Cezayir'de ‘Mirasım Kimliğim’ sergisi kültürel zenginliği sanatla buluşturuyor

“Mirasım Kimliğim” karma resim sergisi, geleneksel kıyafetleri, el sanatlarını ve kültürel mirası çağdaş sanatla buluşturuyor.

NECVA RAHİM 

Cezayir - Cezayir'in tarihi simgelerinden Deniz Başkanları Sarayı'nda (Kasır 23) düzenlenen “Mirasım Kimliğim” adlı sergi, Cezayirli ressam Saida Bouskine ile Suriyeli sanatçı Aliya Addai'yi aynı çatı altında buluşturdu.

27 Haziran'a kadar açık kalacak sergide, Cezayir'in farklı bölgelerine ait geleneksel yaşam kültürü, halk mirası ve yöresel kıyafetleri çağdaş sanat teknikleriyle yorumlanıyor.

“İki Rengin Diyaloğu” adlı ortak sanat projesi kapsamında hazırlanan sergi, ülkenin kültürel hafızasını sanat yoluyla korumayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. Eserlerde geleneksel motifler modern yorumlarla bir araya gelirken, bazı çalışmalarda gerçek kumaş parçaları ve geleneksel takılar da kullanılarak üç boyutlu bir etki oluşturuluyor.

Geleneksel yaşam tuvallere taşındı

Cezayir Ulusal Güzel Sanatlar Okulu mezunu ressam Saida Bouskine, çalışmalarında yalnızca geleneksel kıyafetleri değil, seramik, dokuma, halıcılık ve el sanatları gibi Cezayir kültürünün farklı unsurlarını da işlediğini söyledi.

Sanatçı, eserlerinde rölyef tekniğinin yanı sıra gerçek kumaşlar ve geleneksel süs eşyalarını kullanarak kültürel mirası daha canlı ve gerçekçi biçimde yansıtmaya çalıştığını ifade etti.

Saida Bouskine'nin eserleri arasında Tuareg kadınlarının yalnızca kadınların çaldığı geleneksel “İmzad” enstrümanıyla tasvir edildiği tabloların yanı sıra, Batı Cezayir'in simgelerinden Tlemsen yöresine özgü kıyafetler ve takıları konu alan çalışmalar da yer alıyor. Sanatçı ayrıca geçmişte kadınların saçlarını düzleştirmek için kullandıkları geleneksel “Kardun” uygulamasını anlatan bir eserle unutulmaya yüz tutmuş gelenekleri de kayıt altına alıyor.

Cezayir'in kültürel çeşitliliği ön planda

Saida Bouskine, Cezayir'in doğusundan güneyine kadar uzanan zengin kültürel çeşitliliğin eserlerinin temel ilham kaynağı olduğunu belirterek, farklı bölgelere özgü kıyafetler, gelenekler ve yaşam biçimlerini sanat yoluyla tanıtmayı hedeflediğini dile getirdi.

Doğu ile Mağrip sanat aracılığıyla buluşuyor

Suriyeli sanatçı Aliya Addai ise Cezayirli bir annenin kızı olduğunu belirterek, eserlerinde Doğu ile Kuzey Afrika'nın ortak kültürel mirasını buluşturmayı amaçladığını söyledi.

Sergide yer alan ilk tablosuna “Cezayir” adını veren Aliya Addai, Konstantin cübbesi, Kabiliye kıyafetleri ve başkent Cezayir'e özgü “Karaku” gibi geleneksel giysileri aynı kompozisyonda bir araya getirdi. Sanatçı, eserlerinde İslam sanatına özgü geometrik süslemeleri kullanarak tablolarına tarihi ve estetik bir derinlik kazandırdığını ifade etti.

Aliya Addai, özellikle Konstantin yöresine ait geleneksel kadın kıyafetlerinin ayrıntılarından etkilendiğini belirterek, bu kıyafetleri Tlemsen mimarisinden esinlenen kapılarla birlikte resmettiğini ve böylece Cezayir'in farklı bölgeleri arasındaki kültürel bütünlüğü vurgulamayı amaçladığını söyledi.

Ortak eser kültürel birlik mesajı veriyor

Serginin dikkat çeken çalışmalarından biri de iki sanatçının ressam Amina Hüseyin ile birlikte hazırladığı ortak tablo oldu. Muhyiddin Beştarzi Tiyatrosu'nu merkezine alan eser, Tuareg danslarından Sebiba kutlamalarına, başkent Cezayir'in kadın halk oyunlarından Havzi ve Maluf müziklerine kadar ülkenin farklı bölgelerine ait kültürel ögeleri aynı kompozisyonda buluşturuyor.

Sanatçılar, bu ortak çalışmayla Cezayir'in kültürel çeşitliliğini ve ortak tarihini sanatın evrensel diliyle anlatmayı hedeflediklerini ifade etti.