Yönetmen İman Hudayr, Irak’ın yakın tarihini sinemayla arşivliyor
‘Yağmur Duvarı’ filmiyle En İyi Senaryo Ödülü alan Iraklı yönetmen İman Hudayr, Ekim 2019 protestolarını belgeleyen ‘Bir Vatan İstiyoruz’ filminin yapım sürecini anlatarak, Irak sinemasının senaryo ve finansman sorunlarına dikkat çekti.
RAJA HAMİD RASHİD
Irak- Iraklı yönetmen ve senarist İman Hudayr’ın belgesel ve kurmaca sinema çalışmaları, kolektif hafızayı ve çağdaş Irak tarihini kayıt altına alma amacı taşıyor. Siyasi meseleleri insani hikayelere dönüştüren İman Hudayr’ın “Yağmur Duvarı” filmi, Mısır’ın İskenderiye kentinde düzenlenen 4. “Femto” Uluslararası Kısa Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü’ne layık görüldü. “Yağmur Duvarı”nın gerçek bir hikayeye dayandığını belirten İman Hudayr, filmi oluştururken olayları bütünüyle olduğu gibi aktarmadığını, hikayeye eklemeler yaparak ve dramatik düzenlemelere başvurarak senaryoyu sinema eserine dönüştürdüğünü söyledi.
Filmlerin insanların fikir ve deneyimlerinden faydalanabilmesi için akademik bir ortamda gösterilmesini istediğini söyleyen İman Hudayr, “Her zaman hikayeleri ve öyküleri not ettiğim defterlerim var. Bazen sokakta gördüğüm durumları da saklıyor ve not defterlerime kaydediyorum” dedi. Filmin yapımını üstlenen Siyasi Mahpuslar Kurumunun, önceki rejim döneminde Irak hapishanelerindeki tutukluların hikayelerini konu alan filmler hazırlamaları için bir grup yönetmene çağrıda bulunduğunu aktaran İman Hudayr, kendisinin de bu yönetmenler arasında yer aldığını söyledi. “Bir Vatan İstiyoruz” filmi hakkında da konuşan İman Hudayr, filmin yapım sürecinin ve çalışma yönteminin “Yağmur Duvarı” filminden tamamen farklı olduğunu vurguladı.

Olayları her şeye rağmen belgeledi
İman Hudayr, 1921’den 2003’e kadar Irak tarihinin fotoğrafçılar ve yönetmenler tarafından yeterince arşivlenmediğini, bunun nedeninin ise kamera taşınması ve kullanımına getirilen kısıtlamalar olduğunu söyledi. O dönemde piyasada yalnızca basit ev kameralarının bulunduğunu belirten İman Hudayr, “Şahit olduğumuz önemli olaylar kişisel olarak arşivlenmedi. Arşivlemeyi devlet yapıyordu ve olayların yalnızca bir kısmı tarihsel olarak belgelendi” sözlerini aktardı. Ekim 2019 protestolarının farklı bir deneyim sunduğunu kaydeden İman Hudayr, “İlk kez meydanda çok yoğun bir fotoğrafçı varlığı gördüm. Protestoların sürdüğü yedi ay boyunca haftada yaklaşık beş gün onlarla birlikteydim ve maddi imkanım ya da desteğim olmamasına rağmen çekim yaptım” ifadelerini kullandı. Konunun hassas olması nedeniyle herhangi bir kurumdan destek almak istemediğini sözlerine ekleyen İman Hudayr, fotoğraf çekmeye yeni başlayan ve kamerası bulunan bir arkadaşından yardım aldığını kaydetti. Ardından protestolara katılan bazı kadın ve erkeklerle işbirliği yaptığını aktaran İman Hudayr, özellikle gösterilerin ön saflarında bulunan kişilerin kendisi için çekimler yaptığını söyledi.
Filmin montajı tekrarlandı
Filmin çalışmalarına 2019’da başlayan İman Hudayr, sözlerine şöyle devam etti:
“Filmin çalışmalarına 2019’da başladım ve montaj masraflarını karşılayamadığım için 2020 ve 2021 boyunca üzerinde çalışmaya devam ettim. Daha sonra küçük bir miktar para bulup filmin montajını yaptım, ancak sonucu beğenmedim. 2025’te filme yeniden baktım ve ikinci kez yapmaya karar verdim. Yeni masrafları kendim karşıladım. Bunun için borç almak zorunda kalsam bile kararlıydım, çünkü Ekim hareketi hakkını almalı. Filmin montajını üçüncü kez yaptım. Ekim hareketi, Irak hafızasının arşivlenmesi ve korunması anlamına geliyor. Göstericilerin Tahrir Meydanı’nda kendi cumhuriyetlerini oluşturup oluşturamayacağını düşünüyordum.”
‘Sinemanın omurgası senaryodur’
İman Hudayr, Irak sinemasının durumunu içler acısı olarak nitelendirerek finansman ve eser seçme mekanizmalarını eleştirdi. Finansman, paraların dağıtılması ve projelerin seçilmesi süreçlerinin sınırlı bir grubun kontrolünde olduğunu belirten İman Hudayr, eser ve senaryoları değerlendiren bazı komite üyelerinin daha önce tek bir film bile çekmediğini söyledi. İman Hudayr, bu mekanizmanın sinema sektöründe ciddi bir sorun oluşturduğunu ifade etti. Sinema bölümlerindeki bazı akademisyenler arasında dahi senaryo yazımı konusunda sorun bulunduğunu dile getiren İman Hudayr, izlediği filmlerin çoğunda senaryo sorunları olduğunu vurgulayarak, “Sinemanın omurgası senaryodur. Filmin güçlü veya zayıf olması buna bağlıdır” şeklinde konuştu.
‘Sinema projelerini destekleyecek yeterli kurum yok’
Üçüncü sorunun ise finansman olduğunu söyleyen İman Hudayr, “Finansman bulunduğunda bile sinema projelerini destekleyecek yeterli kurum yok. Bağımsız yapımlar; çekim, cihaz ve ekipman, montaj, grafik ve müzik gibi alanlarda yüksek maliyetler gerektiriyor. Irak’ta dizilerde, sinema filmlerinde ve hatta radyo yapımlarında bile senaryo yazımı konusunda ciddi bir sorun var. Filmler akademilerde, enstitülerde ve sinema salonlarında gösterilmeli, senaryo, senaryo yazım yöntemleri ve fikirlerin seçimi üzerine uzmanlaşmış tartışmalar yürütülmeli” çağrısında bulundu.
İman Hudayr, sinemanın herkesin ilgi duyduğu ve keyif aldığı bir alan olduğunu, ancak aynı zamanda büyük emek gerektirdiğini belirterek, “Yönetmen ya da yapımcı olarak çalışmak sabır, para ve destek gerektiriyor. Bir filmin yapımına resmi kurumlar, sivil toplum kuruluşları ve haber ajansları gibi farklı kuruluşlar katkı sunabilir. Ancak bu tür bir işbirliği Irak’ta yeterli düzeyde bulunmuyor. Henüz bu kültüre de sahip değiliz” diye belirtti.