Gazze'de savaşın izleri sanatla anlatıldı: ‘Gazze Renklerle Konuşuyor’ sergisi açıldı

Dar el-Kelime Üniversitesi'nin düzenlediği "Gazze Renklerle Konuşuyor" sergisi, Gazze'deki kadın sanatçılar ile çocukları aynı çatı altında buluşturdu.

RAFIF ESLEEM

Gazze – Dar el-Kelime Üniversitesi, bugün kadın sanatçılar ile Gazze Şeridi'nden çocukların eserlerini bir araya getiren resim ve plastik sanatlar sergisine ev sahipliği yaptı. Sergi, savaşın ardından çocukların duygularını sanat yoluyla ifade etmelerini sağlamak ve sanatçılarla deneyim paylaşımını güçlendirmek amacıyla düzenlendi.

"Gazze Renklerle Konuşuyor" adlı sergide ev, zorunlu göç, tutsaklar ve kadınların yaşadığı zorluklar gibi birçok konu resim ve heykeller aracılığıyla işlendi.

Serginin koordinatörlerinden Semah el-Kişavi, serginin Gazze'yi "canlı renklerle anılan bir kentten kül ve enkazla kaplı bir şehre dönüştüren üç yıllık saldırıların ardından" düzenlendiğini söyledi.

Hammadde fiyatlarının artışı

Semah el-Kişavi sergide yer alan eserlerin büyük bölümünün katılımcıların daha iyi bir geleceğe dair umutlarını yansıttığını belirterek, insanların acılarının sona erdiği, barınma gibi temel ihtiyaçların karşılandığı ve yıkımın ortasında yeniden yeşil alanların oluştuğu bir Gazze hayalini anlattığını ifade etti.

Serginin hazırlanma sürecinde birçok zorlukla karşılaştıklarını aktaran Semah el-Kişavi, en büyük sorunların malzeme eksikliği, hammadde fiyatlarının yüksekliği ve ulaşım güçlüğü olduğunu söyledi.

"Bugün bile bazı sanatçılar eserlerini gönderebildi ancak sergiye katılamadı" diyen Semah el-Kişavi, serginin kadın sanatçılar ve çocuklar için Gazze'nin savaş öncesindeki yaşamını, hayallerini ve umutlarını dünyaya anlatabilecekleri önemli bir fırsat olduğunu vurguladı.

Filistin kültürel mirasını işliyor

Sanatçılardan Rama Ebu Safiye, bugün düzenlenen serginin kendisi ve diğer katılımcılar için "bir umut dozu" anlamına geldiğini söyledi.

Eserlerinde "bekleyiş" ile "umudu" bir araya getirdiğini belirten Rama Ebu Safiye, vermek istediği mesajı şöyle anlattı:

"Ne kadar uzun sürerse sürsün, sabır ve bekleyiş sonunda hayaller gerçekleşecektir. Yeter ki azim kaybolmasın."

Sanatçı, eserlerinde Filistin kültürel mirasını da işlediğini ifade etti.

Geri dönüşüm ürünler kullanılıyor

Sanatçı Nur Matar ise sergide yer alan çalışmalarının büyük bölümünün geri dönüştürülmüş malzemelerle üretildiğini söyledi.

Çocuklar ve kadın sanatçıların birlikte "çevre dostu sanat" eserleri ortaya çıkardığını belirten Nur Matar, serginin adının eserlerle uyum içinde olduğunu dile getirdi.

"Bugün görülen tüm eserler canlı renklerle Gazze'yi anlatıyor. Hem savaş öncesini hem de sonrasını yansıtıyor. Acı ve yıkımı bile parlak renklerle ifade ediyor."

Nur Matar, savaş sırasında yıkılan ve birbirine bitişik mülteci kampı evlerini de eserlerinde canlandırdığını anlattı.

"Gri renkte ve iç içe olsalar bile Filistinliler için bu evler, bugün insanların yaşamak zorunda kaldığı çadırlardan daha değerli" diyen Nur Matar, maketlerin karton ve kâğıt hamurundan yapıldığını, ardından renklendirildiğini söyledi.

Nur Matar, çalışmalarında çocukların yaşamak istediği bir ev, oyun oynayabilecekleri yeşil alanlar ve açık ateş yerine yemek pişirmeyi sağlayacak bir tüp gaz gibi özlemleri de simgelediklerini ifade etti.

Nur Matar, eserlerini seramik hamuruna nişasta ve tutkal ekleyerek hazırladığını ancak hammadde eksikliği ve elektrik gibi temel hizmetlerin yüksek maliyetinin üretimi zorlaştırdığını söyledi.

Tüm zorluklara rağmen üretmeye devam ettiğini belirten Nur Matar, "Sanat bir mesajdır. Aynı zamanda insanın üzerindeki baskıyı hafifleten ve ruhu iyileştiren bir terapi yöntemidir" dedi.

Filistinli kadınların yaşadığı acıları eserlerinde yansıtıyor

Sanatçı Ruba es-Sekeni ise sergiye umut ve iyimserliği anlatan 11 eser sunduğunu ancak yoğun katılım nedeniyle bunlardan yalnızca birinin sergilenebildiğini söyledi.

Buna rağmen sergide yer alan tüm eserlerden gurur duyduğunu ifade eden Ruba es-Sekeni, "Yokluk içinde üretilen bu çalışmalar, sanatçıların kültürünü ve estetik anlayışını yansıtıyor." dedi.

Gazze'deki diğer sanatçılar gibi savaşın, açlığın ve zorunlu göçün etkilerini yaşadığını belirten Ruba es-Sekeni, zaman zaman resim yapacak gücü kendisinde bulamadığını ancak her defasında yeniden ayağa kalkmayı başardığını söyledi.

Filistin'in ve Filistinli kadınların yaşadığı acıların tüm eserlerinde yer aldığını ifade eden sanatçı, bunun izleyicilerin eserleriyle güçlü bir bağ kurmasını sağladığını dile getirdi.

Çocuklara deneyimlerini aktarıyorlar

Görsel sanatçı Cihad Cerbu ise bu kez sergiye sanatçı olarak değil, eğitmen olarak katıldığını söyledi.

Cihad Cerbu, çocuklara ve genç kadınlara resim ve heykel alanında deneyimlerini aktarmayı amaçladığını belirterek, kil bulunamadığı için ekibin tarım arazilerinden toprak getirip geri dönüştürerek heykeller ürettiğini anlattı.

Ortaya çıkan çalışmaların başlangıçta hayal ettikleriyle tam olarak örtüşmediğini söyleyen Cihad Cerbu, buna rağmen ziyaretçilerden büyük ilgi gören eserlerle gurur duyduklarını ifade etti.