Fas'ta kadınlar siyasette ekonomik engellerle mücadele ediyor
Fas'ta seçimlere yaklaşılırken kadınların siyasete katılımı yeniden tartışılıyor. Temsiliyet ve eşit temsil mekanizmaları gündemin merkezinde yer alırken, maddi imkanların ne ölçüde belirleyici olduğu da öne çıkan sorulardan biri haline geliyor.
HANAN HARET
Fas- Fas'ta yaklaşan seçimler öncesinde kadınların siyasete katılımı yeniden tartışma konusu olurken, temsiliyet oranlarındaki artışın fırsat eşitliğini sağlayıp sağlamadığı sorgulanıyor. Kadın siyasetçiler ve hak savunucuları, seçim kampanyalarının artan maliyetleri ile parti içi destek mekanizmalarındaki yetersizliklerin, kadınların karar alma mekanizmalarına erişiminin önündeki en önemli engellerden biri olmaya devam ettiğini belirtiyor.
Bugün Fas Temsilciler Meclisi'nde 395 sandalyenin 96'sı kadın milletvekillerine ait. Bu oran, ülke tarihindeki en yüksek kadın temsili olsa da birçok siyasetçi ve hak savunucusu, temsil oranındaki artışın fırsat eşitliği anlamına gelmediğini, ekonomik engellerin kadınların karar alma mekanizmalarına ulaşmasını zorlaştırmaya devam ettiğini belirtiyor.
Ekonomik kaygılar en büyük engeli oldu
Kazablanka'nın Sidi Osman ilçesi Belediye Başkan Yardımcısı Halima Fikri'nin deneyimi bu gerçeğin bir yönünü ortaya koyuyor. Halima Fikri 'ye göre, 20 yılı aşkın siyasi yaşamı boyunca karşılaştığı en büyük zorluk toplumun kadınların liderlik kapasitesine inanmasını sağlamak değil, siyasi faaliyetlerin getirdiği maddi yükü karşılamak oldu. "Birçok seçimde aday oldum. Yıllardır en büyük hayalim milletvekili olmak ve halkı temsil etmekti. Ancak ekonomik kaygılar bu hedefime ulaşmamın önündeki en büyük engel olarak kaldı" diyen Halima Fikri, yaşadıklarının yalnızca kendisine özgü olmadığını, yeterliliğe ve siyasi hedeflere sahip birçok kadının eşit koşullarda yarışabilecek maddi imkanlardan yoksun olduğunu söyledi.
Kadınların bugün yerel ve ulusal yönetimlerde daha görünür hale geldiğini belirten Halima Fikri, buna karşın daha üst düzey görevlere ulaşmanın yalnızca liyakat ve bağlılıkla değil, siyasetin gerektirdiği mali yükü taşıyabilme kapasitesiyle de bağlantılı olduğunu ifade etti.
'Rakamların göstermediği engel'
Halima Fikri, maddi maliyetlerin birçok kadın için siyasi kariyerin sürdürülmesinde görünmeyen bir engel oluşturduğunu belirterek, siyasi partilere kadınların desteklenmesi için daha etkili mekanizmalar geliştirme çağrısında bulundu.
Kadınlara yapılacak yatırımın yalnızca aday olmaya teşvik etmekten ibaret olmaması gerektiğini vurgulayan Halima Fikri, bunun sürekli eğitim ve parti içinde destek mekanizmalarıyla güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Fas'ta sorumluluk üstlenebilecek çok sayıda nitelikli kadının bulunduğunu belirten Halima Fikri, uygun koşullar sağlandığında bu potansiyelin ortaya çıkacağını ifade etti.
'İrade maliyetten daha güçlü'
İnsan hakları savunucusu ve siyasetçi Fatima Fevzi ise Fas siyasetinde kadınların artan maliyetlere rağmen siyasete daha fazla ilgi gösterdiğini söyledi. Fatima Fevzi’ ye göre ekonomik yüklerin öne çıkarılması, kadınların karar alma süreçlerine katılma konusundaki bilinç düzeyindeki artışı gölgelememeli.
Kadınların artık yalnızca kurumların dışından hak talep etmediğini belirten Fatima Fevzi, siyasi katılımı haklarını savunmanın ve kamu politikalarının oluşturulmasına katkı sunmanın bir parçası olarak gördüklerini ifade etti.
