‘Tüm çete grupları Suriye ordusu adı altında meşrulaştırılıyor’

Fırat Kantonu Yürütme Konseyi Eşbaşkan Yardımcısı Mizgîn Xelîl, Halep’e yönelik saldırıyı “Özerk Yönetimi yok etme savaşı” olarak tanımlayarak, “DAİŞ’li çeteler bu savaşta yerlerini aldı. Bu çeteler geçici hükümet ordusu adı altında meşrulaştırıldı” dedi.

BERÇEM CÛDÎ

Kobanê – Cihatçı HTŞ çeteleri ve Türk devleti, 42 bin çete, tanklar ve Türk devletine ait SİHA’larla Halep’in Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine saldırdı ancak savaşçılar ve halkın eşsiz direnişiyle karşılaştı. Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’de halk ve savaşçılar, kararlılık ve iradeleriyle özgürlük, demokrasi ve kadın adaleti etrafında şekillenen sistem ve çizgiyi temsil etti.

Kuzey ve Doğu Suriye Bölgesi Fırat Kantonu Yürütme Konseyi Eşbaşkan Yardımcısı Mizgîn Xelîl, yaşanan saldırıları ve gösterilen direnişi ajansımıza değerlendirdi.

‘Suriye her zamankinden daha fazla krizde’

Mizgîn Xelîl konuşmasının başında, Kuzey ve Doğu Suriye’nin tüm bileşenlerinin 14 yıldır devam eden Rojava Kürdistanı Devrimi içinde yer aldığını hatırlattı. Bu devrimin, iktidardaki Baas rejimine ve tüm soykırım biçimlerine karşı demokrasi, adalet, özgürlük ve eşitlik üzerine kurulu yeni bir model olarak geliştiğini belirten Mizgîn Xelîl şöyle konuştu: “Halklarımız Baas rejiminin yıkılışına bu umutla baktı. Despot sistem yerine yeni bir sistem kurmak istedi. Ancak ne yazık ki şimdi Suriye aynı zihniyet ve daha büyük eylemlerle karşı karşıya; bu da Suriye’deki krizi daha da derinleştirdi.”

‘Özerk Yönetim her zaman saldırıların hedefi oldu’

Mizgîn Xelîl, Özerk Yönetimin tüm bileşenlerin haklarını güvence altına alan bir sistem olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti: “Tüm bu saldırılar, Özerk Yönetimi yok etme amacıyla gerçekleştirildi. Özerk Yönetim, bölgedeki tüm bileşenlere hizmet eden bir model olarak kendini gösterdi. Bu sistem, kültür, dil ve kimlikleriyle tüm bileşenlerin katılımıyla bugüne kadar sürdürüldü. Bunun yanı sıra sistemimiz yıllardır çeşitli saldırılara maruz kaldı. Temelde iktidar güçleri bu yıllarda merkeziyetçilik ve adem-i merkeziyetçilik savaşını yürüttü. Bu yüzden ırkçı, cinsiyetçi ve cihatçı güçlerin vekalet savaşları aralıksız devam etti. Özellikle Türk devleti, Özerk Yönetimi yok etme savaşında başrol oynadı.”

Çeteler meşrulaştırılıyor

Mizgîn Xelîl, savaşta yer alan çetelere dikkat çekerek şöyle konuştu: “Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’de yürütülen saldırı ve savaş, temelde sistemimizi tasfiye etmeye çalışan güçlerin maskesini düşürdü. Bu yüzden çok geniş kapsamlı bir operasyondu ve birçok güç katıldı. Hatta Halep’teki olayları, DAİŞ saldırılarının intikamı olarak da tanımlayabiliriz. DAİŞ, çeteler ve liderleri bu savaşta açıkça yer aldı. Fark ise şu: Bu çeteler geçici hükümet ordusu adı altında meşrulaştırıldı.”

‘Komünal sistemimiz kadın ölçü ve ilkeleri etrafında inşa edildi’

Mizgîn Xelîl değerlendirmesinin devamında özellikle kadınlara ve kadın çizgisine yönelik saldırılara değindi. Sistemin kadınlar etrafında inşa edildiğini hatırlatan Mizgîn Xelîl şöyle dedi: “Özerk Yönetim, kadınların öncülük ettiği komünal bir sisteme dayanır. Bu yüzden devrimin tüm alanlarında kadınlar büyük ve belirleyici roller oynayabildi. Özellikle kadınların öz savunma alanlarındaki fedakârlığı ve rolüne dikkat çekebilirim. Halep savaşında da kadınların komuta ettiğini gördük. Kadın İç Güvenlik Güçleri savaşçıları güçlü bir iradeyle öncülük etti. Yapılan açıklamalarda da kadınlar kimliklerinin yok edilmesine karşı ölüm ve onurlu direnişi tercih etti.”

‘Dünyayı teröre karşı koruyan kadınlar bir kez daha zafer kararı verdi’

Mizgîn Xelîl, Halep’teki Kürt kadınlarının direnişine dikkat çekerek kadın özgürlük çizgisinin herkes için kırmızı çizgi olduğunu, bu yüzden kadınların ve tüm savaşçıların bu çizgiyi koruduğunu, 42 bin çeteye karşı savaştığını ve çizgilerini savunduğunu söyledi. Mizgîn Xelîl, “Zaten bu devrim yıllarında kadınlar olarak inancımız, sözümüz ve felsefemiz hep buydu: Bu ruh bir kez daha Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê direnişinde canlandı. Bilindiği üzere güçlerimiz ve uluslararası koalisyon birlikte DAİŞ’i yok etme operasyonları yürüttü. Bu konuda kadınlar DAİŞ’in yenilmesinde stratejik rol oynadı ve direnişçi kadın modeli yarattı. Peki Halep’te ne oldu? DAİŞ’e karşı savaşan o kadınlardan intikam almak için cesetleri binalardan aşağı atıldı. Tüm kamuoyunun önünde DAİŞ terörünü temizleyen o kadınlar, aynı terör eliyle hakarete ve saygısızlığa uğradı” ifadelerini kullandı.

‘Fedai direniş ve onur çizgisini canlı tutacağız’

Mizgîn Xelîl konuşmasının sonunda Komutan Ziyad Heleb’in direnişine vurgu yaparak şu değerlendirmede bulundu: “Şehit Ziyad ve Halep direnişçileri, özgürlük çizgisi sisteminin fedaileri oldu. Şehit Ziyad Heleb ve Şêx Meqsûd’deki tüm direnişçilerin direnişi, komünal sistemimizi ve inandığımız ilkeleri temsil etti ve bu projenin fedaileri oldu. Biz de söz veriyoruz: Halep direnişçilerinin temsil ettiği bu çizgi asla durdurulmayacak. Tam tersine biz bu çizgiyi her zaman canlı tutacağız ve miraslarını zaferin kaynağı yapacağız.”