Bir asırlık değirmen, kadınların emeğiyle ayakta
Koye’de 99 yıllık Mam Xıdır Değirmeni, kadınların kışlık hazırlıklarıyla yaşamaya devam ediyor. Kadınlar, kendi emekleriyle hazırladıkları tahılları öğüterek hem sağlıklı beslenmeyi hem de geleneksel üretimi sürdürüyor.
ŞİLÊR KOYÎ
Koye- Sonbaharın gelişi ve sabahın erken saatleriyle birlikte Güney Kürdistan’ın Hewler kentine bağlı Koye çevresindeki kadınlar, bulgur, dövme buğday ve diğer tahıllarını öğütmek için değirmenin yolunu tutuyor. Yaklaşık bir asırlık geçmişe sahip değirmen hâlâ kadınların güven duyduğu yerlerden biri. Kadınlar kendi emekleriyle kışlık erzaklarını hazırlarken, el değirmeni ve diğer araçlarla hazırladıkları ürünleri temizleyerek evlerine götürüyor.
90 yıldır sofaları zenginleştiriyor
Mam Xıdır Değirmeni, Koye kentinin en önemli, eski ve güzel tarihi mekânlarından biri olarak kabul ediliyor. Koye Kalesi'nin karşısında bulunan ve 801 metrekarelik alan üzerine inşa edilen değirmenin 99 yıllık olduğu belirtiliyor. Koye'de kurulan değirmen, bugüne kadar faaliyetini sürdürüyor. Sabah saatlerinde insanların geldiği değirmenin, Kürdistan ve Irak'taki ilk ateşli değirmen olduğu belirtiliyor.
Kent sakinleri hâlâ tahıllarını öğütmek ve farklı un çeşitleri, dövme buğday, bulgur, bürweş, karaharman, mercimek, nohut unu, pirinç ve diğer ürünleri hazırlamak için bu değirmene geliyor.
Mam Xıdır Değirmeni'nin sahibi Mam Xıdır'ın oğlu Zana Xıdır, değirmenin 99 yaşında olduğunu ve hâlâ çalıştığını belirterek şunları söyledi:
“Değirmenin 99 yıllık geçmişi var ve hâlâ çalışıyor. Her gün sabah saat 06.00'dan itibaren burada tahılları öğütmek için çalışıyoruz. Değirmenin bugüne kadar ayakta kalması, Mam Xıdır'ın ona verdiği önem ve işine duyduğu bağlılık sayesinde oldu. Değirmeni bugüne kadar korumayı başardı. Bizim amacımız da bu değirmenin yaşatılmasıdır. Burası bugüne kadar ayakta kalan tek canlı tarihi mekân ve Koye'nin simgesi haline geldi.”
‘Piyasadaki tahılın tadı yok’
Koye kentinde yaşayan 65 yaşındaki Awaz Tayer, uzun yıllardır tahıllarını bu değirmende öğüttüğünü belirterek şunları söyledi:
“Enfal öncesinde Koye Ovası'ndan kente geldik. 25 yaşındayken babamla birlikte Mam Xıdır Değirmeni'ne gelmeye, tahıllarımızı burada öğütmeye başladım. Hâlâ da devam ediyorum. Bu yıl hastalığım nedeniyle bulgur hazırlayamadım. Daha sonra gelinim benim için hazırladı. Ben de onlarla birlikte hazırlamak için geldim.
Bulgur ve buğdayı pazardan aldığımdan beri hiç yemedim. Bir kez pazardan bulgur aldım, eşim yemedi. Çünkü piyasadaki tahılın tadı yok, suya koyduğunda hamur gibi oluyor. Ayrıca evde hazırlanan ürünler kadar faydalı değil. Özellikle dövme buğdayın her hali çok güzel.”
Awaz Tayer, sözleri sırasında eski dönemlerdeki yaşamını hatırlatarak o dönemdeki beslenmenin daha sağlıklı olduğunu ve insanların bugüne göre daha sağlıklı yaşadığını şu sözlerle ifade etti:
“O zamanlar çok yoruluyorduk ama şimdi olduğu kadar kimse hastalanmıyordu. O zaman herkes daha mutlu yaşıyordu.”
‘Kendi üretimimize dayanmamız gerekiyor’
Hacı Qela köyünden gelen ve ailesiyle birlikte tahıllarını öğütmek için değirmene gelen Qadriye Cebbar, ev yapımı yiyeceklerin ve kendi emekleriyle ürettikleri ürünlerin önemine ilişkin şunları söyledi:
“Bu bulgur bizim kendi ürünümüz, kendimiz için hazırlıyor ve öğütüyoruz. Çünkü kendi elimizden çıkmasını seviyoruz. Piyasadan alınan ürünlerde de sorun yok ama insanlar bunları kullanıyor. Çünkü herkesin kendi ürününü hazırlamak, bulgurunu kaynatmak ve değirmene getirmek için zamanı ve imkânı yok.”
Mam Xıdır Değirmeni'nde tahıllarını öğüten genç kadınlardan Beyân Ömer ise şunları söyledi:
“Evimiz için sağlıklı yiyecekler hazırlamaya çalışıyorum. Her yıl dövme buğday ve bulgur hazırlıyorum. Çünkü kendi üretimimize dayanmak gerekiyor. Özellikle şimdi buğday çok ve sağlıklı. Buğday temiz ve onu kendi ellerimizle kaynatıp hazırlıyoruz.”