Tunus’ta hamile kadınların kliniklere başvurusu azalıyor

Tunuslu kadın doğum uzmanları, anne sağlığını tehdit eden sessiz bir krize dikkat çekerek, hamile kadınların tıbbi kliniklere başvurusunda belirgin bir düşüş yaşandığını ve doğumla bağlantılı risklerin arttığını belirtti.

NAZİHA BOUSSAİD

Tunus - Tunus’ta ekonomik kriz, sağlık hizmetlerindeki yetersizlikler ve artan yaşam maliyetleri, hamile kadınların düzenli sağlık kontrollerine erişimini zorlaştırıyor. Uzmanlar, doğum öncesi takiplerin aksamasının anne ve bebek ölümleriyle birlikte ciddi sağlık risklerini artırdığı konusunda uyarırken, özellikle kırsal bölgelerde durumun daha kaygı verici boyutlara ulaştığını belirtiyor.

Tüm çabalara rağmen doğum öncesi takip kliniklerine başvurudaki düşüş sürüyor. Bu krizi; yaşam maliyetlerinin yükselmesi, tedavi masraflarının karşılanmasındaki zorluklar, kırsal bölgelerde ulaşım sıkıntısı ve kaynak yetersizliği yaşayan kamu sağlık kurumlarında uzun bekleme süreleri gibi iç içe geçmiş nedenler besliyor.

Wissal Jaafar, Bizerte Üniversite Hastanesi’nde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak görev yaptığını belirterek, bazı hastalıkların anne ve bebeğin hayatını tehdit edebileceğini söyledi. Wissal Jaafar, “Şiddetli kansızlık, gebelik ve doğumla bağlantılı yüksek tansiyon ile bazı enfeksiyonların anneden bebeğe geçebilme ihtimali bunlar arasında yer alıyor” dedi.

Wissal Jaafar, bu gibi durumlarda hamile kadınların kendi güvenlikleri ve bebeklerinin sağlığı için en yakın acil servise veya hastaneye başvurmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Risklerin en önemli nedenlerinden birinin kan stoklarının yetersizliği olduğunu belirten Wissal Jaafar, kan bağışının hayati önem taşıdığını söyledi. Wissal Jaafar, ayrıca bazı doğumların acil anestezi müdahalesi gerektirmesine rağmen anestezi uzmanı sayısında eksiklik bulunduğuna dikkat çekti.

Wissal Jaafar, zor doğumlar, doğum sonrası kanamalar ve şiddetli yüksek tansiyon gibi durumların doğum öncesi kontrollerin düzenli yapılmasıyla önlenebileceğini ya da kontrol altına alınabileceğini ifade etti.

Doğum sırasında şiddet

Wissal Jaafar, bazı kadınların doğum sırasında uygulanan küçük cerrahi müdahaleler hakkında önceden bilgilendirilmemesi veya uygun anestezi sağlanmaması nedeniyle şiddetli ağrı yaşadığını söyledi.

100 bin doğumda 36 kadın yaşamını yitiriyor

Bazı sağlık çalışanları tarafından sözlü şiddet uygulanabildiğine de dikkat çeken Wissal Jaafar, “O anlarda söylenen her söz annenin hafızasında kalıyor” dedi.

Öte yandan Narges Ben Ammar, Tunus’ta her 100 bin doğumda 36 annenin hayatını kaybettiğini belirtti. Narges Ben Ammar, doğum öncesi takip kliniklerinin olası engelleri, yüksek tansiyonu ve gebelik diyabetini erken teşhis etmeyi sağladığını, bunların anne ve çocuk için ciddi komplikasyonlara yol açabileceğini ifade etti.

Ayrıca kadınların düzenli tıbbi takip konusunda bilinçlendirilmesi için sivil toplum kuruluşları ile ilgili kurumların rolünün güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Kadın sağlığı için dijital platform önerisi

Emekli halk sağlığı uzmanı ve Tunus Kadınlar Birliği yürütme kurulu üyesi Maha Barqawi ise birçok hamile kadının sağlık bilgisi almak için sosyal medya platformlarına yönelmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Bu bilgilerin büyük bölümünün yanlış olduğunu ve ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirten Maha Barqawi, yapay zekâ destekli ve güvenilir bilgiler sunacak bir kadın sağlığı dijital platformu kurulmasını önerdi.

Hamile kadınların doğum öncesinde tahlil ve görüntüleme işlemlerine ihtiyaç duyduğunu belirten Maha Barqawi, doğum sonrasında da belirli bir programa göre tıbbi takip yapılmasının önemine dikkat çekti. Ayrıca anne sütü ve emzirmenin anne ile çocuk sağlığı açısından önemine yönelik farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiğini söyledi.

Maha Barqawi, evlilik öncesi sağlık kontrollerinin de zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, şu anda bu testlere ilginin düşük olduğunu ifade etti.

Wissal Jaafar, sözlerini, Tunus Kadınlar Birliği’nin ülkenin farklı bölgelerindeki yaygın ağı sayesinde hamilelik döneminde tıbbi kontrollerin önemine ilişkin ulusal bir farkındalık kampanyası başlatacağını belirterek tamamladı.