Eksik kalan dünyasını resimlerle tamamlıyor
İsrail saldırılarında bir gözünü kaybetti, kardeşlerinin ölümüne tanıklık etti, eserleri ve arşivi yok oldu. Filistinli sanatçı Areej Al-Saafin, savaşın ardından yaşadıklarını ve geleceğe dair umudunu resimlerine yansıtmayı sürdürüyor.
RAFIF ESLEEM
Gazze- 7 Ekim 2023 öncesinde Areej Al-Saafin, odasını yeşil tonlarla dekore etmiş, doğayı, kadınları ve günlük yaşamı konu alan eserlerini özenle yerleştirmişti. Aralık 2023'te 15'ten fazla tablosunun yer alacağı ilk kişisel sergisini açmaya hazırlanan Areej Al-Saafin, medya kuruluşlarını davet etmeyi planlıyordu. Ancak savaşın başlamasıyla birlikte tüm hazırlıkları yarım kaldı.
Yıkımdan önce resimlerine farklı bir gözle baktığını belirten Areej Al-Saafin, yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
“Sanki önümüzdeki günlerde başımıza gelecekleri önceden hissediyormuşum gibiydi. Birçok fotoğraf çektim ve kapıyı sıkıca kilitledim. Değerli bir hazineyi koruyormuşum gibi hissediyordum. Ertesi gün komşumuzun evi bombalandı ve bir odası hasar gördü. Ailemle birlikte Bureij Mülteci Kampı'nda kalıyorduk ve saldırı nedeniyle kampı terk etmek zorunda kaldık. Kaçış sırasında yolumuza bir İsrail top mermisi isabet etti. Saldırıda erkek kardeşim yaşamını yitirdi ve ben de ağır yaralandım. Bağırsaklarım karnımdan dışarı çıkmıştı.”
‘Normal ve huzurlu bir yaşam istiyorum’
Hastanede geçirdiği ameliyat sırasında durmayan bir beyin kanaması yaşadığını anlatan Areej Al-Saafin, doktorların kanamayı kontrol altına alabilmek için ince bağırsağının bir bölümünü ve sağ gözünü almak zorunda kaldığını söyledi. Daha sonra sağ gözünün yerine görünümünü korumak amacıyla plastik bir protez yerleştirildiğini kaydeden Areej Al-Saafin, sol gözünün sağlıklı olduğunu ifade etti. Evden her çıktığında maruz kaldığı zorbalığın son bulmasını isteyen Areej Al-Saafin, “Normal ve huzurlu bir yaşam istiyorum” diye ekledi.
Resim yapmaktan vazgeçmedi
Resimleri yandı, Areej Al-Saafin bir gözünü kaybetti ve yayımlanmamış eserlerinin fotoğraflarını sakladığı cep telefonu da yok oldu. Ancak tüm bu kayıplara rağmen Areej Al-Saafin, resim yapmaktan vazgeçmedi. Areej Al-Saafin için resim, sevinç, üzüntü, öfke ve yaşadığı diğer tüm duyguları ifade etmenin en önemli yollarından biriydi. Aynı zamanda yaşadıkları karşısında bir teselli kaynağıydı. Ancak bugün Areej Al-Saafin, tek gözle resim yapmanın gerektirdiği yoğun çabanın neden olduğu şiddetli baş ağrıları nedeniyle eserlerini eskisiyle aynı kalite ve tarzda üretemediğini vurguladı.
Kömür parçalarıyla çizim yapıyor
Bugün sahnenin yalnızca yarısını görebilen Areej Al-Saafin, diğer yarısını hayal gücüyle tamamlamayı hedefliyor. Yemek pişirmek için yakılan odunlardan geriye kalan kömür parçalarını kullanarak yeniden çizim yapmaya çalışan Areej Al-Saafin, çizgileri bir araya getirmeye ve istediği sonuca ulaşmaya çalışıyor. Ancak çoğu zaman istediği sonucu elde edemediğini belirten Areej Al-Saafin, bu durumun kendisini derin bir depresyona sürüklediğini söyledi. Eksik olanı çizmeye çalıştığını ifade eden Areej Al-Saafin, uzak geleceğe bakan iki sabit gözü resmettiğini kaydetti. Areej Al-Saafin, savaşın değiştirdiği yaşam öyküsünü yeniden çizmeye çalıştığını dile getirdi.
Yaşadıkları karşısında sessizliği seçiyor
Areej Al-Saafin'i en çok zorlayan durumlardan biri ise parlak ışığa maruz kalmanın ve resim yapma çabalarının gözlerini yorması. Parlak ışığa bakmanın ya da uzun süre resim yapmaya çalışmanın şiddetli baş ağrılarına neden olduğunu yineleyen Areej Al-Saafin, çevresindekilerin ise çoğu zaman, "Hayal görüyorsun. Gözün yuvasından çıkmış, neden acısın?" şeklinde karşılık verdiğini anlattı. Yaşadığı ağrının ve zorlukların yeterince anlaşılmadığının altını çizen Areej Al-Saafin, bu nedenle çoğu zaman sessiz kalmayı tercih ettiğini belirtti.
Tuvali duvarı oldu
Gazze'deki birçok kadın sanatçı gibi Areej Al-Saafin de malzeme sıkıntısıyla karşı karşıya kaldı. Üzerine resim yapabileceği tuval bulamayan Areej Al-Saafin, yatak odasının duvarını çizimleri için büyük bir tuvale dönüştürdü ve tamamladığı eserleri burada sergilemeye başladı. Boya eksikliği nedeniyle alternatif yöntemlere yönelen Areej Al-Saafin, yemek pişirmek için yakılan odunlardan elde ettiği kömürü çizimlerinde kullanmaya başladı. Areej Al-Saafin, ayrıca kozmetik ürünleri de resim malzemesine dönüştürdü. Bugün aklına gelen sahneleri ve yaşadığı sert gerçekliği yalnızca siyah tonlarla resmetmeyi sürdürüyor.
Tedavi için yurtdışına gitmek istiyor
Sosyal hizmet eğitimi alan Areej Al-Saafin, sahip olduğu çizim yeteneğini çeşitli eğitim programları ve pratik çalışmalarla geliştirdi. Ancak savaşla birlikte yerinden edilmek zorunda kalan Areej Al-Saafin, sekiz ay boyunca çadırlarda yaşadı. Bu süreçte iki kardeşinin ölümüne tanıklık eden Areej Al-Saafin, o günden bu yana yaşadıklarının etkisini üzerinden atamadığını söyledi.
Tanık olduğu olayların kendisinde derin bir huzursuzluk yarattığını ifade eden Areej Al-Saafin, aynı kaderi yeniden yaşamamayı umut ediyor. Bugün Areej Al-Saafin'in en büyük isteği ise tedavi için yurt dışına sevk edilmek. Yapay göz implantı yaptırmayı, fiziksel ve psikolojik tedavisini tamamlamayı isteyen Areej Al-Saafin, kendi kuşağındaki diğer genç kadınlar gibi normal bir yaşam sürmeyi arzuluyor. Areej Al-Saafin, geçmişte olduğu gibi dengeli bir görüşle ve istediği kalitede resimler yapabilmek için yurt dışına çıkmasına izin verilmesini talep etti.