‘Kırmızı Fularlı Kız’ın ardında kalan hikaye

Gezi Direnişi sonrası tutuklanan ve kamuoyunda “Kırmızı Fularlı Kız” olarak tanınan Ayşe Deniz Karacagil’in yaşamı; cezaevi sürecinden Rojava’ya uzanan yolculuğuyla hafızalarda yer etti.

Haber Merkezi- Bazı hayatlar, çok genç yaşta ağır yükleri omzunda taşır. Kimi zaman bir meydanda atılan sloganla, kimi zaman boyna dolanan kırmızı bir fularla hafızalara kazınırlar. Ayşe Deniz Karacagil de ardında yarım kalmış bir gençlik ancak çok güçlü bir duruş bıraktı. Türkiye’nin yakın dönem hafızasında iz bırakan isimlerden biri oldu.

Gezi Direnişi sürecinde Antalya’da gözaltına alınıp tutuklanan 21 yaşındaki Ayşe Deniz Karacagil, kamuoyunda “Kırmızı Fularlı Kız” olarak tanınmıştı. Hakkında açılan davada kırmızı fular takması da suçlama konusu yapılan Ayşe Deniz Karacagil, yaklaşık beş ay cezaevinde kaldıktan sonra 2014 yılında Rojava’ya gitti.

Gezi eylemleri sonrası yürütülen soruşturmalarda “hükümeti devirmeye teşebbüs”, “örgüt üyeliği” ve çeşitli protesto faaliyetleri nedeniyle yargılanan Ayşe Deniz Karacagil’e yönelik iddianamede; basın açıklamaları, pankartlar ve Gezi’de yaşamını yitiren gençlerin isimlerinin yer aldığı afişler de delil olarak gösterildi. Hakkında tam 103 yıl hapis cezası istendi. Annesine bıraktığı bir mektubun ardından Türkiye’den ayrılan Ayşe Deniz Karacagil, Rakka’nın kadın ve insanlık düşmanı IŞİD’den özgürleştirilmesi sırasında yaşanan çatışmada 29 Mayıs 2017’de yaşamını yitirdi.

‘Kırmızı Fularlı Kız’ Ayşe Deniz Karacagil'in yaşadıkları, gezgin ressam Fatih Küçük tarafından önce resme, ardından tiyatro oyununa, son olarak da 'Kırmızı Fularlı Kız' adıyla kitaba dönüştürüldü. Ayşe Deniz Karacagil'in Gezi direnişinde yaşadığı cezaevi ve sonraki süreçlerin anlatıldığı 83 sayfalık kitapta, ailesiyle yaptığı görüşmelerin yanı sıra, Ayşe Deniz'in cezaevindeki mektuplarına da yer veriliyor.