Tunus’ta 40 yıllık deneyimiyle kadın hakları ve üreme sağlığında öncü rol oynuyor

Tunuslu ebeler, kadınların sadece gebelik ve doğum sürecinde değil, yaşamlarının her aşamasında sağlık, hak ve güvenliklerini korumada kritik bir rol oynuyor. Ebe Souad Aliati de kırk yılı aşkın deneyimiyle bu öncü misyonu somutlaştırıyor.

İHLAS HAMRUNİ

Tunus – Ebeler, üreme sağlığı sisteminin en kritik aktörlerinden biridir. Rolleri yalnızca gebelik ve doğum takibiyle sınırlı kalmaz, kadınlara yaşamlarının her aşamasında eşlik eder, fiziksel ve ruh sağlığını destekler, onurlarını korur ve hakları konusunda farkındalık yaratır. Güney Tunus’un Gafsa vilayetinden Souad Aliati, kırk yılı aşkın deneyimiyle bu öncü rolü somutlaştırıyor. 1976’da Ulusal Aile ve Nüfus Ofisi’nde çalışmaya başlayan Souad Aliati, yirmi yıl boyunca kırsal bölgelerde mobil ekipler aracılığıyla anne ve çocuk sağlığını izledi, doğum öncesi bakım sağladı ve aile planlaması ile cinsel ve üreme sağlığı konusunda rehberlik sundu. Daha sonra bölgesel ofise geçen Souad Aliati, ergenler, genç yetişkinler ve kadınlara yönelik farkındalık programlarını koordine ederek, özellikle sağlık hizmetlerine erişimi sınırlı topluluklarda kadın haklarının savunulmasına katkıda bulundu.

‘Uygulanan şiddetin gerçekliğini ortaya çıkarabiliyorum’

Cinsel ve üreme sağlığı konuları muhafazakar toplumlarda genellikle tabu veya dile getirilmeyen konular olarak kaldığını belirten Souad Aliati, “Bu yüzden ebe, kadınların başvurduğu ilk ve bazen de tek güvenli bağlantı noktası oluyor. Coğrafi ve sosyal yakınlık ile benzer yaşam deneyimleri sayesinde kadınlarla dinleme, gizlilik ve saygıya dayalı bir ilişki kuruyoruz. Böylece ebe, dile getirilmeyenleri paylaşmak için güvenli bir sığınak haline geliyor. Kırsal kesimlerde, özellikle ağırlıklı olarak erkeklerin bulunduğu bir ortamda çalışan bir kadın olarak zorluklarla karşılaşıyorum. Ama bu zorluklar, sessizliği kırmak ve kadınlarla güven inşa etmek için benim motivasyon kaynağıma dönüşüyor ve bu sayede uygulanan şiddetin gerçekliğini ortaya çıkarabiliyorum” dedi.

‘Ebelerin rolü tıbbi bakımla sınırlı değil’

Souad Aliati, ayrıca üreme sağlığının sadece hamilelik ve doğumla sınırlı olmadığını, beden farkındalığı, haklar ve psikolojik ile sosyal dengeyi kapsayan bütünleşik bir süreç olduğunu açıkladı. Ebelerin rolünün salt tıbbi bakımı aşarak sosyal ve eğitimsel boyut kazandığını belirten Souad Aliati ebelerin kadınları hakları ve sağlık ile davranışsal riskler konusunda bilgilendirdiğini ifade etti. Souad Aliati, “Bu rol, özellikle gençlerle çalışırken daha belirgin hale geliyor, çünkü birçok genç, bedenleri hakkında yeterli bilgiye sahip değiller. Bu bilgi eksikliği, riskli davranışlara, istenmeyen gebeliklere, cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılmasına ve karmaşık sosyal ve psikolojik sonuçlara yol açabilir" ifadelerinde bulundu.

