Gazeteci Jivara Taha: Gazze’de ateşkesin ikinci aşamasında belirsizlikler var
Gazeteci Jivara Taha, Gazze Şeridi’nde ateşkesin ikinci aşamasının hem iç siyasi dinamikler hem de uluslararası güçlerin konuşlandırılması nedeniyle zor ve karmaşık olacağını, insani yardımların ise hala adaletsiz dağıtıldığını söyledi.
RAFIF ESLEEM
Gazze- Gazze Şeridi’nde ateşkesin ikinci aşamasının yaklaşmasıyla birlikte hem yerel hem de uluslararası aktörler arasında çeşitli belirsizlikler ve gerilimler ortaya çıkıyor. Bu aşama, teknik ve siyasi düzenlemelerle eş zamanlı olarak ilerleyecek olsa da, özellikle Hamas’ın silahsızlanması ve uluslararası güçlerin konuşlandırılması gibi tartışmalı konular, sürecin zorluklarla dolu olacağını gösteriyor. İki yıldan uzun süredir süren çatışmaların ardından Filistin halkı için insani, siyasi ve sosyal kazanımların güvenceye alınması hala belirsizliğini korurken, aynı zamanda insani yardımların sınırlı ve çoğu zaman adaletsiz dağıtımı, Gazze’deki halkın durumunu daha da karmaşık hale getiriyor.
Gazeteci Jivara Taha, Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin ikinci aşamasına ilişkin yapılan yayınların, yerel ve uluslararası medya kuruluşları tarafından kendi gündemleri doğrultusunda oluşturulan bir gerilim dalgası yarattığını belirtti. Bu aşamanın hem yerel hem de uluslararası kamuoyu için belirsiz ve büyük ölçüde uydurma başlıklardan oluştuğunu ifade eden Jivara Taha, buna karşın İsrail medyasında Gazze Şeridi’nin yüzde 20’sinin işgal edilmesi ve “kırmızı çizgiye” geri dönülmemesi yönünde haberlerin öne çıktığına dikkat çekti.
‘Hamas'a ait en önemli askeri tesisleri yok edildi’
İkinci aşamanın dayandığı temel koşulun aslında mevcut olmadığını kaydeden Jivara Taha, “Hamas'ın silahsızlanması koşulu artık geçerli değil ve sadece bir baskı taktiği olarak kullanılıyor. İsrail güçleri, Rafah'tan Beyt Hanun'a kadar Gazze Şeridi'nin doğusunun büyük bir bölümünü tahrip ederek Hamas'a ait en önemli askeri tesisleri yok etti. Silahsızlanma koşulu, özellikle ABD Başkanı ve İsrail Başbakanı tarafından verilen güvenceler göz önünde bulundurulduğunda, siyasi şartlara ve belirli bir süreye göre uygulanacağı biliniyor” dedi.
‘İkinci aşamanın bir oyun olduğunu düşünüyorum’
Gazze Şeridi’nde ilan edilen ateşkesin ikinci aşamasında dayatılan koşulların, Filistin halkı için hala büyük bir tartışma konusu olduğunu dile getiren Jivara Taha, bu koşulların iki yıldan fazla süren kanlı saldırıların ardından Filistin halkına adeta bir hakaret niteliği taşıdığını söyledi. Jivara Taha, “Saldırı bugün bile bitmedi. Ekim 2025’te ateşkes ilan edildiğinden beri, geri dönmelerine izin verilmeyen sakinlerin evlerini hedef alan doğu bölgelerindeki suikastler ve yıkımlar devam ediyor. Ayrıca, ikinci aşama hem Gazze Şeridi hem de Batı Şeridi’nde belirli siyasi ve askeri gündemleri dayatmak için bir oyun olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.
‘Bazı gruplar Filistin davasını kendi gündemleri için kullanacak’
İkinci aşamanın Gazze halkını ve uluslararası toplumu ateşkes anlaşmasının devamı konusunda güvence altına almayı amaçladığını söyleyen Jivara Taha, ancak içsel olarak zor ve karmaşık bir aşama olduğunu ifade etti. Jivara Taha, “Gazze Şeridi'ndeki herhangi bir saldırı veya gerilimden en çok fayda sağlayan bazı uluslararası örgütler ve Filistinli gruplar, savaş ve Filistin davası bahanesiyle kendi gündemlerini ilerletmek için bunu kullanacaklardır” sözlerine yer verdi.
