Kobanê'de yaz aylarıyla birlikte uyuz ve laşmanya vakaları arttı
Kobanê'de ücretsiz hizmet veren Mişta El-Nur Sağlık Merkezi, yaz aylarında artan uyuz ve laşmanya vakalarına müdahale ediyor. Doktor Avin Xelîl, erken tedavi ve korunma önlemlerinin salgının yayılmasını önlemede hayati önem taşıdığını belirtti.
NURŞAN ABDİ
Kobanê- Rojava Kürdistan’ın Kobanê kentinde yaşayan halk Türk devleti ve Suriye’nin saldırıları ve ablukası sonucu aylarca süren kuşatmayla birlikte en temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekerken, elektrik kesintileri, temiz suya erişimde yaşanan sıkıntılar ve yetersiz yaşam koşulları günlük yaşamı olumsuz etkilemeye devam ediyor.
Kobanê kentinde yaz aylarıyla birlikte mevsimsel cilt hastalıklarında belirgin artış yaşanıyor. Uyuz ve laşmanya vakalarının yanı sıra ishal, kusma ve yüksek ateş gibi mevsimsel sistemik hastalıklar da sık görülüyor. Kentte 24 saat hizmet veren Mişta El-Nur Sağlık Merkezi, artan vaka sayısına karşı ücretsiz muayene ve ilaç desteği sağlıyor. Merkezin verilerine göre her ay yaklaşık 15 yeni layşmanya vakası tespit edilirken, tedavisi süren hastaların yanı sıra aylık yaklaşık 50 uyuz vakası da merkeze başvuruyor. Mevsimsel hastalıkların yoğunlaştığı Mişta El-Nur Sağlık Merkezi'nde gözlemlerde bulunan ajansımız, tedavi sürecini yerinde takip etti. Merkezde görev yapan pratisyen hekim Avin Xelîl, yaz aylarında artış gösteren vakalara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak alınması gereken önlemleri paylaştı.
Yazla birlikte hastalıklar yaygınlaştı

Mevsimsel hastalıkların doğrudan hava koşullarıyla bağlantılı olduğuna dikkat çeken Avin Xelîl, yaz aylarında vaka sayılarında belirgin artış yaşandığını söyledi. Sağlık ekibinin günün 24 saati hizmet verdiğini ifade eden Avin Xelîl, özellikle ishal ve kusma gibi sistemik hastalıkların bu dönemde yaygın görüldüğünü kaydetti. Bu hastalıkların viral ya da bakteriyel kaynaklı olabileceğini belirten Avin Xelîl, her yaş grubunu etkileyebildiğini, ancak çocuklar, yaşlılar, hamile ve emziren kadınlarda daha ağır seyrettiğine vurgu yaptı. Avin Xelîl, bu gruplarda belirtilerin daha hızlı ortaya çıktığını, en sık görülen semptomların ise ishal, kusma ve yüksek ateş olduğunu dile getirdi.
‘Şark çıbanı vakalarında artış var’

Cilt hastalıklarının yaz aylarında belirgin şekilde arttığını yineleyen Avin Xelîl, sözlerine şöyle devam etti:
"Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte böcek ve sineklerin sayısı artıyor. Sıcak nedeniyle birçok aile balkonlarda ya da damlarda uyuyor. Bu durum böceklerle teması artırdığı için uyuz başta olmak üzere cilt hastalıklarının yayılmasına neden oluyor. Laşmanya, halk arasında 'Şark çıbanı' olarak bilinen bir hastalıktır ve yaz aylarında kum sineğinin çoğalmasıyla birlikte vaka sayıları da artıyor. Hastalık, genellikle vücudun açıkta kalan bölgelerinde sert ve kırmızı bir yara şeklinde ortaya çıkıyor. Bu yara üç haftadan uzun süre kendiliğinden iyileşmiyorsa laşmanyadan şüphelenilmeli ve vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Laşmanya bulaşıcı bir hastalık değildir ve uygun tedaviyle tamamen iyileşebilir."
‘Cibinlik kullanın’

Laşmanyadan korunmanın en etkili yolunun cibinlik kullanmak olduğunu belirten Avin Xelîl, "Özellikle oda dışında uyuyanların mutlaka cibinlik kullanması gerekiyor. Bu sayede kum sineğinin vücuda ulaşması engellenerek hastalıktan korunmak mümkün oluyor. Tedavi ise yaranın içine uygulanan enjeksiyonlarla yapılıyor. Hastalara haftada iki kez iğne uygulanıyor ve tedavi genellikle bir buçuk ay sürüyor. Ancak bu süre hastanın tedaviye verdiği yanıta göre değişebiliyor" dedi.
‘Uyuz hızla yayılıyor’
Uyuz vakalarının da bölgede yaygınlaştığını belirten Avin Xelîl, "Özellikle kalabalık yaşam alanlarında uyuz daha hızlı yayılıyor. Son dönemde Kobanê'de yerinden edilenlerin barınma merkezlerinin bulunması vaka sayılarının artmasına neden oldu. Uyuz bulaşıcı bir hastalıktır ve doğrudan temasın yanı sıra ortak kullanılan kişisel eşyalar yoluyla da bulaşabilir. Bu nedenle aile içinde bir kişinin hastalanması, gerekli önlemler alınmadığı takdirde dört ya da beş kişinin daha enfekte olmasına yol açabiliyor" diye konuştu.
Uyuzdan korunma yöntemlerine de değinen Avin Xelîl, "Özellikle kalabalık ortamlarda hastaların izole edilmesi, kişisel eşyalarının başkaları tarafından kullanılmaması ve hastayla doğrudan temastan kaçınılması gerekiyor. Belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir sağlık merkezine başvurulmalı ve tedaviye başlanmalıdır. Parazitlerin tamamen yok edilmesi için hastaya ait kıyafetler en az 60 derecede yıkanmalıdır” uyarılarında bulunarak, tedavi sürecinde sağlık çalışanlarının önerilerine eksiksiz uyulmasının büyük önem taşıdığını kaydetti. Avin Xelîl, tedavi sürecinin genellikle 7 ila 10 gün arasında tamamlandığını söyledi.
Konuşmasının sonunda topluma çağrıda bulunan Avin Xelîl, "Uyuz ya da diğer mevsimsel hastalıkların belirtileri görüldüğünde tıbbi yardım almaktan çekinilmemeli. Bu belirtileri fark eden herkes en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Son dönemde yaygınlaşan uyuzun, sanılanın aksine kişisel hijyen eksikliğiyle bir ilgisi yoktur. Hastalığın yayılmasında yüksek hava sıcaklıkları, temiz olmayan sular ile çevrede bulunan toksin ve mikroplar gibi çevresel etkenler önemli rol oynuyor" dedi.