‘58 Sayılı Yasa’nın eksikleri giderilmeli, kazanımları korunmalı’
2017’de çıkarılan 58 Sayılı Yasa, 9 yılın ardından kadın katliamları, evlilik içi tecavüz ve dijital şiddet konularındaki eksiklikleriyle gündemde. Raja Dahmani, yasanın kazanımlarının korunması ve eksikliklerinin giderilmesi gerektiğini vurguladı.
Tunus- 2017 tarihli 58 Sayılı Temel Yasa, Tunus’taki kadın mücadelesinin tarihi kazanımlarından biri olarak kabul ediliyor. Yasa, yasal düzenlemeler açısından devrimci niteliğine rağmen bugün yargı alanındaki uygulama sorunları ve karmaşık yapısal eksikliklerle karşı karşıya. Bu durum, kadın katliamlarının dikkat çekici biçimde artması ve mevcut siyasi koşullarda kadın hakları kazanımlarının gerilemesine ilişkin kaygılarla aynı döneme denk geliyor. Kadınlara yönelik şiddetin ortadan kaldırılmasını öngören 2017 tarihli 58 Sayılı Temel Yasa, onuncu yılına yaklaşırken, kadınların adalete erişimini zaman zaman engelleyen zorluklar ve sorunlarla karşı karşıya. Tunus Demokratik Kadınlar Derneği Başkanı Raja Dahmani, 58 Sayılı Yasa’nın kazanımlarını, uygulamada yaşanan aksaklıkları ve yasanın yeniden düzenlenmesine ilişkin talepleri değerlendirdi.
Bu kazanımın, ulusal hareket döneminden ve hatta daha öncesinden itibaren uzun yıllar süren kadın mücadelesinin sonucu olarak elde edildiğini belirten Raja Dahmani, kadınlara yönelik şiddet olgusunun başlangıçta Tunus’ta resmi olarak kabul edilmediğini ve bu konudaki verilerin gizlendiğini ifade etti. Feminist derneklerin ve insan hakları mekanizmalarının bu mesele üzerinde uzun süre çalıştığını, şiddeti kınamak amacıyla çok sayıda kampanya yürüttüğünü aktaran Raja Dahmani, bu çabaların 2017 yılında yasanın çıkarılmasıyla sonuçlandığını söyledi.
‘Sahadaki uygulamada ciddi aksaklıklar yaşanıyor’
Raja Dahmani, 58 Sayılı Yasa’nın kadın hakları alanında gerçek bir devrim niteliği taşıdığını belirterek, yasanın şiddet tanımının uluslararası belgelerde, özellikle de Birleşmiş Milletler’in tanımında yer alan ifadelerden daha kapsamlı ve geniş olduğunu kaydetti. Yasanın şiddet biçimlerini teşhis etme ve tanımlama konusunda ayrıntılı ve titiz bir yaklaşım sergilediğini dile getiren Raja Dahmani, ancak yasanın yürürlüğe girmesinin üzerinden yaklaşık on yıl geçmesine rağmen sahadaki uygulamalarda ciddi aksaklıklar yaşandığını ifade etti.
‘Yargı yasayı görmezden geliyor’
Tunus yargısının başlangıçta yasanın devrimci niteliğini kavrayamadığını ve onu toplumun çok ilerisinde, uygulanması zor bir metin olarak değerlendirdiğini aktaran Raja Dahmani, “Sivil toplum olarak yargı sisteminin bu yaklaşımını reddettik. Bazı kesimler zaman zaman eski yasaları uygulamaya yöneliyor ve resmi olarak çıkarılan yasayı görmezden geliyor. Oysa yasa resmi olarak çıkarıldığı sürece derhal uygulanması zorunludur. Bu uygulamaların gözden geçirilmesi ve yasanın mahkemelerde hayata geçirilmesi talebiyle çok sayıda kampanya başlattık. Önleme mekanizmalarını da sürekli takip ediyoruz” dedi.
Kadınlara destek mekanizmalarında eğitim ve bütçe eksikliği
Kadınlara farklı aşamalarda destek sunulmasına yönelik mekanizmalara da değinen Raja Dahmani, “Maddi destek sağlanması için bile kampanyalar yürüttük. Hükümet tarafından bu yasaya önemli ve özel bir bütçe ayrılmadığı sürece uygulanması zor. En önemli konulardan biri, ülkenin farklı bölgelerinde şiddete maruz kalan kadınların başvurup durumlarını bildirebildiği ve koruma talep edebildiği uzman birimlerin oluşturulmasıdır. Ancak bu birimlerde görev yapan kadın ve erkek güvenlik görevlilerine yönelik eğitimlerde ciddi eksiklikler bulunuyor. Bu görevlilerin şiddet mağdurlarıyla nasıl iletişim kuracaklarını, onları nasıl savunacaklarını, yasanın maddelerini ve işleyiş mekanizmalarını ayrıntılı biçimde bilmeleri gerekiyor” ifadelerinde bulundu.