Siyasi faaliyetlerin maliyetinin artmasının birçok kadının değişim isteğini engelleyemediğini dile getiren Fatima Fevzi, kadınların değişim iradesinin karşılaştıkları zorluklardan daha güçlü hale geldiğini söyledi.
Ancak bunun yapısal sorunların görmezden gelinmesine gerekçe yapılmaması gerektiğini vurgulayan Fatima Fevzi, kadınlardan eksik imkanları daha fazla fedakarlık yaparak telafi etmelerinin beklenmesinin adil olmadığını ifade etti. Siyasi başarının mali güce değil, liyakat ve hak edilmişliğe dayanması gerektiğini belirtti. Fatima Fevzi, demokrasinin yalnızca engelleri aşabilen kadınların sayısıyla değil, toplumun ve kurumların bu engelleri kaldırma kapasitesiyle ölçülmesi gerektiğini söyledi. Kadınların siyasete ilgisinin artmasının siyasi partilere ve kurumlara fırsat eşitliğini sağlama konusunda daha büyük sorumluluk yüklediğini ifade etti.
'Kota tek başına yeterli değil'
Siyasetçi ve parti yöneticisi Kebira Şatır ise kadınların siyasi katılımına ilişkin tartışmaların çoğu zaman yalnızca kota sistemiyle sınırlandırıldığını söyledi. Kebira Şatır'a göre kota, kadınlara tanınan bir ayrıcalık değil; seçilmiş kurumlarda tarihsel temsil eşitsizliğini gidermek ve kadınların karar alma mekanizmalarına erişimini sağlamak amacıyla uygulanmaya başlanan geçici bir yöntem.
2011 Anayasası'nın eşit temsil ilkesini güvence altına alarak kadınların siyasete katılımı açısından yeni fırsatlar sunduğunu belirten Kebira Şatır, ancak bu ilkenin siyasi partiler ve temsil kurumları içinde somut uygulamalara yeterince yansımadığını söyledi.
Kadınların karşılaştığı engellerin yalnızca hukuki düzenlemelerle sınırlı olmadığını ifade eden Kebira Şatır, birçok kadın adayın seçim kampanyaları için gerekli lojistik ve mali desteği almakta güçlük çektiğini belirtti. Kadın adayları desteklemek amacıyla oluşturulan özel bir fon bulunduğunu, ancak bu desteğin sınırlı kaldığını ve belirli kriterlere bağlı olduğunu söyleyen Kebira Şatır, bu nedenle birçok kadın adayın ulaşım, saha çalışmaları ve seçim kampanyalarının masraflarını kendi imkanlarıyla karşılamak zorunda kaldığını ifade etti. Partilerin sağladığı desteğin de partiden partiye değişiklik gösterdiğini ekledi.
‘Fırsat eşitliği reformlarla mümkün’
Kadınların karar alma mekanizmalarında yeterince yer alamamasının temel nedeninin nitelik eksikliği olmadığını vurgulayan Kebira Şatır, bunun daha çok aday belirleme süreçleri ve siyasi partiler içindeki güç dengelerinden kaynaklandığını söyledi. Bu nedenle fırsat eşitliğinin sağlanmasının yalnızca yasal düzenlemelerle değil, parti içi işleyişte yapılacak reformlarla mümkün olacağını dile getirdi.
Halima Fikri'nin ekonomik engellerin kadınların siyasi yolculuğunu nasıl zorlaştırdığına ilişkin deneyimi, Fatima Fevzi'nin kadınların iradesinin bu zorlukları aşmaya başladığı ancak tamamen ortadan kaldırmadığı yönündeki değerlendirmesi ve Kebira Şatır'ın parti içi destek ve aday belirleme mekanizmalarına dikkat çeken görüşleri ortak bir noktada buluşuyor: Siyasi katılım yalnızca hakların tanınmasıyla değil, bu hakların eşit koşullarda kullanılmasını sağlayacak ortamın oluşturulmasıyla mümkün olabilir.
Eylül ayında yapılması planlanan seçimler yaklaşırken şu soru önemini koruyor: Kadınlara aday olma hakkı tanımak yeterli mi, yoksa kadınların karar alma mekanizmalarına gerçekten ulaşabilmesi için ekonomik ve örgütsel engellerin de ortadan kaldırılması mı gerekiyor?