Mısır’da yeni mevzuat, cinsiyet eşitsizliğini azaltmada başarılı olacak mı?
Kahire’de kadınların ekonomik güçlendirilmesi alanında eğitimler veren Nour Jalal, işyerinde eşitlik kararının kadınların haklarını güçlendiren önemli bir adım olduğunu, ancak asıl belirleyici olanın uygulama ve denetim olduğunu belirtti.
ASMAA FATHI
Kahire – Mısır’da Çalışma Bakanı tarafından 17 Mayıs’ta yayımlanan işyerinde eşitlik ve ayrımcılığın önlenmesine ilişkin karar, kadınların iş gücü piyasasındaki haklarını güçlendirmeyi hedefleyen yasal düzenlemelerde yeni bir adım olarak değerlendiriliyor. Karar, 2025 tarihli yeni İş Kanunu çerçevesinde iş ilişkileri ve çalışan haklarına dair mevcut yasal ve düzenleyici boşlukları gidermeyi amaçlıyor. Eşit ücret ilkesi önceki yasalarda yer alsa da, uygulamada farkların yalnızca maaşla sınırlı kalmayıp ikramiye, terfi, ödenek ve çeşitli yan haklara da yansıdığı belirtiliyor. Uzmanlar, düzenlemenin başarısının yalnızca yasal metinlere değil, aynı zamanda kamu ve özel sektörde etkin bir denetim ve izleme mekanizmasının kurulmasına bağlı olduğunu vurguluyor. Kadınların iş yaşamındaki fırsat eşitliğini güçlendirmek için toplumsal düzeyde kalıplaşmış yargılarla mücadele edilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Kalıcılaşan bir gelir ve kariyer uçurumu
Kahire’de kadınların ve kız çocuklarının ekonomik güçlendirilmesi konusunda çeşitli yerel ve bölgesel kuruluşlarla eğitimler veren Nour Jalal, işyerinde eşitlik kararının öneminin yalnızca temel ücrette kadın ve erkek eşitliğini sağlamakla sınırlı olmadığını belirtti. Nour Jalal, kararın ödenekler, teşvikler, ikramiyeler ve kariyer ilerleme fırsatları dahil toplam ücretteki farklılıkların giderilmesini hedeflediğini ifade etti. Kadınların çoğu zaman erkeklerle benzer temel maaşlar aldığını, ancak asıl eşitsizliğin ek mali haklar ve mesleki fırsatlarda ortaya çıktığını dile getiren Nour Jalal, bunun kalıcı bir gelir ve kariyer uçurumu oluşturduğunu söyledi.
‘Eşitsizlik yalnızca ücretlerle sınırlı değil’
Nour Jalal, eşit ücret ilkesinin kadınların ekonomik ve üretken rollerinin tanınması açısından önemli bir adım olduğunu ve iş yerinde adalet duygusunu güçlendirdiğini kaydetti. Buna karşın iş gücü piyasasındaki eşitsizliğin yalnızca ücretlerle sınırlı olmadığını dile getiren Nour Jalal, istihdam olanakları ve liderlik pozisyonlarına erişimi de kapsadığını ifade etti. Nour Jalal, birçok kurumun hala belirli pozisyonlarda erkeklere öncelik verdiğini ve kadınların terfi ile eşit haklara ulaşmada önemli engellerle karşılaştığını dile getirdi.
‘Etkili bir denetim sistemine ihtiyaç var’
Nour Jalal, ücret eşitsizliğini azaltmaya yönelik kararın başarısının, şirketlerin ve kurumların ilgili hükümlere uymasını sağlayacak gerçek uygulama mekanizmalarının varlığına bağlı olduğunu ve bunun yalnızca kağıt üzerinde ilan edilmesinin yeterli olmayacağını belirtti. Nour Jalal, “Özellikle iç işleyişinde belirli bir özerkliğe sahip özel sektör şirketlerinde, yeni mevzuatın uygulanmasını garanti altına alacak etkili bir denetim sistemine ihtiyaç vardır. Şirketlerin büyüklüklerine ve faaliyet türlerine göre sınıflandırılması ve yetkili makamların adalet ve ayrımcılık yapmama standartlarına uyumu izleyebilmesi için periyodik kayıtlar oluşturulması gerekir. Ayrıca Çalışma Bakanlığı bünyesinde güvenli ve gizli şikayet kanallarının etkinleştirilmesi önemlidir; böylece kadın çalışanlar, herhangi bir ihlali ya da ayrımcı uygulamayı işten çıkarılma veya misilleme korkusu olmadan bildirebilir. Kadınların iş piyasasında karşılaştığı zorluklar yalnızca yasa ve düzenlemelerle değil, aynı zamanda birçok meslek alanında erkeklere öncelik veren yaygın toplumsal kültürle de ilgilidir” dedi.
Bazı işverenlerin kadınları hala daha az yetenekli ya da belirli pozisyonlara daha az uygun gördüğünü anlatan Nour Jalal, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu durum kurum içindeki işe alım ve terfi kararlarına yansıyor. Bu sorunun çözümü, özellikle karar vericilerin ve liderlerin çoğunluğunun erkek olduğu kurumlarda hem erkekleri hem de kadınları hedef alan farkındalık programlarını gerektiriyor. Erkeklerin bu eşitlik çabalarına katılımı, her türlü yasal reformun başarısı için elzemdir. Kararın etkin şekilde uygulanması, kadınların iş yerinde iş güvenliği ve adalet duygusunu artırır ve bu da doğrudan verimlilik ve mesleki etkinliğe yansır. Ayrıca kadın çalışanların kurumlarına bağlılığını güçlendirir ve daha fazla kadının ayrımcılığa veya dışlanmaya maruz kalmadan iş gücüne katılmasını ve kalmasını teşvik eder.”
‘Kurumsal irade ve destekleyici toplumsal kültür gerekli’
Nour Jalal, iş yerinde cinsiyet eşitliğinin yalnızca kadınlar için bir kazanım olmadığını, aynı zamanda hem erkek hem kadın tüm çalışanların potansiyelinin tam olarak kullanılması sayesinde kurumların ve genel ekonominin performansını da olumlu etkilediğini ifade etti. Çalışma Bakanı’nın kararının iş piyasasında kadın ve erkek eşitliğini teşvik etme açısından umut verici bir adım olduğunu dile getiren Nour Jalal, ancak gerçek etkinin uygulama ve denetim süreçlerine bağlı olacağına dikkat çekti. Mevzuatın cinsiyet eşitliği için önemli bir başlangıç olduğunu vurgulayan Nour Jalal, bunun yazılı bir düzenleme olmaktan çıkıp çalışan kadınlar için somut bir gerçeğe dönüşmesi için etkin denetim, kurumsal irade ve destekleyici toplumsal kültür gerektiğini söyledi.