‘Üreme sağlığı hamilelik ve doğumla sınırlı değil’

Ebelerin her zaman feminist dernek ve sivil çalışmalara katıldığını söyleyen Souad Aliati, sözlerine şöyle devam etti: “Ben ve meslektaşlarım, sağlık karavanlarına, medya programlarına ve gönüllü faaliyetlere aktif olarak katılıyoruz ve kadın haklarını savunmaya katkıda bulunuyoruz. Bu kolektif çabamız, kadınlara yönelik şiddetin yasal olarak tanınması ve korunması yollarında bir dönüm noktası olurken, 2017’de çıkarılan 58 sayılı kanunun hazırlanmasına ve uygulanmasına destek verdik. Üreme sağlığı sadece hamilelik ve doğumla sınırlı değil, aynı zamanda aile içi şiddet ve evlilik içi tecavüz gibi çok hassas konuları da kapsıyor. Bu şiddet türlerini bildirmek kadınlar için en zor olanlardan, çünkü pek çoğu evlilik içinde bile rıza gösterme veya reddetme haklarının farkında değil. Maalesef bu durum, zorlamayı meşrulaştıran ve kadınların kendilerini savunma yeteneklerini zayıflatan yanlış sosyal ve dini inançlardan kaynaklanıyor.”

‘İradeleri dışında dayatılanı reddetme farkındalığı kazanıyorlar’

Ebelerin her vakanın özelliklerini ve sosyal bağlamını dikkate aldığını sözlerine ekleyen Souad Aliati, “Bu bilgiyi kademeli ve düşünceli bir şekilde iletmek için çalışıyoruz. Böylece kadınlar, iradeleri dışında kendilerine dayatılan herhangi bir uygulamayı reddetme konusunda farkındalık kazanıyor ve fiziksel ile psikolojik güvenlik hakları ihlal edildiğinde ‘hayır’ diyebiliyorlar. Ebeler ayrıca şiddet vakalarını belirlemede, ilk psikolojik desteği sağlamada, kadınları psikologlara ve uzmanlara yönlendirmede ve çeşitli sağlık, sosyal ve hukuki kurumlarla koordinasyon sağlamada önemli bir rol oynuyor. Tüm bunlar, kadınların şiddet döngüsünden kurtulup dengelerini yeniden kazanana kadar gerekli desteği ve rehberliği almalarını sağlıyor” diye belirtti.

‘Beklenen yasal çerçeve çalışma koşullarını iyileştirir’

Tunus’ta ebelik mesleğinin geleceği hakkında konuşan Souad Aliati, özellikle ebelik mesleğini düzenleyen ve mesleki standartlarını tanımlayan bir yasa taslağı üzerinde devam eden çalışmaların, bu mesleğin gelişme potansiyeli açısından umut verici olduğunu belirtti. Beklenen yasal çerçevenin çalışma koşullarını iyileştireceğini ve mesleki stres ile kaygıyı azaltacağını ifade eden Souad Aliati, ebelik mesleğinin değerinin ve hayati rolünün tanınmasını sağlayacak gerçek bir kazanım olacağını vurguladı.

‘Kadınların onur hakkının vazgeçilmez destekçileriyiz’

Souad Aliati, ebelik mesleğinin Arap ve uluslararası düzeyde uzmanlık ve beceri paylaşımıyla giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çekerek, “Tunuslu ebeler, Teknik İşbirliği Ajansı ve iş sözleşmeleri aracılığıyla birçok Arap ülkesinde başarılarını kanıtladı, bilimsel ve mesleki kavramların standardizasyonuna katkıda bulundu. Bu da mesleğin prestijini artırdı ve daha geniş ufuklar açtı” dedi. Souad Aliati, sözlerini, ebelerin sadece sağlık profesyonelleri olarak değil, aynı zamanda kadınların beden değerini, farkındalığını ve onur hakkını yücelten insani bir mesajın taşıyıcıları ve sosyal aktörleri olarak da vazgeçilmez destekçiler olduklarını vurgulayarak sonlandırdı.