Jiyan Dêrik: Entegrasyon, mücadelemiz için daha geniş bir alan açıyor
Cizîr Kantonu Özerk Yönetimi Meclis Üyesi Jiyan Dêrik, demokratik entegrasyonun sorunların ve çatışmaların çözümü olduğunu vurgulayarak, “Hesekê Vilayeti, kadınların varlığıyla özel bir özelliğe sahiptir” dedi.
RONÎDA HACÎ
Hesekê- Şam ile QSD arasında varılan mutabakat ve anlaşmanın bazı maddelerinin uygulanmasının ardından, özellikle Ortadoğu’nun tamamının çatışmalarla sarsıldığı bu hassas süreçte demokratik entegrasyonun önemi daha da artıyor. Kürt kurumları da bu çerçevede çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Konuya ilişkin olarak, Cizîr Kantonu Özerk Yönetim Meclisi Üyesi Jiyan Dêrik, ajansımıza önemli değerlendirmelerde bulundu.
‘Demokratik projeye her zamankinden daha fazla ihtiyaç var’
Suriye’deki krizin henüz sona ermediğini ve demokratik entegrasyona duyulan ihtiyacın sürdüğünü belirten Jiyan Dêrik, “Üçüncü dünya savaşı olarak tanımlanan bir sürecin içindeyiz, çevremiz ateş çemberiyle sarılmış durumda ve Suriye de 14 yıldır bu çatışma ve yangının içinde yaşıyor. Bu nedenle Suriye ve genel olarak Ortadoğu, demokratik bir projeye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Bu süreçte demokratik entegrasyon büyük önem taşıyor. Suriye’de Baas rejiminin çöküşünün ardından geçici bir hükümet kurulmuş olsa da kriz henüz sona ermiş değil ve kalıcı bir çözüme ulaşılamamıştır” sözlerine dikkat çekti.
‘İstikrarsızlık hedefleniyor’
Jiyan Dêrik, Suriye’nin hala toparlanamadığını ve bölgeler arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:
“Suriye’nin kıyı bölgelerinde, Süveyda’da ve bugün Kürt bölgelerinde yaşananları gördük. Bu nedenle Suriye henüz istikrara kavuşmuş değil ve güvenlik de sağlanabilmiş değil. Böylesi bir savaş ortamında ve bileşenler arasında çatışmalar yaratılarak, ülkenin yeniden istikrarsızlığa sürüklenmesi hedefleniyor. Bu yüzden Suriye’de demokratik bir sistemin varlığından söz etmek mümkün değil. Çünkü bir yandan Baas zihniyeti varlığını sürdürürken, diğer yandan kendilerini model olarak dayatan ve Suriye’ye dışarıdan bir sistem empoze etmek isteyen güçler bulunuyor. Oysa Suriye halkı kendi kültürüne sahiptir, farklı inançların ve toplulukların binlerce yıldır birlikte yaşadığı bir toplumsal yapı söz konusudur ve bu nedenle dış modeller kolaylıkla kabul görmemektedir. Bu durum da birçok bölgede sorunların devam etmesine yol açmaktadır.
‘Gücümüzü ortaya koyduk’
Suriye toplumu, barış ve istikrar için mücadele ediyor. Suriye’de herkes kendi modelini inşa etmeye çalışıyor. İdlib de ‘Biz bir modeliz’ diyor, biz de Özerk Yönetim olarak ‘Biz başarılı bir modeliz’ diyoruz. 14 yıl boyunca, tüm saldırılara ve imkansızlıklara rağmen kendi projemizi, davamızı ve halkımızı korumak için direndik. 14 yıldır bölgemizi yönetiyoruz, gücümüzü ortaya koyduk ve dünyadaki en tehlikeli güçlerden biri olan DAİŞ’e karşı mücadele ettik. Bu nedenle önemli kazanımlar elde ettik. Dürziler de ‘Biz bir modeliz’ diyor. Dolayısıyla Suriye’deki tüm topluluklar, kendi modelleri üzerinden barış ve istikrar arayışı içinde mücadele ediyor.”
