Katledilenlerin anısına: Süveyda’da hafıza sergisi

Süveyda'da düzenlenen resim sergisinde sanatçılar, Temmuz 2025 katliamını ve Ulusal Hastane'de meydana gelen ihlalleri eserlerine taşıdı. Sanatçılar serginin, yaşananları sanat yoluyla belgeleyerek toplumsal hafızayı canlı tutmayı amaçladığını belirtti.

ROCHELLE JUNİOR

Süveyda- “Bazalt” Sinema ve Televizyon Yapım Vakfı'nın davetiyle, Süveyda Ulusal Hastanesi'nin bahçesinde düzenlenen resim sergisinde çok sayıda sanatçı Temmuz 2025 olaylarından ilham alan eserlerini sanatseverlerle buluşturdu.

Hayatını kaybedenlerin anısına düzenlenen sergide, Süveyda Ulusal Hastanesi'nde yaşanan olaylar sanat yoluyla kayıt altına alınırken, organizasyonun temel amacının toplumsal hafızayı canlı tutmak olduğu ifade edildi.

Sergi, organizatörlerin açıklamasına göre sivillere yönelik ihlallerin yaşandığı belirtilen hastane yerleşkesinde gerçekleştirildi. Düzenleyiciler, hastanenin sistematik saldırılara ve baskınlara maruz kaldığını, olaylar sırasında sağlık çalışanları ile hastaların yaşamını yitirdiğini belirtti. Açıklamada, uluslararası hukuk ve sözleşmelerin hastanelerin silahlı çatışmalardan korunmasını öngörmesine rağmen Süveyda'da bunun ihlal edildiği vurgulandı.

Yaşananları küple tasvir etti

Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi Rehaf Harb, eserini Süveyda'nın eski Arap evlerinde bulunan toprak küplerden esinlenerek hazırladığını söyledi. Refah Harb, yaşanan katliamların ardından insanların korku, ölüm ve şiddetten kaçabilecek güvenli bir yer aradığını belirterek, bu duyguyu küçük bir toprak küpün içine sığınmaya çalışan insan figürüyle yansıttığını ifade etti.

Sanatçı, tablodaki beyaz rengin insanın doğduğu topraklarda artık kendini güvende hissedememesini, küpten taşan suyun ise bölge halkının yaşadığı yoğun duyguları simgelediğini dile getirdi. Yüz ifadesinin de o günlerde hissedilen korku, acı ve paniği yansıttığını söyledi.

Gençlerin hikayesini anlattı

Sanatçı Amani Baha ise eserinin, “15 Temmuz Kara Günü” olarak nitelendirdiği olaylar sırasında köyü Sali'yi savunan bir grup gencin hikayesini anlattığını belirtti. Amani Baha, gençlerin bulunduğu aracın insansız hava aracı saldırısına uğradığını, beş kişinin ağır yaralandığını ve bunlardan birinin bacağını kaybettiğini anlattı.

Tablosunu bu gençlere teşekkür ve vefa mesajı olarak hazırladığını söyleyen Amani Baha, eserde yıkım ve tahribatı resmederken çiçekleri ise umut sembolü olarak kullandığını ifade etti. Süveyda halkının yaşadığı tüm acılara rağmen yeniden ayağa kalkmayı başardığını vurgulayan sanatçı, bir dönem cenazelerle dolu olan alanın bugün "Umut Bahçesi" adıyla yeniden hayat bulduğunu ve eserinin bu dönüşümü anlattığını kaydetti.

‘Serginin hastanede olması büyük bir mesaj’

Ressam Ragad Navfal da serginin, Temmuz 2025'te yaşanan katliamların gerçekleştiği belirtilen Süveyda Ulusal Hastanesi'nde düzenlenmesinin önemli bir mesaj taşıdığını söyledi. Sanatçıların görevinin gerçeği ve insan hikayelerini sanat aracılığıyla görünür kılmak olduğunu belirten Ragad Navfal, eserlerinde kırmızı rengi hayatını kaybedenlerin kanını, siyahı olayların vahşetini, beyazı ise doktorların insani duruşunu ve fedakarlığını simgelemek amacıyla kullandığını ifade etti.

‘Acının yaşandığı hastane umut alanı oldu’

Sergiye katılan Tijan Şelhub ise Temmuz olaylarının birinci yıl dönümünün Süveyda'da yaşanan “kanlı katliamı” yeniden hatırlattığını söyledi. Kentin kimlik temelli bir saldırının hedefi olduğunu dile getiren Tijan Şelhub, Süveyda Ulusal Hastanesi'nin 24 saatten fazla kuşatma altında kaldığını ve içeride yüzlerce sivilin cenazesinin bulunduğunu belirtti.

Tijan Şelhub, olayların ardından kent sakinlerinin hastane bahçesine çiçekler dikerek ve duvarlara fotoğraflar asarak acının yaşandığı mekanı umut alanına dönüştürmeye çalıştıklarını belirtti. Sağlık çalışanlarının da tüm tehlikelere rağmen hastaneyi terk etmediğini söyleyen Tijan Şelhub, bir hemşirenin kuşatma boyunca yaklaşık bir hafta boyunca neredeyse hiç uyumadan görev yaptığını ve yetersiz tıbbi imkanlara rağmen hastalara yardım etmeyi sürdürdüğünü anlattı.