Tunuslu kadınlar sömürü politikasına karşı çalışmalarını güçlendirecek

Tunuslu feministler, sömürü ve ağır ekonomik şiddetin hala yaygın olarak uygulandığına dikkat çekerek, kadınların statüsünü iyileştirmek için ortak çabaların önemini vurguladı.

ZOUHOUR MECHERGUI

Tunus - Tunus Derneği tarafından başlatılan ve 2021 tarihli 37 Sayılı Kanunun uygulanmasına yönelik kampanya 23 Eylül'de sona erdi. Dernek raporunu sundu ve yasanın uygulanması ve kadın işçilerin maddi ve manevi haklarının elde edilmesi için çalışmaların sürdürülmesinin önemine vurgu yaptı.

Çalışmalar devam edecek

Projenin koordinatörü Semiya Al-Liyari, projenin geçtiğimiz Ocak ayında başlatıldığını ve kadın işçilerin durumunu iyileştirmeyi hedeflediğini aktardı. Kampanyanın sona erdiğini ancak ekonomik ve sosyal anlamda kadın işçilerin haklarını elde etmek için çalışmaların ise devam edileceğini kaydetti.

Yasaların etkinleştirilmesi çağrısı

Samiya Al-Liyari, hükümeti yasaları etkinleştirerek ekonomik şiddete karşı mücadele için sivil toplumla işbirliği yapmaya çağırdı ve şunları söyledi: "Tunus'ta birçok yasa var ve etkinleştirilirse kadınların durumu daha iyiye doğru değişecektir, dönüşecektir. Ücretlerde eşitlik ve adilane yaklaşım gerekiyor.”

“Haklar teslim edilmeli”

Tunus Derneği Genel Sekreteri Neima Behir, 37 Sayılı Kanunun sahada uygulanmasının kadın işçilerin durumunun iyileştirilmesine yardımcı olacağını belirterek, "37 Sayılı Kanun, insan onuruna saygı, yasadışı çalışmaya karşıdır. Kadınlar ve kız çocukları ekonomik haklarını bilmeli. Kadınların ekonomik durumu 37 sayılı kanunla çerçevelenmeli. Kadın işçilere hakları teslim edilmeli” diye konuştu.

“Ekonomik şiddet sona ermeli”

Neima Behir, mezun olmuş genç kadınlarda işsizliğin bir ekonomik şiddet olduğunu söyleyerek, “Sömürü politikasına karşı mücadele güçlendirilmelidir. Genel olarak işçilerin ve kadınların hakları ellerinde alınmaktadır, mağduriyetler yaşanmaktadır. Ekonomik şiddetin sona ermesini istiyoruz” dedi.

“Yasalar direniş sonucu elde edildi”

Avukat ve feminist aktivist Muneya Bin Qirat ise, Tunus yasalarında kadınların mücadele ve direnişleri sonucu elde ettikleri olumlu yanların olduğunu ancak kadın haklarını törpüleyen yasaların da olduğunu ifade ederek, bunların derhal yasalardan çıkarılması gerektiğini belirtti.