‘Filistin’e başka güçlerin girmesi farklı bir sömürgecilik biçimi olur’
Gazze Şeridi’ne uluslararası güçlerin konuşlandırılmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Jivara Taha, şöyle konuştu: “Başka bir ülkeye uluslararası güçlerin girmesi, o ülkenin bağımsız olmadığı anlamına gelir. Bu güçlerin milliyetleri konusunda da netlik yok; tamamen Filistinli, Filistin-Mısırlı veya bazı Arap ülkelerinden olabilirler. Eğer güçler tamamen Filistinli değilse, bu durumu farklı bir sömürgecilik biçimi olarak değerlendirebiliriz. Filistin davası zaten onu destekleyen ve kontrol eden Arap devletleri ve kurumları tarafından sömürgeleştirilmiştir. Bu ilk kez olmuyor. Ocak 2015’teki ilk ateşkes sırasında, Mısır ve Amerikan güçleri, güneyden kuzeye yerinden edilmiş insanların dönüşünü sağlamak amacıyla Gazze Şeridi’ne girmişti. Bu nedenle, güçlerin geçici olarak konuşlandırılması bazı konularda faydalı olabilir, ikinci aşamanın daha sorunsuz ilerlemesine katkı sağlayabilir ve Gazze sakinleri için bir dereceye kadar güvenlik ve istikrar sunabilir. Çünkü varlıkları, bulundukları bölgelerde veya çevresinde herhangi bir saldırının gerçekleşmeyeceğini garanti ediyor.”
‘Gazze Şeridi üzerinden Ortadoğu’yu kontrol etme amaçlanıyor’
Jivara Taha, Hamas’ın şu anda zor ve utanç verici bir durumda olduğunu ifade ederek, “İktidara geldiğinden beri Gazze Şeridi’nde bir rahatlama dönemi yaşanmadı. En kısası 51 gün, en uzunu ise iki yıl veya daha fazla süren birçok askeri tırmanış yaşandı. Ne Hamas ne de diğer gruplar saldırının sona erdiğini doğrulayan bir açıklama yaptı, dolaşan şey sadece bir ateşkestir. Düşünceme göre, Gazze’ye yeniden bir saldırı imkansız ve iki taraf arasındaki gelecekteki gelişmeler, üzerinde anlaşılmış bir dizi tırmanışa dayanacak. İsrail şu anda İran’a saldırmaya ve Suriye’yi yok ederek fabrikaların ve finans kurumlarının kalanını ortadan kaldırmaya odaklanmış durumda. Aynı durum Lübnan ve Hizbullah için de geçerlidir, özellikle de bu saldırı Gazze Şeridi üzerinden Ortadoğu’yu kontrol etmeyi amaçladığı için. Yaşananlar, toprak kontrolünü hedefleyen ve tüm dünyanın yönünü değiştirmeyi amaçlayan bir dini savaştır” diye ekledi.
‘İlaçların şehre girişi engelleniyor’
İnsani yardımın geçiş noktası ve kontrolü sorunuyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Jivara Taha, “Amputasyon tedavileri ve antibiyotikler de dahil olmak üzere ilaçların, Şubat 2025’ten beri kuşatma altındaki şehre girişi engelleniyor. Rafah geçiş noktası açıldığında, aileleriyle birlikte tahliye olmak zorunda kalacak hasta sayısı artacak ve çok sayıda Filistinli aile yerinden edilecek. Son iki yıldır Gazze’ye her gün onlarca kamyon insani yardım malzemesi giriyor, ama acı çeken sakinler bunlardan hiçbirini göremiyor. Bu yardım dağıtımı milyarlarca dolarlık bir iş haline gelmiş ve hırsızlığa yol açıyor. Mevcut yağmalama planını yöneten birçok Filistinli tüccar ve bazı politikacılar bundan kar elde ediyor. İsrail, 1.5 milyon sakini için diğer malların girişini yasaklayarak açığı askeri harcamalarla kapattığı için Gazze, İsrail ürünlerinin en büyük tüketicisi haline gelmiş durumda” diye belirtti.