İran’da aktivistlere ağır ceza: İki kadına toplam 53 yıl hapis

İran’da güvenlik operasyonları ve gözaltı dalgası derinleşirken, iki kadın aktiviste “düşmanla iş birliği” suçlamasıyla ağır hapis cezaları verildi. İnsan hakları örgütleri, yargının muhalif sesleri susturmak için baskı aracına dönüştüğünü belirtiyor.

Haber Merkezi - İran’da son dönemde artan güvenlik operasyonları ve sert yargı kararları dikkat çekiyor. Sivil toplum aktivistleri, gazeteciler ve dijital medya kullanıcılarına yönelik gözaltı ve tutuklama dalgası sürerken, iki kadın aktiviste toplam 53 yıl hapis cezası verildiği açıklandı.

İran’ın Simnan eyaleti başyargıcı, Leyla Ramazani ile Fatıma Malik Ahmedî’nin “düşmanla bağlantılı iç unsurlara karşı yürütülen güvenlik operasyonları” kapsamında tutuklandığını duyurdu.

Yargı makamları, iki kadının muhalif medya kuruluşları ve İran İslam Cumhuriyeti karşıtı ağlarla ilişkileri aracılığıyla “İran’a karşı sabotaj faaliyetlerine yön verecek bilgileri aktardığını” iddia etti.

Açıklamaya göre Leyla Ramazani’ye 26, Fatıma Malik Ahmedî’ye ise 27 yıl hapis cezası verildi. Mahkeme ayrıca iki kadın hakkında kamu hizmetlerinden men, yurtdışı çıkış yasağı ve siyasi parti ile sivil toplum faaliyetlerine katılım yasağı gibi ek yaptırımlar da uyguladı.

Gözaltı dalgası büyüyor

Kararlar, İran’da son haftalarda yoğunlaşan gözaltı operasyonları ve güvenlik soruşturmalarının gölgesinde geldi. Özellikle son savaş süreci, belirsiz ateşkes ortamı ve kırılgan siyasi müzakerelerin ardından güvenlik kurumlarının baskıyı artırdığı belirtiliyor.

İnsan hakları örgütlerine göre son haftalarda onlarca yurttaş, sivil toplum aktivisti, gazeteci ve dijital medya kullanıcısı; “düşmanla iş birliği”, “yabancı medya ile bağlantı kurma” ve “ulusal güvenliğe karşı faaliyet yürütme” suçlamalarıyla gözaltına alındı ya da ifadeye çağrıldı.

Hak savunucuları, bu davaların büyük bölümünün ağır güvenlik koşulları altında ve şeffaflıktan uzak biçimde yürütüldüğünü belirtiyor. Açıklamalara göre sanıklar çoğu zaman bağımsız avukat seçme, açık yargılanma ve bağımsız bilgiye erişim haklarından mahrum bırakılıyor.

Bazı dosyalarda hapis cezalarının yanı sıra mal varlığına el koyma, çalışma yasağı ve toplumsal dışlama gibi yaptırımların da uygulandığı aktarıldı.

‘Muhalif sesleri susturma aracı’

İran güvenlik kurumları son yıllarda yabancı medya kuruluşlarıyla iletişim kurulmasını veya medya organlarına bilgi ve görüntü aktarılmasını sık sık “düşmanla iş birliği” kapsamında değerlendiriyor.

Eleştirmenler ise bu suçlamaların, muhalif sesleri bastırmak ve toplumda korku atmosferi yaratmak amacıyla kullanıldığını savunuyor.

İnsan hakları kuruluşları, İran yönetiminin derinleşen iç krizler ve siyasi baskılar karşısında bağımsız habercilik, alternatif bilgi akışı ve eleştirel toplumsal faaliyetleri yargı ve güvenlik operasyonlarıyla bastırmaya çalıştığını belirtiyor.

Hak örgütlerine göre ağırlaştırılan cezalar, kamusal alan üzerindeki denetimi artırmayı ve toplumsal hoşnutsuzluğun yayılmasını engellemeyi hedefleyen daha geniş bir politikanın parçası olarak değerlendiriliyor.