Devrimci sanat ve mücadeleyle örülü bir hafıza: Hozan Mizgîn

Hozan Mizgîn bugün yalnızca bir sanatçı olarak değil; özgür kadın kimliği, devrimci duruşu ve sanatsal üretimiyle Kürt halkının hafızasında yaşamaya devam ediyor. Besteleri hala çocuklara ninni, genç kadınlara ise özgürlüğün sesi olmayı sürdürüyor.

Haber Merkezi- 1962 yılında Êlih’in (Batman) Bileyder köyünde dünyaya gelen Hozan Mizgîn, genç yaşta Kürt özgürlük mücadelesine katıldı. 1980 Türkiye askerî darbesi öncesinde gelişen toplumsal hareketlilik içerisinde PKK saflarına katılan ilk Batmanlı kadınlardan biri oldu. O dönem Kürt özgürlük hareketinin ideolojik çalışmalarında yer alan Mizgîn, daha sonra eğitim almak üzere Lübnan’daki Bekaa Kampı’na geçti. 1980’li ve 1990’lı yıllarda Bekaa Vadisi, çeşitli Filistinli örgütler ile farklı siyasi hareketlerin ortak kullandığı bir alan olmasının yanı sıra, PKK’li kadroların da eğitim kampı olarak kullandığı bölgelerden biriydi. Mizgîn de bu süreçte eğitim almak amacıyla bu kampa gitti.

Devrimci sanatın kadın rengi

Eğitimini tamamladıktan sonra Avrupa’ya giderek Kürt kültür ve sanat çalışmalarında aktif rol üstlendi. Hozan Sefkan ile birlikte “Huner-Kom” ve “Koma Berxwedan” çalışmalarının temelini atan Hozan Mizgîn, Kürt devrimci müziğinin gelişiminde önemli bir rol oynadı. Sanat yaşamı boyunca birçok unutulmaz eser üreten Mizgîn’in “Çemê Hêzil”, “Lo Hevalo” ve “Gundîno Hawar” gibi parçaları halk arasında büyük yankı uyandırdı. Kürtçe seslendirdiği devrimci şarkılar nedeniyle eserleri yasaklansa da kasetleri halk arasında elden ele dolaşmaya devam etti. Şarkıları, özellikle kadınlar ve gençler için özgürlük ve direnişin sesi haline geldi.

Hem gerilla hem sanatçı

Kültür ve sanat çalışmalarının ardından yeniden Kurdistan dağlarına dönen Hozan Mizgîn, bir gerilla olarak önce Mardin’de, ardından Garzan bölgesinde faaliyet yürüttü. Garzan’daki ilk kadın eyalet komutanlarından biri olan Mizgîn, hem gerilla hem de örgütlenme çalışmalarında aktif rol aldı. Bir kadın gerilla ve aynı zamanda bulunduğu alanın kadın komutanı olması, bölgede büyük ilgi uyandırdı. Hem sanatçı hem gerilla kimliğiyle, feodal toplumsal yapının hâkim olduğu bir coğrafyada kadın komutan olarak öne çıkması özellikle kadınlar üzerinde güçlü bir etki bıraktı. Bölge halkı, Mizgîn’i tüm yönleriyle sahiplenip bağrına bastı.

Direnişi hafızaya dönüştü

11 Mayıs 1992 tarihinde Garzan’dan Tetwan’a geçmek üzereyken bulunduğu ev, Türkiye askerleri tarafından kuşatıldı. Hozan Mizgîn’den yürüttüğü mücadeleden vazgeçmesi ve teslim olması istendi. Ancak Mizgîn, kadınların özgürlüğü ile inkar edilen Kürt kimliği, kültürü ve dili için verdiği mücadelenin haklılığına inandığını belirterek, bu mücadeleden canı pahasına da olsa vazgeçmeyeceğini ifade etti ve direndi. Gösterdiği bu direniş, Hozan Mizgîn’i Kürt halkının ve kadınların hafızasında unutulmaz bir sembole dönüştürdü. Yaşamını yitirdiği Tetwan’da binlerce kadın, Hozan Mizgîn’den etkilenerek mücadeleye katıldı; birçok aile ise kız çocuklarına “Mizgîn” adını vererek onun anısını yaşattı.

Hozan Mizgîn bugün yalnızca bir sanatçı olarak değil; özgür kadın kimliği, devrimci duruşu ve sanatsal üretimiyle Kürt halkının hafızasında yaşamaya devam ediyor. Besteleri hala çocuklara ninni, genç kadınlara ise özgürlüğün sesi olmayı sürdürüyor.

Bugün, Kürt devrimci ve ulusal sanatının öncü isimlerinden şehit sanatçı Hozan Mizgîn’in şehadetinin 34’üncü yıl dönümü. Gerçek adı Gurbet Aydın olan Hozan Mizgîn, yaşamı boyunca sanat, devrimcilik ve özgür kadın kimliğini bir arada temsil eden simge isimlerden biri olarak kürt halkının hafızalarında yer aldı.

Bugünün anısına, Hozan Mizgîn’in sesinden bir şarkı bırakıyoruz. İyi dinlemeler.