‘Çözüm demokratik entegrasyon’
Demokratik entegrasyonun Suriye’nin içinden geçtiği mevcut sürecin çözümü olduğunu kaydeden Jiyan Dêrik, “Biz her zaman projemizin demokratik bir proje olduğunu ifade ettik. Başından bu yana hiçbir zaman bir devlet kurmak istediğimizi söylemedik, bizim talebimiz, Suriye’de diğer halklar gibi Kürtler olarak yaşamak ve haklarımızın ülkenin anayasasında güvence altına alınmasıdır. Çünkü biz bu ülkenin asli unsurlarından biriyiz ve ülkenin inşasında yer alarak kendi konumumuzu kazandık. Kültürümüzün, dilimizin ve kimliğimizin yasal güvence altına alınması gerekiyor. Bu ülke herkesindir, tüm mezheplerin ve inançların ortak yurdudur. Tarih boyunca nasıl birlikte yaşandıysa, bu süreçte de aynı anlayışın sürdürülmesi gerekir” diye belirtti.
‘Kendi gücümüzü oluşturduk ve kendimizi yönetiyoruz’
Şam ile QSD arasındaki anlaşma bağlamında Hesekê vilayetinin Suriye’nin diğer bölgelerinden farklı bir konuma sahip olduğunu söyleyen Jiyan Dêrik, “Hesekê vilayeti, Suriye’nin diğer vilayetlerinden oldukça farklıdır. Çünkü burada bir uzlaşı ve ortaklık söz konusudur. Bu bölgede halk olarak kendimizi koruduk, kendi gücümüzü oluşturduk ve kendimizi yönetiyoruz. Aynı zamanda uzun süredir devlet kurumlarında çalışan ve görevlerini sürdüren kesimler de var. Bu birlik durumu ve statümüzün hükümet tarafından resmi olarak tanınması, kurumlarımızın da sistem içinde resmiyet kazanması anlamına geliyor. Bu nedenle burada hem demokrasi hem de devlet mekanizmaları birlikte işleyebilir. Bu durum, yürüttüğümüz düşünsel ve siyasal mücadelenin daha geniş bir alana yayılmasının da önünü açıyor” dedi.
‘Kadınların rolü üzerinde yoğunlaşıyoruz’
Jiyan Dêrik, entegrasyon sürecinde özellikle üzerinde durdukları ilk başlıklardan birinin kadınların varlığı ve rolü olduğunu belirterek şunları ifade etti:
“Bizim sistemimizde kadınlar, yaşamın tüm alanlarında öncü ve temel bir rol oynar. Ancak ne yazık ki Şam’daki hükümette kadınların yeri yok denecek kadar sınırlıdır. 23 bakanlık bulunmasına rağmen Kadın Bakanlığı yoktur. Mevcut 23 bakandan yalnızca biri kadındır ve o da sosyal alanda görev yapmaktadır. Bu durum Suriye toplumunda ciddi bir rahatsızlık yaratmıştır. Suriye’de bir kadın hareketi var, ancak bu irade mevcut yönetimde yeterince temsil edilmiyor. Biz, entegrasyon üzerine çalışan kadınlar olarak, özellikle kadınların rolü üzerinde yoğunlaşıyoruz.
Özellikle Hesekê vilayeti, farklı inanç ve mezheplerden toplulukları barındıran, Kürt kimliğiyle öne çıkan ve Rojava’nın bir parçası olarak bilinen bir bölgedir. Kadınlar çok önemli bir rol üstleniyor ve varlıkları diğer bölgelere kıyasla daha görünür durumda. Bu vilayetteki kadın mücadelesi, kadınların kimliğini, gücünü ve direnişini dünya çapında görünür kılmıştır. Hiç kimse onların gücünü ve örgütlülüğünü inkar edemez. Bizi ziyaret eden heyetlerle yaptığımız görüşmelerde de özellikle kadınların rolü ve mevcut durumu üzerine tartışmalar yürütüyor, bu hedefleri hayata geçirmek için çaba gösteriyoruz.”
