıya kalması karşın merkezin kadınları koruma ve güçlendirme konusunda üzerine düşeni yapmaktan çekinmedi. Kuzey ve Güney bölgelerindeki çalışma ekipleri arasındaki iletişimin zorluğu ve internet ağlarının sık sık kesintiye uğraması merkezin hizmetlerinin etkin takibini de engelledi. Hayat Merkezi proje ekibi, hizmetlerini sunarken birçok zorlukla karşılaştı. Bu zorluklardan en öne çıkanlar ise mali, lojistik kaynak yetersizliği, kuşatma ve bombalama, hareket etme zorluğu, istikrarsız ve güvenlik koşulları. Tüm bu nedenler kadınların ve kız çocuklarının maruz kaldığı psikolojik baskılardır. Hedeflenen gruplara destek ve yardım sağlamak için ciddi ve özveriyle çalışmalar yürütülmesi gerekiyor.”

Hedef sığınma evi açmak

Abeer Al-Mashharawi, Hayat Merkezi'nin koşulları iyileştirmeye yönelik önümüzdeki dönemde güney bölgelerde kadın ve kız çocukları için bir sığınma evi ve yatakhane kurmayı planladığını açıkladı. Abeer Al-Mashharawi, “Aile içi şiddete maruz kalan kadınlara, zor koşulların üstesinden gelme ve normal hayata dönüş yeteneklerini artıran güvenli ve destekleyici bir sığınma evi sağlamak istiyoruz. Hayat Merkezi tarafından sağlanan hizmetlerin devamını ve iyileştirilmesini sağlamak için uluslararası ve yerelin desteğine acil ihtiyacı var. Hizmetlerin, program ve projelerin hayata geçirilmesi yönelik gerekli finansmanın sağlanması için bağışçılar ve uluslararası kuruluşlarla işbirliğinin güçlendirilmesi gerekiyor. Filistin toplumunda kadınlar için adalet ve eşitliğin sağlanması amacıyla kadın hakları ve onları şiddetten korumanın önemi konusunda toplumsal farkındalık, yasa ve politikalardaki ilerlemeler takip edilmelidir” dedi.

‘Merkez kadınlar için yoğun çaba sarf ediyor’

Abeer Al-Mashharawi, Hayat Merkezi’de çalışan kadınların, büyük zorluklara rağmen Gazze Şeridi'ndeki kadınlara ve kız çocuklarına destek ve koruma sağlama konusunda ilham verici bir model olmaya devam ettiğine dikkat çekti. Abeer Al-Mashharawi, sözlerinin sonunda, “Devam eden şiddetli savaşa ve bir sonraki aşamaya rağmen kadınların korunması ve güçlendirilmesi alanında somut başarılar elde edilmesi için merkezimiz, Filistin toplumunda kadın haklarının sağlanması için yoğun çabalar sarf ediyor” diyerek, konuşmasını tamamladı.