‘Evlilik içi tecavüz ve dijital şiddet yasada karşılık bulmuyor’
Belirli bir grubun oluşturulduktan sonra birçok kez başka yerlere nakledildiğini söyleyen Raja Dahmani, “Ne yazık ki her nakil sonrasında yerlerine eğitim almamış kişiler görevlendiriliyor. Bu nedenle 58 Sayılı Yasa önemli eksikliklerle karşı karşıya. Bunların başında evlilik içi tecavüzün yasada açıkça suç olarak tanımlanmaması geliyor. Biz Tunus’ta evlilik içi tecavüzü suç olarak kabul ediyor ve yasada da suç sayılmasını istiyoruz. Ayrıca bugün Tunus’ta oldukça yaygın olan dijital şiddete de yasada yer verilmiyor. Koruma ve destek mekanizmalarında da yasada belirtilmesine rağmen ciddi eksiklikler bulunuyor” diye belirtti.
‘Kadın katliamları ayrı bir suç olarak tanımlanmalı’
58 Sayılı Yasa’da kadın katliamlarının ayrı bir suç olarak tanımlanmadığını belirten Raja Dahmani, kadınların yalnızca kadın oldukları için katledilmelerinin de genel cinayet suçları kapsamında değerlendirildiğini ifade etti. Derneklerinin ve diğer kuruluşların, hükümetin bugüne kadar herhangi bir resmi veri açıklamaması nedeniyle kadın katliamlarını sahada izleyip takip ettiğini aktaran Raja Dahmani, bu kapsamda kaygı verici rakamları paylaştı.
‘Üç yılda 30’dan fazla kadın katledildi’
2024 yılında 26 kadın katliamının kaydedildiğini, 2025 yılında durumun daha da ağırlaştığını ve 2026 yılında da endişe verici göstergelerin sürdüğünü dile getiren Raja Dahmani, 2024-2026 yılları arasında 30’dan fazla kadın katliamının kayıtlara geçtiğini açıkladı. Bu sayının Tunus toplumu açısından oldukça yüksek, tehlikeli ve korkutucu bir gösterge olduğunu vurgulayan Raja Dahmani, bu tablonun ülkenin bağımsızlığının, Kişisel Durum Yasası’nın kabulünün ve kadın mücadelelerinin üzerinden 70 yıl geçmesinin ardından ortaya çıktığına dikkat çekti.
Raja Dahmani, sözlerinin devamında şu ifadelere yer verdi:
“58 Sayılı Yasa’da çok sayıda eksiklik bulunuyor ve bunların giderilmesi için değişiklik yapılmasını talep ediyoruz. Ancak mevcut dönemde yasanın yeniden gözden geçirilmesinin önünün açılmasından dahi ciddi kaygı duyuyoruz. Bu yasa, 17 Aralık-14 Ocak Devrimi’nden önceki on yıllık süreçte yaşanan devrimci dönemde çıkarıldı. O dönem, yasal düzenlemeler ve insan hakları alanında önemli gelişmelere sahne oldu. Bugün ise karmaşık bir siyasi süreçten geçiyoruz ve bu süreçte kadınların kazanımlarını temelden etkileyebilecek tehditlerle karşı karşıyayız. Daha önce kadınlar lehine çıkarılan yasa ve kararnamelerde geri adımlar atıldı. Bugün 58 Sayılı Yasa’ya yönelik herhangi bir müdahale, Tunuslu kadınların hakları ve kazanımları açısından ciddi bir tehlike işaretidir. Kadınların hakları ve kazanımları en önemli önceliklerimizden biridir. Özellikle mevcut dönemde bunları korumalı ve kararlılıkla savunmalıyız. Ancak mevcut kazanımlarımızı koruma konusundaki hassasiyetimiz, kadınların yasal sistemde ve günlük yaşamda hala karşı karşıya kaldığı ayrımcı hükümlerin değiştirilmesini talep etmemize engel değildir.”
‘Köklü kadın kuruluşunun ofisi mühürlendi’
Tunus Ulusal Kadın Birliği Başkanı’nın ofisinin kapatılarak mühürlenmesini kınayan Raja Dahmani, bu uygulamayı ülkenin bağımsızlık sürecine tanıklık etmiş köklü bir kuruluşa yönelik şiddet olarak nitelendirdi. Devletin kuruma sağladığı finansmanı kesmesine de tepki gösteren Raja Dahmani, bu nedenle çalışanların iki yıldır maaş alamadığını ve sağlık güvencesinden mahrum bırakıldığını aktardı. Raja Dahmani, bunun geçmiş yıllardan biriken ihlaller nedeniyle çalışanlara uygulanan haksız bir ceza ve ekonomik-sosyal haklarının açıkça ihlal edilmesi anlamına geldiğini söyledi.
‘Dernek ile tam ve koşulsuz dayanışma içindeyiz’
Geçmişte bir kuruluşta yaşanan ihlallerin bedelinin çalışanlara yüklenmesini reddettiklerini açıklayan Raja Dahmani, çalışanların maaş ve sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılmasının yaşam haklarına yönelik bir ihlal olduğunu dile getirdi. Bunun, sivil toplumu hedef alma ve aracı kurumlar üzerindeki baskıyı artırma sürecinin yeni bir halkası olduğuna dikkat çeken Raja Dahmani, bu yapıların devlet için bir tehdit oluşturmadığını, aksine yurttaşlar için bir koruma ve sığınak niteliği taşıdığını vurguladı. Raja Dahmani, konuşmasının sonunda derneklerinin Tunus Ulusal Kadın Birliği ile tam ve koşulsuz dayanışma içinde olduğunun altını çizerek, çalışanların maruz kaldığı haksızlığın ve mağduriyetin en kısa sürede giderilmesini umduğunu ifade etti.