Süveyda’da kadınlar sanatı direniş ve dayanışmanın dili yaptı
Süveyda katliamlarının birinci yılında düzenlenen "Toon Balad" etkinliği kadınların sanat ve üretim yoluyla kurduğu dayanışmayı görünür kıldı. Kadınlar, sanatın travmalarla baş etmede ve toplumsal yaşamı yeniden kurmada önemli bir araç olduğunu vurguladı.
ROCHELLE JUNİOR
Süveyda – Süveyda katliamlarının birinci yılında düzenlenen “Toon Balad” etkinliği, kadınların sanat ve üretim yoluyla kurduğu direniş ve dayanışmaya alan açtı. Etkinliğe katılan kadınlar, el emeği ve sanatın travmaların etkisini azaltan, kadınları güçlendiren ve toplumsal yaşamı yeniden kuran önemli bir araç olduğunu belirterek bu tür girişimlerin desteklenmesi çağrısında bulundu.
“Kartoon Stage”, “Art Made” ve “Li Uyunek Ya Balad” ekibi iş birliğiyle düzenlenen “Toon Balad” etkinliği üç gün boyunca devam etti. Etkinlik, Süveyda katliamlarının birinci yıl dönümüne denk gelecek şekilde 10 Temmuz günü başladı ve 12 Temmuz gününe kadar sürecek. Organizasyonun amacı, özellikle kadınlar ve çocukların dayanışma ve iyileşme deneyimlerini görünür kılan sanatsal ve insani bir alan oluşturmaktı.
Etkinlik kapsamında küçük ölçekli projelerin yer aldığı bir pazar, canlı plastik sanatlar sergisi ve katılımcıların deneyimlerini paylaşmasına olanak tanıyan sanat buluşmaları düzenlendi. Organizasyon, sanatın toplumsal dayanışmayı güçlendirme ve umudu pekiştirme rolüne dikkat çekerken, son bir yıl içinde kadınların öncülük ettiği girişimleri ve yaratıcılık yoluyla yaşanan olayların etkilerini aşma çabalarını da öne çıkardı.
‘Sergiler desteklenmeli’
“Li Uyunek Ya Balad” ekibinin koordinatörü Safa El-Cerdi, pazarın “Kartoon Stage” tiyatrosunun mekânı ücretsiz tahsis etmesiyle gerçekleştirildiğini belirterek, amaçlarının eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalan gençleri el sanatlarına yönlendirmek olduğunu söyledi.
Safa El-Cerdi, pazarda lise ve üniversite eğitimini sürdüremeyen gençlerin yanı sıra yerinden edilmiş ve savaşın etkilerini yaşamış kadınların da yer aldığını, kroşe, makrome, oyuncak ve çeşitli el işi ürünleri üreten kadınların farklı yaş gruplarıyla birlikte aynı alanda buluştuğunu ifade etti.
Etkinliğin zamanlamasının Süveyda’da yaşanan olayların birinci yıl dönümüne denk getirilmesinin bilinçli bir tercih olduğunu belirten Safa El-Cerdi, el sanatlarının sevgi ve barışı yaydığını, sanatın ise acı ve sevinci ifade etmenin en güçlü yollarından biri olduğunu vurguladı.
Topluma seslenen Safa El-Cerdi, el işi sergilerinin desteklenmesi çağrısında bulunarak, “Her ilmek ve her el yapımı ürün, olumsuz enerjisini güzel bir işe dönüştüren bir kadının hikayesini taşıyor” dedi.
‘Psikolojik ve ekonomik destek sağlıyor’
“Bana Balık Tutmayı Öğret” girişiminden Rana El-Aşuş ise etkinliğin kadınlar ve üniversite öğrencileri için güvenli bir alan oluşturduğunu belirtti. Rana El-Aşuş, özellikle yerinden edilmiş kadınların etkinliğe dahil edilmesine önem verdiklerini, bunun kadınlara hem psikolojik hem de ekonomik destek sunduğunu söyledi.
Girişimin, Süveyda olaylarından sonra yerinden edilmiş kadınlara el işi eğitimi verdiğini, gerekli malzemeleri sağladığını ve psikolojik destek ile şiddetsizlik eğitimleri düzenlediğini aktaran Rana El-Aşuş, ürünlerin pazarda sergilenmesinin kadınların üretime devam etmeleri açısından önemli olduğunu kaydetti.
Rana El-Aşuş, serginin düzenlendiği tarihin acı bir yıl dönümünü kadınların güçlenmesi için yeni bir başlangıca dönüştürme mesajı taşıdığını da sözlerine ekledi.
‘Olumlu bir atmosfer oluştu’
Emekli makine mühendisi Gade Mesud, emeklilikten sonra örgü ve nakış gibi el işlerine yöneldiğini belirterek, bu uğraşların kadınların yaşadığı psikolojik etkileri hafifletmeye yardımcı olduğunu söyledi.
Gade Mesud, sergiye katılımın yalnızca maddi bir amaç taşımadığını, aynı zamanda farklı deneyimleri tanıma, bilgi paylaşımı yapma ve gençlerin sanatsal çalışmalarını görme fırsatı sunduğunu ifade etti.
‘Süveyda yeniden çiçek açacak’
Makrome eserleriyle sergiye katılan Meysun Ghabra ise etkinliğin kendisine yalnızca ürünlerini tanıtma imkanı değil, aynı zamanda yeni insanlarla tanışma ve geri bildirim alma fırsatı sunduğunu söyledi.
Yetenekli kişilerin manevi desteğe de ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Meysun Ghabra, yaşanan olaylardan sonra evde geçirdiği dönemde el sanatlarını geliştirdiğini ve bunun zamanla bir projeye dönüştüğünü belirtti.
El işi üretiminin ruh sağlığını olumlu etkilediğini ve zor koşulları aşmasına yardımcı olduğunu ifade eden Meysun Ghabra, kadınların acı ve zorluklara rağmen üretmeye devam ettiğini söyledi.
Meysun Ghabra sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Süveyda solmuş bir gül gibi görünebilir; ancak hep birlikte destek olduğumuzda yeniden çiçek açacaktır.”