‘Değişimi kadınlar gerçekleştirecek’
Şam liderinin bir genelge yayımlayarak kadınların her yerde görev alabileceğini belirttiğini söyleyen Jiyan Dêrik, “Ancak bu kadınlar için yeterli değildir. Kadınlar kendi kimlikleriyle yerlerini almalıdır. Gönderilen heyetlerde kadınların bulunmaması bunun göstergesidir. Bu, kadınları görmezden gelen bir zihniyetin ürünüdür. Ancak Hesekê vilayetine geldiklerinde durum farklıdır, burada kadınlar sahada, karar verici ve güçlü bir şekilde yer alırlar. Bu, uzun yıllardır Kürt kadınlarının verdiği mücadele sayesinde mümkün olmuştur. Biz eminiz ki Hesekê’deki kadınlar, entegrasyon süreci sayesinde, kadınların göz ardı edildiği zihniyeti değiştirebilir ve önlerindeki engelleri aşabilirler. Biz tüm vilayetlerde bu değişimi gerçekleştireceğiz, çünkü kadınlar, kıyı bölgelerinde, Süveyda, Humus, İdlib ve Rojava’da karşılaştıkları zorluklar ne olursa olsun, her yerde bir bütün olarak mücadele etmektedirler” diye ekledi.
‘Kadınların önünde hiçbir engel bulunmamalıdır’
Heyetlerle yapılan tartışmalarda en önemli konulardan birinin kadınların kendi bakanlıklarına ve anayasal haklarına sahip olması gerektiği olduğunu kaydeden Jiyan Dêrik, “Kadınların önünde hiçbir engel bulunmamalıdır. Eğer engeller varsa, demokratik bir Suriye’yi hayal edemeyiz ve demokratik entegrasyonu sağlayamayız. Projemiz temel bir projedir ve yürüttüğümüz mücadeleyle Suriye’yi daha iyi bir geleceğe taşıyacağımıza inanıyoruz” dedi.
‘Kadınların mesajı net’
Jiyan Dêrik, kadın mücadelesinin önemine dikkat çekerek, “Kadınların varlığı, hükümetin üzerinde çalışması gereken en temel konulardan biridir. Biz, devleti ve iktidar koltuklarını sadece kendi çıkarları olarak gören bir zihniyetle karşı karşıya değiliz, aynı zamanda kadınları yok sayan bir anlayışla da mücadele ediyoruz. Ancak kadınların mesajı nettir: Burası bizim alanımız, sesimiz ve gücümüzdür. Bu nedenle temel bir inanç olarak mücadelemizi güçlendirmeliyiz. Bu mücadele sayesinde, Suriye’deki kadınların sesi ve kimliği görünür hale gelecektir” şeklinde konuştu.
‘Bu aşama, değişim aşamasıdır’
Hesekê vilayetindeki entegrasyon sürecinin mevcut durumuna değinen Jiyan Dêrik, “Şu ana kadar iki müdürlük faaliyet gösteriyor: Sağlık Müdürlüğü ve Eğitim Müdürlüğü. Kuruluş aşamasında eksiklikler var. Çünkü devletle uyumlu bir sistem entegrasyonu söz konusu olduğunda birçok zorluk ortaya çıkıyor, fakat birlikte bu süreci aşacağız. Bu aşamada hepimizden beklenen, yaptığımız anlaşmaları ve elde ettiğimiz kazanımları korumamızdır. Önümüzde birçok yönetici ve çok sayıda görevli bulunuyor, herkes kendi rolünü üstlenecek ve çalışmalarını sürdürecek. Kendimize güvenmeli ve üzerimize fazla yüklenmemeliyiz, çünkü halkın direnişi hükümet sistemini demokratik yönde değiştirebilir. Bu aşama, değişim aşamasıdır” sözlerine yer verdi.
‘Kadınlar olarak birleşmeli ve mücadelemizi güçlendirmeliyiz’
Çatışma çıkarmak isteyenlerin önünün kapatılması gerektiğini söyleyen Jiyan Dêrik, “Mücadele nerede varsa, zafer de oradadır. Kadınlar nerede varsa, demokrasinin ve özgürlüğün güzel rengi de orada olacaktır. Biz kadınlar olarak birleşmeli ve mücadelemizi güçlendirmeliyiz ki büyük adımlar atabilelim ve ilerleyebilelim” diyerek sözlerinin tamamladı.