Sahneye taşınan direniş: Rojava’da halkın mücadelesi tiyatroyla anlatılıyor

Çiya Tiyatrosu, Kuzey ve Doğu Suriye’de süren saldırılar ve halkın direnişini sahneye taşıyarak, Yekta Herekol anısına düzenlenen gösterilerle izleyiciyle buluşacak.

BÊRÎVAN ÎNATÇÎ

Haber Merkezi – Kuzey ve Doğu Suriye’de kadınlar öncülüğünde gelişen Rojava Devrimi ile birlikte yoğunlaşan sanat çalışmaları kesintisiz sürüyor. Bu kapsamda Çiya Tiyatrosu, bölgeye yönelik saldırıları ve ilan edilen seferberlik sürecinin ruhunu sahneye taşıyor. Topluluk, 47 dakikalık “Peykera Zindî” performansını Kuzey ve Doğu Suriye’nin farklı şehirlerinde izleyiciyle buluşturmaya hazırlanıyor.

Yekta Herekol anılacak

Gösteride 27 Mart 2004 yılında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit ve Kürt halkına yönelik baskılara karşı Halep’te bedenini ateşe veren sanatçı Yekta Herekol anılacak. Çok sayıda sanatsal ögenin yer aldığı performans, 25 Mart’ta Dêrik Kültür ve Sanat Merkezi’nde, 27 Mart’ta ise Qamişlo’daki Mihemed Şêxo Kültür ve Sanat Merkezi’nde sahnelenecek. Çiya Tiyatrosu üyesi Sema Zîlan, tiyatro gösterisiyle ilgili ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.

Hazırladıkları performansın sanatçı Yekta Herekol’un ölüm yıl dönümünde sahneleneceğini belirten Sema Zîlan, 27 Mart’ın aynı zamanda Dünya Tiyatro Günü olduğuna dikkat çekti. Sema Zîlan, “Biz, şehit Yekta’nın mirası üzerinde yürüyoruz. Eğer bugün kendimizi Çiya Tiyatrosu olarak tanımlayabiliyorsak, bunun temellerini şehit Sarya, şehit Baran, şehit Yekta ve şehit Hêvî attı. Şehit Yekta, 2004 yılında Halep’te Dünya Tiyatro Günü’nde bedenini ateşe verdi. Bu, halkımıza ve kültürümüze yönelik baskılara karşı bir başkaldırıydı. O gün bir tiyatrocu olarak eylemini gerçekleştirdi. Her iki yılda bir onun adına festival düzenleniyor, ancak biz onu her yıl anıyoruz; bazen tiyatroyla, bazen de bu tür performanslarla. Geçtiğimiz yıl festival düzenlendi, bu yıl ise bir performansla anacağız” dedi.

Hazırlanan performansın içeriğine de değinen Sema Zîlan, “Beş tiyatro grubumuz var. Performans, solo danslardan, dengbêj anlatımlarından ve şehit Yekta’nın sözlerinden oluşuyor. Bu yıl onun anısını bu şekilde yaşatıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘Tüm kuşatma ve zorluklara rağmen yaşam da sanat da durmuyor’

Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşanan zorlu koşullara rağmen sanat çalışmalarının durmadığını, aksine sanatın bir direniş alanına dönüştüğünü kaydeden Sema Zîlan, sözlerine şöyle devam etti:

“Şehit Yekta, ‘Ben Ankara’da tiyatronun en büyük direniş alanı olduğunu öğrendim’ derdi. Gerçekten de içinde bulunduğumuz koşulları her değerlendirme ve paylaşımda dile getirmek zorundayız. Özellikle Rojava Kürdistanı’nda çok zorlu bir süreçten geçiyoruz, ağır bir savaşın içindeyiz. Bir yandan varlığımızı korumak için mücadele ederken, diğer yandan sanatımızı sürdürüyoruz. Ne anmalarımızı, ne etkinliklerimizi ne de sanatımızı normal koşullarda gerçekleştirebiliyoruz. Tüm kuşatma ve zorluklara rağmen yaşam da sanat da durmuyor. Aksine, bu zor şartlarda sanatımız devam ediyor. Kürt halkının direniş ruhu, her şeye rağmen kendi mirasına sahip çıkma gücünü gösteriyor.”

Sözlerinin sonunda Kürt halkının sanatsal faaliyetlere güçlü katılımını beklediklerini söyleyen Sema Zîlan, “Bu temelde, 25 ve 27 Mart tarihlerinde halkımızın da aynı ruhla sanatsal etkinliklere katılmasını bekliyoruz. Özellikle Rojava halkına çağrımızdır. Bu vesileyle Dünya Tiyatro Günü’nü bir kez daha tüm halkımıza kutluyoruz” diye belirtti.